Biraz oradan biraz buradan

“Bütün düşmanlarımız İslamiyet’i yıkmaya çalışıyor. Nasıl yapıyorlar biliyor musunuz? Bir misal vereyim. Çocukluğumda bir buzağımız vardı. Onu seyretmek için rahmetli anamla ahıra inerdim. Bir gün gördüm ki ineğin arka tarafı iki parmak sığacak şekilde delinmiş.

Anama; ‘Bu ne?’ diye sorduğumda anam; ‘oğlum fare deldi’ dedi. Peki, ‘bu hayvan bunu hissetmedi mi? Bir sinek konsa kuyruğunu sallıyor’ diye sorduğumda anam dedi ki: ‘Oğlum, onu üfleye üfleye uyuşturdu, deldi ve yedi.’

İşte bizi de üfleye üfleye, aramıza sokula sokula böyle uyuşturup deldiler. Haberimiz yok!” Böyle sesleniyor bize, Mahmut Efendi hazretleri…  Üfleme yerini ılık bahar rüzgârına bırakmış durumda, işler vahim şuurunda mıyız acaba?

***

“Sakın ola köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme. 

Olur ya tam yarı yolda köprü yıkılıverir. 

Öteki tarafa ayının yeğeni olarak gidersin.” Diyor,  Üstat…

İslam’da takiyye yoktur, Ehli Sünnet vel Cemaate göre… Batıldasınız, farkında mısınız?

**

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

 

Eski çınar şimdi Noel ağacı;

Dallarda iğreti yaprak utansın!

 

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

Onu sürdürmeyen çırak utansın!

 

Ölümden ilerde varış dediğin,

Geride ne varsa bırak utansın!

Necip Fazıl’ın hepimizin bildiği utansın şiirinden. Bir daha okuyalım, dikkatli ve şuurlu okuyalım!

Sabret Milli Gençlik! İmana, Salih Amele, Hakkı ve Sabrı tavsiye etmeye devam…

***

Efendimiz(s.a.v.)  hadislerinde buyurdular ki;

“Hiç bir genç yoktur ki, dünyanın lezzetini ve lehvini terk etsin ve gençliğinde Allah'ın(c.c.) ibadetiyle meşgul olsun da, Allah(c.c.) ona yetmiş iki sıddık sevabı vermesin. Allahuteâlâ ona şöyle buyurur:

‘Ey şehvetini terk eden, gençliğini Benim için harcayan genç, sen Benim indimde meleklerimin bazısı gibisin.’ ”  ( Rumuz El Hadis)

Cenabı Allah c.c. biz günahkâr kullarını affetsin, kâmil olarak sıddıklardan eylesin…

***

Acaba tarihte Asrı Saadette, Osmanlı Döneminde; Faizin, içkinin, kumarın, domuz etinin serbest olduğu eşcinsellerin çeşitli faaliyetlerine izin verildiği bir dönem olmuş. Bu dönemde bunun sorumlusu olanlara, yöneticilere;  ‘ Allah zeval vermesin. Allah onlardan razı olsun.’ denilmiş midir? Hiç araştırmasak bile vicdan kabul etmiyor. Öyle değil mi?

***

Türkiye’nin devletinden, belediyelerinden, şirketlerine kadar yani hem özel hem kamu olarak ne kadar borcu var ki? Ne kadar Faiz ödüyoruz ve veriyoruz ki? Her ikisi de malum hedefte kentilyonu bulacak gibi haberiniz olsun. Uyandık mı?

Not: Filistin’de şehit sayısı 2000 e yaklaştı. Herkes konuşuyor, iş yapan yok. ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz …’ demiş Ziya Paşa.

Bu söylediklerimiz den sonra söylenilecek en önemli sözler şunlardır; ‘Rabbimizden( c.c) ümit kesmek yok, 75 milyon kardeşiz, Ümmeti Muhammed olarak canla başla İslam’a, dirilişe, Cihada sarılalım!’ Yüce Mevla’mızdan (c.c.) - ilk önce bana-  hepimize hidayet ve iki cihan saadetleri dua ve niyazıyla. Fi Emanillah.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi