Bakmak ve Görmek
Yıllar önce Ankara’daki metro istasyonlarına ait reklam panolarında ilginç bir ifade dikkatimi çekmişti: “BURAYA BAKARLAR!” Evet, onlarca insan oraya bakıyordu belki, ama her ne hikmetse bir şey göremiyordu...
Bütün maksatlarını ve isimlerinin cilvelerini hayatta tecelli ettiren Zat-ı Zülcelal, hiçbir şeyi hikmetsiz yaratmadığı halde, kâinat kitabına bakıp da göremeyenlerin sayısı ne yazık ki oldukça fazla... Bu yazıyı okuduktan sonra -benim yaptığım gibi- sizlerin de kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum: “Bu zamana kadar sadece bakıyor muydum, yoksa gerçekten görüyor muydum?”
Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra yol kenarında duran bir arabanın yanına sokularak arka koltukta tek başına oturan çocuğa sormuş:
“Bakar mısın, buraların yabancısıyım da! Parkın hemen yanındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler”.
Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra:
“Ben de buraya ilk defa geliyorum, ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor amca” demiş.
Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen, bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.
Çocuk:
“İlerdeki tarladaki gelinciklerin kokusunu duymuyor musunuz? Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.” diyerek gülümsemiş.
“İyi ama, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?” demiş adam.
“Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez ki...” diye atılmış çocuk. “Üstelik, manolyalar ve ıhlamur çiçekleri de eşlik ediyor o kıpkırmızı gelinciklere. Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız.”
Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, cebinden bir kağıt para çıkartıp teşekkür ederken fark edebilmiş çocuğun kör olduğunu.
Çocuk ise, adamın konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden durumu anlamış. Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken küçük çocuk şöyle demiş:
“Beş yıl önce bir kaza geçirmiştim. Şimdi görmeyi o kadar çok özledim ki... Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?”
Çocuğun tarif ettiği yere doğru yönelen adamın cevabı şu olmuş:
“Artık emin değilim gördüğümden. Emin olduğum tek şey, senin benden daha iyi gördüğündür.”
Hayatta öyle zor imtihanlar var ki... Ders çalışıp hazırlanmaya bile zamanınız olmuyor bazen. Dahası sınavın ne zaman, nerede, nasıl ve kiminle olacağını kestirmeniz söz konusu bile değil. İşte bu imtihanların kıskacında kalan insan, bakmak ve görmek arasındaki ince farkı bırakın anlamayı, düşünmeye dahi fırsat bulamıyor.
Herkesi farklı kulvarlarda, değişik özelliklerle imtihan ediyor Yüce Yaratıcımız. Elbette duruma, konuma ve zorluk derecesine göre de değişiyor sınavın sonunda alınacak ecirler. İlginç olan ise kişinin en hassas olduğu şeylerle sınanması. Zira her insanın eğilimleri ve zaafları farklı.
Hızla akıp giden zaman tünelinde ilişkiler de çok hızlı yaşanıyor artık. Çok çabuk âşık oluyor insanlar birbirine. Evliliklere anlık kararlar vuruyor damgasını. İnsanların dilinde “Keşkeler” arttı ne yazık ki... İşte “Keşke” diyenlerden olmamak için, bakarken aynı zamanda görebilmek de gerekiyor.
Unutmayalım ki “İşitti” anlamına gelmez her “İşitti” lafzı... “Anladı” anlamına gelmez her “Anladı” kelimesi... “İnandı” anlamına gelmez her “İnandı” sözü... “Yaptı” anlamına gelmez her “Yaptı” ifadesi...
Uğur böcekleri bilseydi kıymetini eğer, defter yaprakları arasında kurur muydu o nazlı ve narin gelincikler? “Seni Seviyorum” cümlesi mutlak olarak doğru ve yerinde kullanılsaydı, her tarafta sevgi çiçekleri açmaz mıydı? “Affettim” derken gerçekten affedebilseydi insanlar birbirlerini, beyaz güvercinler terk eder miydi hiç gökyüzünü? Hata ve günahlarımız için içten ve derinden gözyaşları dökebilseydik, bugün ülkemizde kuraklık söz konusu olur muydu? Baktığımız her şeyin hikmetini layıkıyla görüp anlayabilseydik, boş ve gereksiz yere konuşur muyduk; midelerimizi tıka basa doldurur muyduk ve saatlerce kahkaha atıp bu kadar çok güler miydik?
Şimdi soruyorum size: İki gözü olan herkese mutlaka görüyor diyebilir miyiz? Kanaatimce “Hayır!” Çünkü etrafımızda bakar-körler o kadar çoğaldı ki!
Bakarken görebilenlerden olmanız dileğiyle.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.