Aydınlar Ocağı ve Yazarlar Birliği
Yayınlanma:
Son yıllarda Konya edebiyat çevrelerinde memnuniyet verici faaliyetler gerçekleştiriliyor. Yazarlar Birliği Konya şubesi havaların düzelmeye başladığı bahar aylarından itibaren yıkılan adliye binası yanındaki binasının avlusunda her hafta cumartesi günleri tanınmış konuşmacıların katıldığı değişik konularda konferanslar ve anma günleri, Aydınlar Ocağı da yıl boyunca her hafta Salı günleri Sille Kültürevi’nde çeşitli sohbetler düzenliyor. Programlar doyurucu yönüyle olduğu kadar, dinleyici sayısının çokluğu sebebiyle de kültür faaliyetleri açısından son derece sevindirici. Bir bakıma gerek Yazarlar Birliği, gerek Aydınlar Ocağı, faaliyetleriyle şehrimiz kültür hayatını canlı tutmada büyük rol oynuyor. Bu sebeple bu sütunda Yazarlar Birliği için yazdığım bir yazıya koyduğum “İyi ki varsın” başlığını Aydınlar Ocağı için de kullanarak, Yazarlar Birliği Başkanı Ahmet Köseoğlu ve Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ve yönetim kurulundaki arkadaşlarını gönülden tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Aydınlar Ocağı’nın faaliyetleri çerçevesinde 30 Aralık Salı günü saat 20’de Sille’deki Kültürevi’nde, Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı tarafından 29 Aralık 1939’da vefat eden Hürriyet ve İtilaf Partisi üyesi Konya Mebusu ittihatçı Zeynel Abidin Efendi’nin vefatının 69. yıldönümünde hayatı, fikirleri ve mücadelesi konulu bir konuşma yapılacak. Dinleyiciler için saat 19’da stadyum, 19.05’te Belediye Camii önünden araç hareket edeceği bildirildi. Aydınlar Ocağı’nda Kasım ayı içinde yapacağım “Geçmişten Günümüze Konya’nın Görünüşü ve Hatıralar” konulu konuşmam rahatsızlığım nedeniyle iptâl edilmişti. Allaha şükürler olsun, sağlığıma kavuştuğum için 16 Aralık’ta bu görevimi yerine getirme fırsatını buldum. Kültür gönüllülerinden kalabalık bir grubun dinleyici olduğu 3 saat süren konuşma ilgiyle takip edildi.
Hatıralar eşliğinde 60 yıl öncesinden başlayan şehirdeki değişikliklerden örnekler verdiğim konuşma sırasında yöneltilen çeşitli soruları da cevapladım. Mevlâna Çarşısı’nın yerinde Kadınlar Pazarına giden Selimiye Caddesi üzerinde, halk arasında “Yanan hâl” olarak bilinen 2 katlı binanın 60 yıl önce Asker hastanesi olduğu, Askerlik Şubesi’nin 55 yıl önce Sırçalı Medrese arkasındaki alanda bulunduğu, yıkılan Halkevi, esrarengiz bir yangınla yok olan Belediye Halk Sineması. Gazi Okulu önündeki Sağlık Müzesi ve İtalyan asıllı otelci Bobi’nin evi. sayıları 20’ye ulaşan şehirdeki hanlar, Şahin Oteli’nin önünde yol açılırken yıkılan Kızılay binası. Ülkü Basımevi, Zincirli Han içindeki Yeni Meram Gazetesi idarehanesi, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerinde Şükrü Doruk’un yaptırdığı yıllarca Lise reviri olan ilk askerlik şubesi. Tevfikiye Caddesi’ndeki Zekeriya Balam’ın Sıhhat, İsa Akaltun’un İstikamet ve Hükümet Alanı’nın karşı köşesindeki 2 katlı pembe binanın altındaki Ali Rıza Kilimci’nin Sağlık eczaneleri ve bugün yerlerinde yeller esen tarihî yapılar hakkında verdiğim bilgiler ve geleceğe kalacak önemli belge niteliğindeki hatıraların yerine, gazetelerde sâdece gazeteci arkadaşım Mustafa Balkan’ın hazırladığı, 1981 yılında Matbaacılar Sokağı’ndaki Türkiye’de Yarın Gazetesi’nde görevli iken yaptığım konuşmada Konya Tarihi’nin yazarı İbrahim Hakkı Konyalı’nın “İlk defa futbolu medrese talebesi iken biz oynadık” şeklindeki tekdüze haber yer aldı.
Bu şehirde hâlen benden daha yaşlı, çok daha fazla hatıralara sahip bulunan insanlar yaşıyor. Ancak, ne yazık ki eli kalem tutan, ya da hatıralarını yayımlayan olmayınca, görev 1890’lı yıllarda yaşamış olan insanlara hayatta iken yetişen bizlere düşüyor. Geçmişle ilgili hatıraların büyük önem taşıdığına inanıyorum. Bu nedenle, yıllar önce yaşlı kimselerden tespit ettiğim bilgileri, kendi hatıralarımı titiz bir şekilde Merhaba Gazetesi ve Akademik Sayfalar ekinde ilgilenenlerin bilgisine sunmaya gayret ediyorum. Bu konuda teşvik bulunanlara teşekkürü borç biliyorum. Şu günlerde Ticaret Odası kültür yayınları arasında neşredilen “Konya kitabı”nda yer alacak “Konya’nın spor geçmişi” ile ilgili bir çalışmanın içerisindeyim. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi’nin kültür hayatımıza kazandırılacak olan “Konya Ansiklopedisi” nin Konya’nın spor tarihi bölümünü hazırlamaya başlayacağım.
Bugünkü yazımızın sonuna gelmişken, 1950’li yıllarda Feyzi Halıcı, Mehmet Önder, Celalettin Kişmir, gazeteci Sofu Tuğrul, avukat Fakir Usman, şair Mahmut Nedim Güntel, Karma Ortaokul edebiyat öğretmeni Oğuz Tansel, Lise fizik öğretmeni Hüseyin Köroğlu, eczacı Ahmet Tozoğlu ve Yapı Kredi Bankası Müdürü Sadık beyden oluşan Konya edebiyat grubundan sonra Yazarlar Birliği ve Aydınlar Ocağı ile Selçuk Üniversitesi akademisyenlerinin katkıları büyük bir boşluğu doldurmuş ve kültür hayatımıza yeniden canlılık kazandırmış bulunuyor.
Aydınlar Ocağı’nın faaliyetleri çerçevesinde 30 Aralık Salı günü saat 20’de Sille’deki Kültürevi’nde, Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı tarafından 29 Aralık 1939’da vefat eden Hürriyet ve İtilaf Partisi üyesi Konya Mebusu ittihatçı Zeynel Abidin Efendi’nin vefatının 69. yıldönümünde hayatı, fikirleri ve mücadelesi konulu bir konuşma yapılacak. Dinleyiciler için saat 19’da stadyum, 19.05’te Belediye Camii önünden araç hareket edeceği bildirildi. Aydınlar Ocağı’nda Kasım ayı içinde yapacağım “Geçmişten Günümüze Konya’nın Görünüşü ve Hatıralar” konulu konuşmam rahatsızlığım nedeniyle iptâl edilmişti. Allaha şükürler olsun, sağlığıma kavuştuğum için 16 Aralık’ta bu görevimi yerine getirme fırsatını buldum. Kültür gönüllülerinden kalabalık bir grubun dinleyici olduğu 3 saat süren konuşma ilgiyle takip edildi.
Hatıralar eşliğinde 60 yıl öncesinden başlayan şehirdeki değişikliklerden örnekler verdiğim konuşma sırasında yöneltilen çeşitli soruları da cevapladım. Mevlâna Çarşısı’nın yerinde Kadınlar Pazarına giden Selimiye Caddesi üzerinde, halk arasında “Yanan hâl” olarak bilinen 2 katlı binanın 60 yıl önce Asker hastanesi olduğu, Askerlik Şubesi’nin 55 yıl önce Sırçalı Medrese arkasındaki alanda bulunduğu, yıkılan Halkevi, esrarengiz bir yangınla yok olan Belediye Halk Sineması. Gazi Okulu önündeki Sağlık Müzesi ve İtalyan asıllı otelci Bobi’nin evi. sayıları 20’ye ulaşan şehirdeki hanlar, Şahin Oteli’nin önünde yol açılırken yıkılan Kızılay binası. Ülkü Basımevi, Zincirli Han içindeki Yeni Meram Gazetesi idarehanesi, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yerinde Şükrü Doruk’un yaptırdığı yıllarca Lise reviri olan ilk askerlik şubesi. Tevfikiye Caddesi’ndeki Zekeriya Balam’ın Sıhhat, İsa Akaltun’un İstikamet ve Hükümet Alanı’nın karşı köşesindeki 2 katlı pembe binanın altındaki Ali Rıza Kilimci’nin Sağlık eczaneleri ve bugün yerlerinde yeller esen tarihî yapılar hakkında verdiğim bilgiler ve geleceğe kalacak önemli belge niteliğindeki hatıraların yerine, gazetelerde sâdece gazeteci arkadaşım Mustafa Balkan’ın hazırladığı, 1981 yılında Matbaacılar Sokağı’ndaki Türkiye’de Yarın Gazetesi’nde görevli iken yaptığım konuşmada Konya Tarihi’nin yazarı İbrahim Hakkı Konyalı’nın “İlk defa futbolu medrese talebesi iken biz oynadık” şeklindeki tekdüze haber yer aldı.
Bu şehirde hâlen benden daha yaşlı, çok daha fazla hatıralara sahip bulunan insanlar yaşıyor. Ancak, ne yazık ki eli kalem tutan, ya da hatıralarını yayımlayan olmayınca, görev 1890’lı yıllarda yaşamış olan insanlara hayatta iken yetişen bizlere düşüyor. Geçmişle ilgili hatıraların büyük önem taşıdığına inanıyorum. Bu nedenle, yıllar önce yaşlı kimselerden tespit ettiğim bilgileri, kendi hatıralarımı titiz bir şekilde Merhaba Gazetesi ve Akademik Sayfalar ekinde ilgilenenlerin bilgisine sunmaya gayret ediyorum. Bu konuda teşvik bulunanlara teşekkürü borç biliyorum. Şu günlerde Ticaret Odası kültür yayınları arasında neşredilen “Konya kitabı”nda yer alacak “Konya’nın spor geçmişi” ile ilgili bir çalışmanın içerisindeyim. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi’nin kültür hayatımıza kazandırılacak olan “Konya Ansiklopedisi” nin Konya’nın spor tarihi bölümünü hazırlamaya başlayacağım.
Bugünkü yazımızın sonuna gelmişken, 1950’li yıllarda Feyzi Halıcı, Mehmet Önder, Celalettin Kişmir, gazeteci Sofu Tuğrul, avukat Fakir Usman, şair Mahmut Nedim Güntel, Karma Ortaokul edebiyat öğretmeni Oğuz Tansel, Lise fizik öğretmeni Hüseyin Köroğlu, eczacı Ahmet Tozoğlu ve Yapı Kredi Bankası Müdürü Sadık beyden oluşan Konya edebiyat grubundan sonra Yazarlar Birliği ve Aydınlar Ocağı ile Selçuk Üniversitesi akademisyenlerinin katkıları büyük bir boşluğu doldurmuş ve kültür hayatımıza yeniden canlılık kazandırmış bulunuyor.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.