Aşk ve Aşk
Göz, bakış, tebessüm, selam sonra kucak, kalp, çarpıntı, gözyaşı ve gözyaşı…
Yağmur, kar, kardelen, kar suyu, sonra göz ve göz…
İlkbahar, seher, sabah, yel, serinlik, çiçek, gül, lale sonra aşk ve aşk…
Ey Sevgili bu sözler sanadır…” Gözler kalbin aynasıdır. Bakışlar yalan söylemez.
Tebessüm bambaşkadır; seni anlatan bir ay ışığıdır. Bir ‘merhaba’ ile her şey durur, her şey bu sözü dinler. Sonra bir sarılış, ama senin sarılışın, ben sarılmıyorum! Kalpler senin asıl yaşadığın yerdir. Yerinden fırlar sana ulaşmak için… Kalp; benden daha çok sever seni, seni benden daha çok tanır. Sana olan sevgi, kalpten olunca sevgi, muhabbet, aşk ve sadakat oluyor. Gözyaşım sana olan sevginin yağmurudur. Gözyaşlarım sana olan aşkın maddi halidir. Ve yine gözyaşı… Artık o an! O yaşanan an! Anlatılmayan! Aşkın teslimiyeti. Kelimelerin bitişi…
**
Yağmur senin sevgini hatırlatır. Kar bir müjdedir, sana olan özlemin bittiğini gösteren, sevginin hep diri kaldığını gösteren bir müjdedir. Kardelen sana kavuşmak için bir heyecandır. Karların erimesi buluşmanın daha da yaklaştığını anlatır. Sonra sen beni ben seni görürüm. Göz ve göz! Kalpler gözden gözükür. Gözler kalbinin bana aktığı yerdir. Göz kalbinin dışardaki temsilcisidir. Göz sahibine götürür, kalbine… Sen kalbinsin biliyorum, az da olsa… Kalbin anlatılmaz! Ve işte o beklenen buluşmanın gerçekleşmesi! Kucaklaşma! Sarılma! Yine sözler kifayetsiz kalıyor! Yine sözler yetmiyor! Sen ve sen; Ey sevgili!”
Bazen edebiyata girmek, şiir yazmak gerekir. Mevlana olmak, Halidi Bağdadi olmak gerekir. Aşkı ve sevgiyi yaratan Rabbimiz, Allah’ı bilmek; O’nu maksat edinmek, onun rızasını istemek gerekir. Bunun için; aşkı, sevgiyi, muhabbeti, sevdayı çok iyi yaşamak gerekir.
En büyük aşk, iman; en üstün aşk, en üstün imandır. İslam aşk ve muhabbet dinidir! Aşk; o diyorsa doğrudur demektir. Aşk; Sevgili için yanlış sevgileri bırakmaktır. Aşk; hicrettir, Allah’a ve Resulüne… Aşk namazdır, sevgiliyle buluşma zamanıdır. Aşk; Cihaddır, Allah neyden razıysa o olsun demenin mücadelesidir. Aşk en büyük dosta diyerek ruhunu teslim etmektir. Aşk ölmektir. Hz. Ömer gibi aşk huzurunda, aşk mekânında aşkı için ölmektir!
Aşk; Cennetin en büyük nimetini anlamaktır. En büyük nimet Cemalullahtır. Her şeyi, bu en büyük aşk ve kavuşması için adamaktır. Hakiki, gerçek aşk ve sevgi; aşkın bile anlatamadığı, aşkın sahibi Allah’adır. Tarifi olmayan bu sevgide teslim olmaktır. Aşk bu kadar güzelse, sevgili bu kadar güzelse, sevgi pahası olmayan değerse, onu yaratan ne kadar güzeldir deyip teslim olmaktır.
Aşk; Kâinatın Sevgilisini, sevgili edinmektir. Onun arkadaşlarını sevmektir. Aşk; bir ve tek sevgilimiz, Mevla’mız, her şeyimiz olan Allah’ın; Allah’ın Sevgilisinin dostlarını sevmektir.
Aşk; sevgilisin bir cümlesi için kilometrelerce yol almaktır. Aşk; 95 yaşında İstanbul’a gelmektir. Aşk; ya İstanbul beni alır ya ben İstanbul’u diyerek denize atını denize sürmektir. Aşk; sevgilisinin kucağında, ona sarılarak. Allah senden razı olsun deyip, ‘Allah…’ diyerek ruhunu teslim etmektir. Aşk; ‘Allah’ diyerek ölmektir. Aşk; en büyük aşıkları sevmektir, onlar gibi aşık olmak için…
Aşk; İslam’a duyulan sevgidir. Aşk; benim istediğimi o istemiyorsa bitmiştir sözündedir. Aşk; Anadolu’dur bazen… On beşlilerin Allah için kendini feda etmesidir. Aşk; Analar, kınalı kuzular, sevdalılar için, vatan için feda olmaktır. Nişanlılarını ahirette beklemektir.
Aşk; gözyaşı dökmektir, dünyanın öbür ucundaki kardeşi için… Aşk; yaşlı annesine ekmek götürmek için çırpınan çocuklar için ömrü feda etmektir.
Elbette aşk; Peygamberimiz ve eşi Hatice gibi, Efendimiz ve eşi Ayşe gibi aşık ve maşuk olmaktır. Aşk; onlar gibi ahirete, Cennete, Cemalullaha; Allah’a koşmaktır, beraberce…
Elbette aşk; sevgili olmaktır, eş olmaktır. Aşk; erkeğin peygamberimize, Yusuf’a, dostu Ebubekir’e benzemesi. Kadının da Meryem’e, Hatice’ye, Ayşe’ye, benzemesidir. Onların aşkı gibi bir aşkla sevgili olmaktır, her zaman ve iki cihanda da…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.