Ligin ilk haftası… 2-0 geriye düştüler… Sonra sihirli bir sopa... Her şeyi değiştirdi… 90 dakika bittiğinde skor tabelasında Konyaspor’un Fenerbahçe karşısında 3-2’lik üstünlüğü vardı…
Aslında Konyaspor için kırılma noktasıydı bu maç. Gözler boyanmış… Zihinlere makyaj yapılmış… Ve netice… Dibe giden bir takım…
'Mesut Bakkal, bu takımı toparlayabilecek 2-3 teknik adamdan birisi' demiştim. Ama tecrübeli çalıştırıcıdan da bir mucize beklenmemesi gerektiğinin altını çizmiştim…
Ligi Eskişehirspor karşısında alınan farklı galibiyetle kapatmak… “Evet bundan sonrası güzel günler” hayallerine neden olmamalı. Daha Konyaspor’un gideceği çok yol var… Hele hele bu kadro ile işi hiç de kolay değil…
Müthiş goller, üç puanı getirdi. Gittiği her takımda patlama yapmasını bekliyoruz Erdal Kılıçaslan’dan… Bu attığı goller… Ortaya koyduğu performans… Acaba gün bu gün mü dedirtti bizlere…
22 atıp, 26 gol yiyorsan… Savunmada problemler yaşıyor… Forvette de idare ediyorsun demektir… Altı galibiyet, iki beraberlik ve dokuz da mağlubiyet sığdı 17 haftaya…
Lig ikincisi Galatasaray dokuz maç kazanmış… Bizim takımdan sadece üç maç fazla diyebilirsiniz… Zaten son yıllarda ligimizin kalitesinin, takımlar arasında pek farkının kalmadığını gösteriyor…
Fenerbahçe’yi bir kenara koyarsak… Her takım birbirini yenecek kapasitede… Biraz takım oyunu oynayabilen… Ya da kadrosunda maçı çevirebilecek yıldızlar barındıran… Bir farklılık ortaya koyabiliyor…
Konyaspor’da da farklılık ortaya koyabilecek isimlere ihtiyaç var… Tecrübeli, yani “Generallerin” çok olduğu bir ekip var ortada… Cephede savaşacak “Askerlere” ihtiyaç duyuluyor…
Teknik Direktör Mesut Bakkal’ın da transfer döneminde general yerine askerler isteyeceğini tahmin ediyorum… En azından savunmadaki arızayı giderme… Orta sahadaki mücadele eksikliğini tamir etme adına…
Devre arası, hızını almış Konyaspor için şansızlık oldu. Ama takımla daha çok çalışma imkanı bulacak Mesut hoca için de iyi bir fırsat…
Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Transfer dönemi başlamak üzere. Yine paralar saçılacak anlayacağınız. En azından nokta atış yapsalar…
Menajerler, Türk futbolunun kanayan yarası haline geldi… Geçtiğimiz günlerde İstanbul’a gelen sanırım Liverpool ya da Arsenal’in futbolcu izleme komitesi üyesi… Çok çarpıcı ve bizlerin de örnek alması gereken bir iki örnek verdi…
Bir futbolcuyu transfer etmeden önce, en az iki yıl takip ettiklerine dikkat çekti İngiliz… Kendimize bakınca, kasetlerden transfer yapıyoruz…
Ya da bazı menajerler var ki, kimi derlerse yöneticiler o isimlerin üzerine atlıyor…
Sonuç olarak, bir sistem kurulması gerekiyor…Türkiye, bir sistem ülkesi değil maalesef… Günü yaşıyoruz…
Yeni yılın, herkes için güzellikler içinde geçmesini dileyerek, son noktayı koyalım…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.