Akıllı Bisiklet mi Yoksa Akıllı İnsan mı?
Yayınlanma:
Konya Büyükşehir Belediyesinin şehrimizdeki bisikletlere bir çare düşünmesi ve bisiklet taşımacılığının geliştirilmesi ve disipline edilmesi için tedbir almayı plânlaması aslında geç kalınmış güzel bir düşünce ve isabetli bir karar. Şehrimiz için, büyük bir hızla yapılan alt ve üst geçitler, açılan geniş caddeler kadar önemli.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, 2010 yılında hayata geçirilecek bu konu ile ilgili önemli bir projeyi basına açıkladı. Sayın Akyürek, Konya için çok iyi bir fırsat ve büyük bir şans olan bisiklet taşımacılığını geliştirmek amacıyla şehrin değişik yerlerine akıllı bisiklet istasyonlarının kurulacağını bildirdi.
Bildiğiniz gibi bisiklet, arazisi düz olan Konya için çok kullanılışlı ve insan gücüyle hareket eden masrafsız bir binit. Konya'da bisikletle kısa zamanda her yere rahatlıkla gidip gelmek mümkün. Aile bütçesine de fazla yük getirmeyen bu pratik vasıtanın kullanımını teşvik etmek, bisikleti trafikten kaldırmak değil kullananlara yardımcı ve destek olmak, kolaylık sağlamak gerekir. Hattâ şehrimize çok uygun olan bu bisiklet taşımacılığı, daha câzip hale getirilmeli.
Son günlerde trafik kazaları iç ve dış yollarda çoğaldığı ve korkunç ölümlere sebebiyet verdiği için aileler, çocuklarının bisiklete binmelerine, okula ve işe bisikletle gitmelerine korkudan karşı çıkar hale geldiler. Eskiden bu şehrin en lüzumlu, en kullanılışlı, en süratli ve en ekonomik vasıtası bisiklet idi. Yolda hiç kimseyi rahatsız etmez, şehri kirletmez, gürültü yapmaz, havayı bozmaz ve gördüğü hizmete göre fazla yer de kaplamaz, üstelik bir de spor yapılmasına imkân sağlar. Her türlü yolda sessizce akar gider.
Şehir trafiğini rahatlatmak ve yeknesak hale getirmek için yeni açılan geniş yollarda belediyeler, yol kenarlarına bisiklet yolu yapmayı da ihmal etmiyorlar. Bu güvenlikli hizmete rağmen bisiklete binenler, kendilerine tahsis edilen yollardan değil de, asfaltın ortasından gidiyorlar. Farları olmadığı ve uzaktan görünebilecek parlaklık veren bir işareti de bulunmadığı için gece görünmezler. Gündüz ne tarafa gideceklerini bilemezsiniz, çünkü sağa ve sola dönüş işareti vermezler. Yollarına çıkan veya kendilerine yol vermeyen insanı ikaz etmek için kornaları bile yok.
Otomobil çoğalınca bizim için çok lüzumlu ve faydalı olan bisiklet küçümsenir ve beğenilmez oldu. Bisiklet hafife alınıyor ve bisiklete binen kimselere o seviyede muamele yapılıyor. Önce binici, bindiği bisikleti hor görüyor. Bisikletin üzerinde gidiyor ama gözü lüks arabalarda.
Bir de beş kişilik taksi tipi otomobile bir kişi biniyor, tek kişilik bisiklete üç, bazen dört kişi biniyor. Bu fark da üzerinde durulmaya ve değerlendirilmeye değmez mi?
Sonra sürücüler, yayalar ile bisikletle gidenler arasında bir fark görmüyorlar. Trafik görevlileri bisiklete ve bisiklete binen insanlara fazla karışmıyorlar. Halbuki Avrupa ülkelerinde en romantik ve en nostaljik vasıta bisiklettir. Trafik görevlileri yayanın sorumluluğu varmış da, bisiklete binenlerin hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranıyorlar. Halbuki şehir trafiğinde probleme yol açanlar ve kazalara sebep olanlar asıl bisiklete binenler.
Gerçekten şehrimizde bisiklet binit olarak teşvik edilmeli ve daha câzip hale getirilmeli. Bunun için Konya Büyük Şehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in teşebbüsünü çok isabetli ve faydalı buluyorum. Bisikletlerle işe, okula, bağa, bahçeye, alış verişe gidenler onere edilmeli. Bunun için zaman zaman bisikletçiler arasından katılacak kimselerin yaş gruplarına göre yarışmalar düzenlenmeli. Bisikletini bakımlı, temiz ve düzenli kullananlara ödüller verilmeli.
Açık ve kapalı otoparkların bir bölümünde ücretsiz bisiklet koyma yerleri de bulunmalı. Şehir merkezindeki göze hoş görünmeyen ve şehir estetiğine uymayan hurdalık şeklindeki bisiklet yığınlara son verilmeli..
Şöyle düşünüyorum da acaba diyorum; akıllı bisiklet yerine akıllı insana mı ihtiyacımız var? Ben zaten bu akıllı bisiklet sözünü akıllı insan olarak kabul ediyorum ve öyle değerlendiriyorum. Eğer insanlar, özellikle bisiklete binecek yaşta olanlar akıllı, ferasetli olmazlarsa hiçbir tedbirin ve yeniliğin faydası olmaz. Eğer bisikletin pedalını çeviren ve dümeniyle ona yön veren binici, akıllı ve insaflı değilse, tercihli yol yerine asfaltın diğer vasıtalara ait olan orta şeridinden gider. Bütün vasıtalar trafik işaretinin kendilerine yol vermesini beklerken onlar, kırmızı ışık yanarken geçerler. Siz vasıtanızın önünde giden bisikletin ne tarafa döneceğini tahmin edemezsiniz. Çünkü dönüş işareti vermek gibi bir alışkanlıkları yok.
Zararı yok belediye hizmet gereği, detaylarını basın toplantısında yapılan açıklamalardan öğrendiğimiz akıllı bisiklet projesini hayata geçirsin. Mutlaka faydalı olacağına inanıyorum. Yine o basın toplantısındaki açıklamalardan öğreniyoruz ki bu uygulamanın dışarıda örnekleri varmış,
Dışarıda, özellikle Avrupa ülkelerinde gördüğüm şu örnek de benim çok hoşuma gider, manzarayı özlem ve gıpta ile seyrederim. Bir ailenin spor kıyafetleriyle iki veya üç çocuğuyla bisikletler üzerinde ormanlar içinde sakin bir yolda yeşilliklerin derinliklerine doğru tehlikesiz yol alışları Böyle orman yollarımız olmazsa bisikletler akıllanmaz..
Bu arada Milli Eğiğim de akıllı, bilgili, dikkatli ve görgülü, kültürlü insan yetiştirme projesini (Böyle bir proje yoksa da olmalı) bir an önce hizmete soksun. O zaman belki netice alınır ve trafik keşmekeşi birazcık da olsa düzelmiş ve önlenmiş olur.
NOT:
Rahmetli Mustafa Baykal'la ilgili yazıma gösterdikleri duyarlıktan, sergiledikleri kadirşinaslık ve vefakârlıktan dolayı öğrencileri Sami İyioldu ile Kazım Debreli'ye teşekkür ederim ve kendilerini takdirlerimle kucaklarım.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, 2010 yılında hayata geçirilecek bu konu ile ilgili önemli bir projeyi basına açıkladı. Sayın Akyürek, Konya için çok iyi bir fırsat ve büyük bir şans olan bisiklet taşımacılığını geliştirmek amacıyla şehrin değişik yerlerine akıllı bisiklet istasyonlarının kurulacağını bildirdi.
Bildiğiniz gibi bisiklet, arazisi düz olan Konya için çok kullanılışlı ve insan gücüyle hareket eden masrafsız bir binit. Konya'da bisikletle kısa zamanda her yere rahatlıkla gidip gelmek mümkün. Aile bütçesine de fazla yük getirmeyen bu pratik vasıtanın kullanımını teşvik etmek, bisikleti trafikten kaldırmak değil kullananlara yardımcı ve destek olmak, kolaylık sağlamak gerekir. Hattâ şehrimize çok uygun olan bu bisiklet taşımacılığı, daha câzip hale getirilmeli.
Son günlerde trafik kazaları iç ve dış yollarda çoğaldığı ve korkunç ölümlere sebebiyet verdiği için aileler, çocuklarının bisiklete binmelerine, okula ve işe bisikletle gitmelerine korkudan karşı çıkar hale geldiler. Eskiden bu şehrin en lüzumlu, en kullanılışlı, en süratli ve en ekonomik vasıtası bisiklet idi. Yolda hiç kimseyi rahatsız etmez, şehri kirletmez, gürültü yapmaz, havayı bozmaz ve gördüğü hizmete göre fazla yer de kaplamaz, üstelik bir de spor yapılmasına imkân sağlar. Her türlü yolda sessizce akar gider.
Şehir trafiğini rahatlatmak ve yeknesak hale getirmek için yeni açılan geniş yollarda belediyeler, yol kenarlarına bisiklet yolu yapmayı da ihmal etmiyorlar. Bu güvenlikli hizmete rağmen bisiklete binenler, kendilerine tahsis edilen yollardan değil de, asfaltın ortasından gidiyorlar. Farları olmadığı ve uzaktan görünebilecek parlaklık veren bir işareti de bulunmadığı için gece görünmezler. Gündüz ne tarafa gideceklerini bilemezsiniz, çünkü sağa ve sola dönüş işareti vermezler. Yollarına çıkan veya kendilerine yol vermeyen insanı ikaz etmek için kornaları bile yok.
Otomobil çoğalınca bizim için çok lüzumlu ve faydalı olan bisiklet küçümsenir ve beğenilmez oldu. Bisiklet hafife alınıyor ve bisiklete binen kimselere o seviyede muamele yapılıyor. Önce binici, bindiği bisikleti hor görüyor. Bisikletin üzerinde gidiyor ama gözü lüks arabalarda.
Bir de beş kişilik taksi tipi otomobile bir kişi biniyor, tek kişilik bisiklete üç, bazen dört kişi biniyor. Bu fark da üzerinde durulmaya ve değerlendirilmeye değmez mi?
Sonra sürücüler, yayalar ile bisikletle gidenler arasında bir fark görmüyorlar. Trafik görevlileri bisiklete ve bisiklete binen insanlara fazla karışmıyorlar. Halbuki Avrupa ülkelerinde en romantik ve en nostaljik vasıta bisiklettir. Trafik görevlileri yayanın sorumluluğu varmış da, bisiklete binenlerin hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranıyorlar. Halbuki şehir trafiğinde probleme yol açanlar ve kazalara sebep olanlar asıl bisiklete binenler.
Gerçekten şehrimizde bisiklet binit olarak teşvik edilmeli ve daha câzip hale getirilmeli. Bunun için Konya Büyük Şehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in teşebbüsünü çok isabetli ve faydalı buluyorum. Bisikletlerle işe, okula, bağa, bahçeye, alış verişe gidenler onere edilmeli. Bunun için zaman zaman bisikletçiler arasından katılacak kimselerin yaş gruplarına göre yarışmalar düzenlenmeli. Bisikletini bakımlı, temiz ve düzenli kullananlara ödüller verilmeli.
Açık ve kapalı otoparkların bir bölümünde ücretsiz bisiklet koyma yerleri de bulunmalı. Şehir merkezindeki göze hoş görünmeyen ve şehir estetiğine uymayan hurdalık şeklindeki bisiklet yığınlara son verilmeli..
Şöyle düşünüyorum da acaba diyorum; akıllı bisiklet yerine akıllı insana mı ihtiyacımız var? Ben zaten bu akıllı bisiklet sözünü akıllı insan olarak kabul ediyorum ve öyle değerlendiriyorum. Eğer insanlar, özellikle bisiklete binecek yaşta olanlar akıllı, ferasetli olmazlarsa hiçbir tedbirin ve yeniliğin faydası olmaz. Eğer bisikletin pedalını çeviren ve dümeniyle ona yön veren binici, akıllı ve insaflı değilse, tercihli yol yerine asfaltın diğer vasıtalara ait olan orta şeridinden gider. Bütün vasıtalar trafik işaretinin kendilerine yol vermesini beklerken onlar, kırmızı ışık yanarken geçerler. Siz vasıtanızın önünde giden bisikletin ne tarafa döneceğini tahmin edemezsiniz. Çünkü dönüş işareti vermek gibi bir alışkanlıkları yok.
Zararı yok belediye hizmet gereği, detaylarını basın toplantısında yapılan açıklamalardan öğrendiğimiz akıllı bisiklet projesini hayata geçirsin. Mutlaka faydalı olacağına inanıyorum. Yine o basın toplantısındaki açıklamalardan öğreniyoruz ki bu uygulamanın dışarıda örnekleri varmış,
Dışarıda, özellikle Avrupa ülkelerinde gördüğüm şu örnek de benim çok hoşuma gider, manzarayı özlem ve gıpta ile seyrederim. Bir ailenin spor kıyafetleriyle iki veya üç çocuğuyla bisikletler üzerinde ormanlar içinde sakin bir yolda yeşilliklerin derinliklerine doğru tehlikesiz yol alışları Böyle orman yollarımız olmazsa bisikletler akıllanmaz..
Bu arada Milli Eğiğim de akıllı, bilgili, dikkatli ve görgülü, kültürlü insan yetiştirme projesini (Böyle bir proje yoksa da olmalı) bir an önce hizmete soksun. O zaman belki netice alınır ve trafik keşmekeşi birazcık da olsa düzelmiş ve önlenmiş olur.
NOT:
Rahmetli Mustafa Baykal'la ilgili yazıma gösterdikleri duyarlıktan, sergiledikleri kadirşinaslık ve vefakârlıktan dolayı öğrencileri Sami İyioldu ile Kazım Debreli'ye teşekkür ederim ve kendilerini takdirlerimle kucaklarım.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.