Bu hikayede iki arkadaşın çölde yürüdüğü anlatılır.
Yolculuğun bir noktasında bir tartışma olur ve biri diğerine tokat atar.
Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar:
"bugün en iyi arkadaşım beni tokatladı"
Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmak üzereyken arkadaşı kurtarır. Yarı boğulmadan kurtulduktan hemen sonra bir taşa şöyle yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI"
Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar:
"Canını acıttığımda kuma yazdın, neden şimdi taşa?”
Diğeri cevaplar: "Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki, bağışlama rüzgarı silebilsin; ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız hiç bir rüzgar silemesin."
İnsanoğluna bir kere verilen çok özel bir zaman dilimidir hayat… içerisinde, hüzün de var, doğruluk da var, nefret de var af da var, sevgi de var, aşk da var.
Affetmek yüklerinden kurtulmak demektir. Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
Düşünün bir kere 60 yaşındasınız.. Ve çocukken size yapılan haksızlıkları sürekli hatırlıyor ve hayıflanıyorsunuz. Ya da kayınvalidenizin size yaptıklarının intikamını almanın hırsıyla yaşıyorsunuz v.s. saymaya kalksak yazmakla bitiremeyeceğimiz öfkelerimiz, kırgınlıklarımız var.
Bu durum nadide organlarımız ve ruhumuz için ne kadar faydalı veya zararlı düşünmek lazım. Uzmanların bildirdiğine göre öncelikle olumsuz düşünce ve duygular fizyolojimizi yani sağlığımızı etkiler. Mide: hazımsızlık, bağırsak sendromları. Kalp: Yüksek tansiyon ve ritm bozuklukları. Baş ağrısı: Tansiyon ve migrenden dolayı. Uykusuzluk, buna bağlı halsizlik, dikkatte bozulma ve diğerlerini fark edebilirsiniz… Yani öfkenizi ve kininizi çözemiyorsanız yüksek tansiyon ve buna bağlı olarak kalp krizi geçirme olasılığınızı artırıyorsunuz. Tabi ki bu sadece dünyaya bakan boyutu…
Hastahaneler yaşları kemale ermiş insanlarla dolup taşıyor. Biriyle sohbet edeyim diyorsunuz bin ahh!! İşitiyorsunuz. İlaçlar poşet poşet… Hergün doktor tavsiyesine göre hangi yemeğin kendisine dokunup dokunmadığını bilincine yerleştiren büyüklerimize bir de AFF reçetesi hazırlamak lazım. Çünkü hayat sanıldığı kadar uzun değil. Bugün verilen fırsat, bir saat sonra verilmeyebilir.
AFF REÇETESİ
Anneni affet günde1000 kere
Babanı affet günde 1000 kere
Kayınvalideni affet günde 1000 kere
Kayınpederini affet günde 1000 kere
Gelinini affet günde 1000 kere
Damadını affet günde 1000 kere
Evladını affet günde 1000 kere
KENDİNİ AFFET Kİ ( milyon kere)…affa mazhar olasın!!!
"Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle."
Kütüb-i Sitte,
“Merhamet edin, merhamet olunasınız. Af edin, af olunasınız. Yazık, laf ebesi olanlara. Yazık günahlarına bilerek devam edip, istiğfar etmeyenlere.”
G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis,

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.