Zabıta kendisine iş mi arıyor?

Geçen hafta bir tv kanalı, Perşembe günleri Nalçacı’da kurulan pazarda, şehrimizin güney kesiminde ürettikleri sebze ve meyveleri satan bahçıvanların kaldırımları işgâl ettikleri gerekçesiyle Selçuklu Belediyesi zabıtalarının kendilerine müdahale ettiğini, bu yüzden taraflar arasında tartışma çıktığını haber veriyordu. Şimdiye kadar aynı yerlerde satış yaptıkları hâlde müdahale edilmediğini ileri süren bahçıvanların karara itiraz, zabıtanın da kararlarında ısrar etmeleri üzerine tartışmanın sürüp gittiği görüldü. Zabıtanın kararına direnen bir grup bahçıvan, pazar yerinin yakınında bulunan Ak Parti İl binasına giderek o tarihte İl Başkanı olan Faruk Dügen’e hâllerini arzedip, Ziraat Odası’na kayıtlı yüzlerce üreticinin geçimlerini bu şekilde temin ettiğini ifade ile satış yapmalarına izin verilmesini istedikleri, görüşme sonunda Dügen’in, zabıtaya üreticilerin bulundukları yerlerde satış yapmaları için müsaade edilmesi talimatını vererek, tartışmayı tatlıya bağladığı bildiriliyordu.

Köylerden şehire göç ederek, ekmek paralarını bu yoldan kazanmaya çalışan insanların her gün bir semtte kurulan semt pazarlarında sebze meyve, yoğurt, peynir gibi günümüzde tercih edilen çeşitli organik ürünlerini sattıkları yeni keşfedilmiş bir şey değil. Zabıta yetkilileri geçmişi bilmeyebilirler. Günümüzde aynı yerde ticaretle meşgûl olan esnafların işgâline uğradığına bakmayın. 50 yıl önce yıkıma uğramış olan Kayıklı Kahve’nin karşısında yer alan “Kadınlar Pazarı” özellikle çevredeki bağ ve bahçe sahiplerinin ürünlerini satmaları amacıyla 1920’li yıllarda kurulmuş bulunuyor. Çok sayıda toprak damlı dükkanın çevrelediği geniş alandaki ilk Kadınlar Pazarı, 1952’de Rüştü Özal’ın Belediye Başkanlığı zamanında yıkılarak yerine çatısı kiremit döşeli, tuğladan yapılmış dükkânlar, kuzeydeki ana giriş kapısının üzerinde betonarme zabıta karakolu, batıya bakan dış yüzünde Mehmet Gövez’e ait “Meydan Oteli” olmak üzere modern bir Pazar yeri inşa edildi. Girişinde kasapların, geniş alanın çevresinde sebzeci, yağ-yoğurt satılan dükkânların yer aldığı bu pazar da zaman içinde ihtiyaca cevap veremediği gerekçesiyle hatırlanacağı gibi, 1990’dan sonra Halil Ürün’ün Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde mevcut Kadınlar Pazarı yapıldı.
Üst katında esnaf büroları olan modern pazardaki teşhir taşlarının esnaflar tarafından kiralanmasına izin verilince üreticiler içeride satış yapmaları imkânı kalmadı. Bu sebeple kadın-erkek üreticiler, ya yerlerde, pazarın önünde, kaldırım üstlerinde, ya da müsait gördükleri yerlerde satış yapmak zorunda kaldılar. Hâlâ da sıcakta, yağışlı havalarda, müsait olmayan şartlarda aynı zorluklarla karşı karşıya bulunuyorlar. Buna rağmen Büyükşehir Belediyesi’nin dükkân sahibi esnaflara yer kiralama imkânı tanıyıp, pazarın amacının dışında kullanılması için zemin hazırlamasına ve hâl böyle olduğu hâlde mevsimin taze sebze, meyve ve ürünlerini pazarın dışında satmaya çalışan insanlara zabıtanın zaman zaman müdahale etmesini anlayabilmek mümkün değil. Daha önce de dikkat çektiğim bu konuya çözüm getirilmesi, aksi hâlde amacından uzaklaşan pazarın üzerinde yazılı olan “Kadınlar Pazarı” ibaresinin silinmesi gerekiyor. Konya’nın nefis yerli sebze ve meyvelerinin bol olduğu Sonbahar’da Pazar günleri bahçıvanların Muhacir Pazarı’nın dışına taşarak, sokak aralarını doldurduğunu, hafta içinde semt pazarlarında aynı görüntünün yaşandığını dikkate alacak olursak Nalçacı’daki pazarda zabıtanın çifte standart uyguladığı ortaya çıkar.
Belediyeler yüzyıllardır sürüp gelen, Konya halkı için nostaljik değer taşıyan, üstelik örneğine diğer illerde az rastlanabilen yerli üreticiliği teşvik edici geleneğin sürdürülmesine engel değil, yardımcı olmalıdır. Halkımızın yıllarca kimyevi maddeler katılarak beyazlatılmış undan üretilen içi boşalmış, ancak katkı maddeleriyle büyütülmüş ekmekleri, sağlığa zararlı hormonlu sebze ve meyveleri, fenni yemle beslenmiş hayvanların etlerini yemelerine seyirci kalanlar, Karaaslan, Yaylapınar, Çayırbağı, Gödene, Alakova, Kumköprü gibi çevre semtlerde hormon, ya da fenni gübre kullanmadan üretilen organik gıdaları yetiştirenlere gölge etmesinler. Sağlık açısından gıda maddeleri denetiminin Tarım İl Müdürlüklerine verilmesinden sonra, görevleri sâdece pazar yerlerinin tertip ve düzeni ile sınırlı olan zabıta sakın kendisine iş arıyor olmasın?
Sözün burasında, Başbakan Erdoğan’ın işaretine rağmen Ak Parti İl Başkanlığını Mustafa Çevik’e kaptıran Faruk Dügen’in, Nalçacı Pazarı’ndaki tartışmayı önlemek için zabıtaya talimat verişini nasıl yorumlamak gerekir bilemiyorum. Parti başkanlarının her şeyin başı oldukları, valiler ve belediye başkanlarına, bürokratlara, devlet memurlarına talimat verdikleri, haddi aşarak zabıta müdürlüğünü üstlendiği devir gerilerde kaldı. Faruk Dügen yeniden seçilemediği için verdiği talimatın da zaten bir hükmü kalmadı. Böyle bir durum başkalarının istismarına müsaittir, aman dikkat! Temenni edelim de tv muhabiri haberi yazarken doğabilecek sonucu hesap edememiş olsun. Çünkü, belediyeden maaş alan akredite medya mensubundan farkı kalmazdı. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi