Yetimlerimize sahip çıkmak zorundayız

Yetimlerimize sahip çıkmak zorundayız
Yozgat İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in de bir yetim olduğunu hatırlatarak, “Yetimlere yardım eli uzatmak bize Allah'ın bir emridir. Yetimlerimize hem maddi hem manevi anlamda sahip çıkmalıyız” dedi

Rida-Der, KTO konferans salonunda 'Yetim ve Yetim Sorunlarına Bakışımız' isimli panel düzenledi. Düzenlenen palene Ahmet Poçanoğlu, Prof. Dr. Ahmet Taşğın, Tekin Şavli ve Tamer Kalender konuşmacı olarak katıldı. Panelden önce konuşan Rida-Der Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin, “Rida-Der'in planladığı program kapsamındaki ilk paneldir bu. Rida-Der'in kurulduğu zamanki amacı Afrika'daki yetimlere yardım eli uzatmaktı. Bir çok ülkede faaliyetlerimiz oldu. Önümüzdeki ay Afganistan'da bir etkinlik daha düzenleyeceğiz. Konya'da da yetimleri Konya'nın gündemine taşımak için bu panelleri başlattık. Yetimler bizim toplum olarak biraz arka plana attığımız bir sorun olarak görünüyor” diye konuştu.

Rida-Der Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Karakuş da, “BU akşamın farklı bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Derneğimizin faaliyet alanları konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve yetimlere bakılmasının ne kadar önemli bir konu olduğunu vurgulamak adını bu programı düzenledik. İnsanoğlu sağlıklı bir bünye yanında sağlıklı bir psikolojinin oluşması için anne ve babaya ihtiyaç duyar. Burada özellikle birinin eksikliği çocuklar için bir kayıhtır. Annesizlik ve babasızlık çocuklar üzerinde derin izler oluşturmaktadır. Yetimlerin maddi ihtiyaçları her ne kadar karşılanırsa karşılansın çocuklarımızda bir şevkat eksikliği görülmektedir. Yetime bakmak sadece onun maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Yetimlerin manevi açıdan da ihtiyaçları vardır. İşte bizim de bu manevi açıkları kapatmamız gerekmektedir” şeklinde konuştu.

YETİME BAKMAK ALLAH'IN EMRİDİR
Yetime bakılmasının Allah'ın bir emri olduğunu ve hadislerde de bolca geçtiğini belirten Yozgat İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, “Yetimlere sahip çıkma emri Kur-an'da bolca geçmektedir. Peygamber Efendimiz de bir yetimdir. Efendimiz hadislerinde yetimlere bakılması ümmetine söyler. Kur-an'ı Kerim'den örnek vermek gerekirse, Bakara 83. ayette şöyle buyrulur: 'Hani İsrailoğullarından, 'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye-babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin' diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hâlâ) yüz çeviriyorsunuz'. Burada da yetimlere bakımasını  emredilir. Bu ayette akrabalara bakılması ile yetimlere bakılması eş tutulur. Hz. Musa'ya da yetimlere bakılması emredilmiş. Yine Bakara 177. ayette şöyle buyrulur: 'Yüzünüzü doğu ve batı yönüne çevirmeniz iyilik değildir. Hakiki iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve nebilere iman eden; malına olan sevgisine rağmen onu akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere veren; namazı hakkıyla kılan, zekâtı veren, verdiği söze sadık kalan; sıkıntı, hastalık ve savaşın şiddetli anında sabredenlerin iyiliğidir. Onlar sadık ve takva sahibi olanlardır.' Allah'ın emridir, yetimlere sahip çıkmak. İyilik sadece yönünü sağa veya sola dönmek değildir. İyilik yetime bakmaktır. Allah bize bunu emrediyor” ifadelerini kullandı.
Yetimlere bakma emrinin Kur-'an'da bir çok örneğine rastlamanın mümkün olduğunu belirten Poçanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Allah, bizlere yetimleri sahip çıkılmasının önemini bir çok ayette dile getiriyor. Bir örneği de Bakara 219. ayette görmek mümkündür. Ayette bize şöyle buyruluyor: 'Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: «Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için fâideler vardır. Günahları ise fâidelerinden daha büyükdür.» (Yine) sana hangi şey'i nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: «İhtiyacınızdan artanı (verin)». Allah size böylece âyetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki dünyâ hususunda da, âhiret işinde de iyice düşünürsünüz. Bir de sana yetimleri sorarlar. De ki: «Onları yarar ve iyi bir haale getirmek hayırlıdır. Şayet kendileriyle bir arada yaşarsanız onlar sizin kardeşierinizdir. Allah, (yetimlerin) salâhına çalışanlarla (onların mal ve haalinde) fesâd (ve fenalık) yapanları bilir. Eğer Allah dileseydi sizi muhakkak zahmete sokardı. Şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.' Bunun gibi burada bir çok örnek vermek mümkündür. Sonuç olarak yetimlere sahip çıkmak, bize Allah'ın bir emridir.”

EĞİTİM SİSTEMİNDE YETİMLER GÖZ ARDI EDİLİYOR
Panelde, eğitim sisteminde yetime bakışı anlatan Tekin Şavli de, eğitim sisteminde yetimlerin göz ardı edildiğini dile getirdi. “Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda yetimlere sahip çıkılması yolunda, varolan sistemini değiştirmelidir” diyen Şavli şöyle konuştu: “Ahmet hocamızın da belirttiği gibi yetimlere sahip çıkmak bize Allah'ın bir emridir. Bunun dışında bizim geleneğimizde yetime bakmanın yeri vardır. Türkiye'deki eğitim sistemimizde yetimler biraz arka plana atılıyor. Bizler Türkiye'deki eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütürken anayasal ve MEB'in yönetmeliği doğrultusunda yürütüyoruz. Yetimler, Türkiye'deki okullarda bir kitleyi oluşturuyor. Ancak MEB'in bu kitlenin sayısının ne kadar olduğu konusunda bir araştırma yapmıyor. Yani ortada bir sayı olmadığı için de STK'lar yetime yardım faaliyetlerinde nereye yönelecekleri konusunda sıkıntı oluşturuyor. Eğitim sistemimizde yetim konusunda maalesef kapsamlı bir vizyon sahibi değildir. MEB, eğitim sistemini değiltirmeli ve bu eğitim sisteminde yetimlere ayrıcalık tanımalıdır”

YETİMİ DIŞLAMAK, İNKAR İLE EŞDEĞERDİR

Dünyadaki yetimlere genel bir bakış konulu konuşmasını yapan Tamer Kalender, yetimi itip kakmanın, inkar ile eşdeğer olduğunu belirtti. Hz. Muhammed (sav)'in de bir yetim olduğunun altını çizen Kalender şu ifadeleri kullandı: “Hz. Muhammed (sav) bir yetimdir. Ve bu bize bir ders olacak niteliktedir. Hz. Musa'nın, Hz. Meryem'in ve  Hz. İsa'nın da bir yetim olması bir tesadüf değildir. Kur'an-ı Kerim'de bolca yetim vurgusu yapılmaktadır. Dünyaya baktığımız zaman, bir çok yardıma muhtaç yetimin olduğunu göreceğiz. Özellikle de Afrika ülkelerinde bir çok yardıma muhtaç yetim bulunmaktadır. Rida-Der ile yaptığımız yardım faaliyetlerinde de bolca görüyoruz ki dünyada yardıma muhtaç yetimlerin sayısı oldukça fazladır. Ve oraya giden herkes şunu rahatlıkla görebilir ki, Yardıma muhtaç ülkelerde, yardım eli uzatanlar sadece Müslüman ülkelerdir. Bu Müslüman yapılan yardım konusunda en çok faaliyet gösteren ülke de Türkiye'dir.”

SADECE STK'LARIN FAALİYETLERİ YETMEZ
Geleneğimizde yetimi katılımcılara aktaran ve panelin moderatörü Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ahmet Taşğın da, sadece Sivil Toplum Kuruluşları'nın çabalarının yetmeyeceğinin altını çizdi. Kamu kuruluşları ile STK'ların işbirliği içinde olması gerektiğini söyleyen Taşğın, “Yetime yardım etmek bizim geleneğimizde varolan bir şeydir. Türkler de tarihi boyunca yetimlere ayrıcalık tanımış ve onları kollamıştır. Ancak bugün gelinen noktada yetimlere bakmak, biraz arka plana atılmıştır. Bu tür panellerin arttırılması ile yetime bakış algısının değişeceğini umuyorum. Sadece STK'ların yardım faaliyetleri yetmez ve yetmemelidir. Dünya'da bir çok yardıma muhtaç insan var ve bu yardıma muhtaç insanların çoğunluğunu da Müslüman ülkeler oluşturuyor. Tarih boyunca sömürülen Müslüman Afrika ülkeleri, yardıma gidildiği zaman 'nerede kaldınız kardeşlerim' diyerek sözleri karşılıyor. Yani onlar bizlerden yardım bekliyor” dedi.

BERKHAN PARLAK merhabahaber.com
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.