Ümidi yerleştirelim

Savaşlar, bombalar, paramparça ülkeler, şehirler…

Zalimce öldürülen insanlar,  akan kanlar…

Manevi işgalle yok edilmek istenen kadınlar, gençler, çocuklar…

Zalimler, Siyonistler, Emperyalistler, güç ve servet sahipleri, tacirler, bankalar…

Kazalar, cinayetler, hırsızlıklar, kavgalar…

Yok edilmek istenen doğa, ağaçlar…

Para, şehevi arzular, makam, şan şöhretler…

Yalanlar, ihanetler, zulümler, sevgisizlik, umutsuzluk, ayrılık ve hüzünler…

Nefis, şeytan, dünya, kâfirler…

*

Dünyamız maddi, manevi yangın yeri. Zifiri karanlık bir gecedeyiz. Çakallar, yılanlar ve akreplerle dolu çok tehlikeli ve ıssız bir ormandayız. Her şey kötü, her yer zulüm...

*

Dünya ne kadar zulüm ve karanlıklar içinde olsada asla cahiliye dönemi gibi olamaz.

Muhakkak ki bu dönemden de bir selamet, saadet çağı çıkacaktır. Öyleyse ümitsizliğe ve yese kapılmayalım!

Bizler ki en karanlık günlerden en aydınlık günlere çıkmışız. Tıpkı Moğol işgalinden sonra yeniden dirilip, İstanbul’u  fethettiğimiz gibi.

Yeterki kalplerimiz ve hayatımız İslam olsun!

*

Şunları çok iyi biliyoruz ki; her ne kadar kötülük, günah, zulüm olursa olsun Allah(c.c.)’tan ümit kesilmez!

Karanlığın en yoğun olduğu an aydınlığa en yakın olduğu andır!

*

En kolayından başlayalım kalbimize ümidi yerleştirelim!

Hayatımızda sevgi ve tebessüm olsun. En basitini yapalım sevelim, sarılalım, kucaklaşalım ve kardeş olalım!Bunuda mı yapamadık en azından isteyelim ulaşmak için gayret edelim!

Mevlana gibi olmaya çalışalım, insanı hatta kâinatı bağrımıza basalım!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi