TYB Konya’da edebiyat ve musiki konuşuldu

TYB Konya’da edebiyat ve musiki konuşuldu
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi’nin düzenlediği Kültürel Etkinlikler serisi kapsamında bu hafta, edebiyat ve mûsiki arasındaki ilişkilerin ele alındığı "Sâz ü Söz Arasında Edebiyat ve Mûsiki" başlıklı program gerçekleştirildi.

TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde, hikayeci Birgül Yangın Aslanoğlu’nun düzenleyiciliğinde gerçekleştirilen etkinliğe konuşmacı olarak Necmettin Erbakan Üniversitesi ilahiyat fakültesinde öğretim üyeleri Prof. Dr. Murat Ak ve Doç. Dr. Mustafa Yıldırım katıldı. Programa TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, Konya Barosu eski başkanı Avukat Hasip Şenalp, TYB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mevlevi Postnişini Fahri Özçakıl, Kültür Bakanlığı sanatçısı Ahmet Uncu ile davetliler katıldı.

Programda söz alan Prof. Dr. Murat Ak, Türk kültür tarihinde kelimeler ile nağmelerin ortak bir zeminde hareket ettiğini, şairlerin ve bestekârların benzer estetik kaynaklardan yararlandığını ifade etti. Klasik edebiyat metinlerinin mûsikiyle desteklendiğinde kalıcılık kazandığını belirten Prof. Dr. Murat Ak, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bizim geleneğimizde şiir ve mûsiki hiçbir zaman birbirinden ayrı düşünülmemiştir. Kelimeler, mûsikinin koruyucu kanatları altında asırlar boyu canlı kalabilmiş; mûsiki ise en derin hislerini ifade edecek o güçlü sözü daima edebiyatta bulmuştur. Sâz ve söz, ruhun iki farklı tecellisidir. Şairin kalbinden dökülen bir gazel, bir bestekârın mızrabında yeniden hayat bulduğunda, o eser artık sadece kulaklara değil doğrudan ruhun en derin köşelerine hitap eden sarsılmaz bir köprüye dönüşür. Klasik Türk mûsikisi ve divan edebiyatı, aynı medeniyet tasavvurunun, aynı estetik anlayışın ikiz kardeşleridir. Bugün bize düşen en önemli vazife, bu muazzam mirası sadece geçmişin bir hatırası olarak raflarda saklamak değil, günümüz insanının da kalbine ve zihnine yeniden nakşetmektir."

edebiyat-musiki-4.jpeg

MÛSİKİNİN YAPISI VE ETKİLERİ

Doç. Dr. Mustafa Yıldırım ise mûsikinin teknik ve düşünsel boyutuna değinerek, geleneksel makamların yapısı ve bu makamların dinleyiciler üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Klasik Türk mûsikisinin belirli bir nizam çerçevesinde şekillendiğini dile getiren Doç. Dr. Mustafa Yıldırım konuşmasında şunları kaydetti: "Mûsiki sadece hoşça vakit geçirmek ya da kulakların pasını silmek için icra edilen bir sesler bütünü değildir; o, evrenin ve insan ruhunun kendi içindeki derin nizamının sesle ifade edilme biçimidir. Ecdadımız, makamların insan ruh hali ve sağlığı üzerindeki etkilerini asırlar öncesinden keşfetmiş, müziği bir şifa vesilesi olarak kullanmıştır. Her bir makam, insan ruhunda farklı bir iklimi uyandırır; uşşak makamı kalbe bir hüzün ve dinginlik verirken, rast makamı bir sevinç ve doğruluk hissi aşılar. Bizler sâzımızı elimize aldığımızda, aslında sadece tellere dokunmuyoruz, asırlık bir birikimin, bir irfanın ve bir dervişane duruşun sesini günümüze taşımış oluyoruz. Sözün bittiği yerde sâzın devreye girmesi, kalbî olanın lisan-ı hal ile beyan edilmesidir."

EDEBÎ ANLATIM VE MÜZİK İCRASI

Etkinlikte yapılan konuşmaların yanı sıra temaya uygun müzik icralarına da yer verildi. Doç. Dr. Mustafa Yıldırım ile birlikte udda Mustafa Emre Şimşir, çelloda Selman Gürbüz ve kanunda Muhammed Emin Parlaktürk, dönemin niteliğini yansıtan eserleri seslendirdi. Konuşmalarda değinilen dönem ve makam özellikleri, icra edilen eserler üzerinden örneklendirildi.

MUSİKİ, ZİHİNLERDEKİ GÜRÜLTÜYÜ DİNDİREN BİR ŞİFA KAYNAĞIDIR

Programın kapanışında bir konuşma yapan Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, sanatın ve musiki geleneğinin insan ruhu üzerindeki iyileştirici etkisine şu ifadelerle dikkat çekti: "Gönül ile iş yapmakla görevli iş yapmak arasındaki fark, bugün burada bizzat icra edildi. Görevlilik bir farziyet arz eder; ancak gönüllülük bambaşkadır. Bizler, kimseden komut almadan, sadece kültürümüze hizmet etme gayesiyle rotamızı çiziyor ve yürümeye devam ediyoruz. Burada musiki ile müzik adı altındaki gürültünün farkını bir kez daha hissettim. Yahya Kemal’in ‘Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden, / Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden.’ sözündeki 'eski' ifadesini artık kaldırıyorum; çünkü bu bizim yaşayan musikimizdir."

Programın sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara, program düzenleyicisine ve müzisyenlere katılım beratları takdim edildi. Katılım beratları; Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu, Konya Barosu eski başkanı Avukat Hasip Şenalp, TYB Yönetim Kurulu Üyesi ve Mevlevi Postnişi Fahri Özçakıl, Kültür Bakanlığı sanatçısı Ahmet Uncu ve Elife Mısral tarafından verildi. Etkinlik, salondaki herkesin bir araya geldiği hatıra fotoğrafı ile tamamlandı.

Kaynak:Erkan Asan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.