Terör Kavmiyetçilikten doğuyor
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri 278'inci kez Kayalıpark'ta bir araya geldi. Platformun bu haftaki gündeminde Kürt meselesi ve İmralı ile görüşülmesi vardı. Platform adına konuşan Fatih Altıparmak, Kürt meselesi olmadığını, bunun yerine kavmiyetçilik meselesinin olduğunu söyledi. Altıparmak, “Kavmiyetçi bir yaklaşımın tabii sonucu olan Kürt meselesi diye adlandırılan kanlı problem bugün apayrı bir noktaya gelmiştir. Bizim kanaatimize göre meselenin adı Kürt meselesi değildir. Kavmiyetçilik meselesidir. Bunun sorumlusu sadece Kürtler de değildir. Ana sorumlu kavmiyetçiliği bir ideoloji haline getirip ümmetin önüne süren kafadır. Ümmetin devletini yıkan da ba kafadır. Bu kafa 70 yıldır dökülen kanların ana sorumlusudur. Kan ve gözyaşının sebebidir” dedi. Kavmiyetçilik anlayışının terörizmi doğurduğunu söyleyen Altıparmak, “Kavmiyetçilik meselesinin tabii sonucu olan şiddet, tarafların birbirlerine haksız yere uyguladıkları şiddettir. Zaman içerisinde bu şiddet terörize olmuş, silahlı kuvvetlerin çatışmasına dönüşmüştür. Düşük şiddetli savaş konumuna ulaşan bu terörize olayı, ülkenin önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Bugün tarafların birbirleri ile konuşabilir düzeye gelmiş olması, geçmişin hatalarından ders almak şeklinde sonuçlanacak ise iyi bir başlangıçtır. Hükümet yetkilileri ile örgütün baş sorumlusunun müzakere ediyor olması, kanın durması umudunu doğurması açısından önemlidir. Fakat tarafların kavmiyet esaslı anlayışları var oldukça sorunun çözülebilmesi mümkün değildir. İsimler, kurumlar, örgütler değişebilir fakat soruna kaynaklık eden anlayış var oldukça sorun çözülmez” diye konuştu.
KAVMİYETÇİLİK BİTERSE TERÖR BİTER
Terör sorunun bitmesi için kavmiyetçi anlayışın bitmesi gerektiğini söyleyen Altıparmak, “Silahların bırakılması üzerinden başlayan müzakereler kanın durması açısından önemli olsa da problemin kaynağına inilemeyeceğinden dolayı çözümde önemli bir rol oynayamayacaktır. Çözümün başlangıcı kavmiyetçi anlayışının terkinden geçer. Allah'ın insanlar için koyduğu ana prensiblere uyulmadığı müddetçe bu problemlerin çözümü mümkün olmayacaktır. Çözüm ilmi, ilahiye, vahye tabii olmaktan geçer ve böylece bilinip Kur'an eksenli çözüm arayışlarına gidilmelidir. Yoksa çabalar beyhude olacaktır” ifadelerini kullandı.
BAŞÖRTÜSÜ HAYATIN HER ALANINDA SERBEST OLMALI
Başörtüsü ile çalışabilme talebini desteklediklerini de söyleyen Altıparmak, “Ülkemizin kanayan yaralarından biri olan başörtüsü meselesi yeni kılık kıyafet yönetmeliğinden sonra yeniden daha çok gündeme gelmeye başladı. Meslek örgütlerinin çalışanların başörtüsü ile çalışabilme talepleri ve bunu gündeme getirmelerini destekliyoruz. Meslek örgütü olmaları sebebiyle bu meselenin çalışanlar açısından değerlendiriliyor olmasını da anlayışla karşılıyoruz. Fakat bu mesele sadece çalışanların haklarını ifade eden bir mesele değildir. Tüm inanan insanların haklarına yönelik yapılmış bir zulümdür. Başörtüsü hiçbir ön şart ve koşul olmaksızın alan sınırlandırmasına gidilmeksizin hayatın her alanında serbest olmalıdır. Kimsenin İslam'ın emirlerine sınırlandırma ve şart getirme hakkı yoktur” diye konuştu.
merhabahaber.com MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.