Bir bardak suda fırtına koparmaya gerek yok. Ama bu takımdan da ligi silip süpürmesini beklemeye hakkımız yok. (Keşke öyle olsa)
Sadece bir maç kaybedildi. İlk maçlar her zaman zordur ve sürprizlere açıktır.
Skor olarak bunu kabul ederiz. Ancak ortaya koyulan mücadeleye baktığımız zaman hazırlık dönemindeki performansın sahaya yansıtılamadığını görmek bu skorun ortaya çıkmasının başlıca nedeni oldu.
Bunda takımın özgüveninin çok fazla olup, rakibi “nasıl olsa yeneriz” düşüncesinin zihinlerde oluşturduğu rahatlığa bağlıyorum.
Hazırlık döneminde Galatasaray maçı hariç, tüm maçlarda ortaya koyulan “umut” vaad eden sonuçlar, Bucaspor maçı sonrasında hazırlık maçları ile ciddi maçların farkını ortaya koydu.
Lig’in havasının bambaşka olduğunun daha ilk maçtan belli olmasını, erken gelen uyarı olarak kabul etmek gerekiyor.
Bence kötü oyunun 1.nedeni İç sahada oynamanın rahatlığıyla “kesin” kazanırız düşüncesidir
2.nedeni; tam hazır olmayan bazı oyuncuların ilk 11’de kendine yer bulmasıdır,
3.nedeni; ilk 11’de olmayı bekleyen ancak yedek kulübesinde başlayan oyuncuların sahada olmayışıdır,
4.nedeni; daha ilk maçta boş kalan tribünlerdir.
Kötü oyun neticesinde şans eseri atılacak bir golle kazanılan bir maçı geride bıraksaydık, manşetler ve yorumlar farklı olacak, takım bu kötü oyun yapısıyla Mehter Takımı edasıyla yoluna devam edecekti.
Mutlaka ki; bu lig’de bu yeni kadroyla başka yenilgilerde alacağız. İskeleti bozulan bir kadronun tabi ki zamana ve sabır’a ihtiyacı var.
Beklentileri daha baştan yüksek tutup, hayal kırıklığı yaşamaktansa, umutları koşulsuz destekle beslersek, bu takımada haksızlık etmiş olmayız.
“KONYASPOR MODELİ”NE NE OLDU?
Geçen yılın son 5 haftası hariç yakalanan ve Başkan Ahmet Şan tarafından dillendirilen, herkesi takdir ve gıptayla baktığı, hatta Futbol Federasyonu’nun örnek gösterdiği “KONYASPOR MODELİ”nin daha ilk yıldan yıkılması, tabiri caizse yok edilmesi beni Bucaspor yenilgisinden daha çok üzmüştür ve hayal kırıklığına uğratmıştır.
Bucaspor maçında gördük ki bu modelden, MODEL olarak sadece Selim ilk 11’de yer almış, Muhammet, Tolga ve Recep ise yedek kulübesine hapsedilmiştir.
Sanırım bu modeli en çok savunanların başında gelen Başkan Ahmet Şan’ın kişisel olarak bundan rahatsız ve üzgün olduğunu düşünüyorum.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.