Tartışmalı Şeb-i Arus
7-17 Aralık tarihleri arasında düzenlenen Şeb-i Arus törenlerinin ardından, yapılan törenlerin aslına ve Konya'ya uymadığı şeklinde eleştiriler gelmeye başladı. Konya Kültür Sanat Derneği Başkanı Mehmet Çıpan, 7 Aralık günü düzenlenen Çıra yakma geleneğinin Mevlevilik'te bulunmadığını söyledi. Çıpan, “Şeb-i Arus Törenleri'nin 739'uncusunda daha önce Konya kamuoyunun fark etmediği bazı hususlar hem zaman zaman medyada yer bulması ile hem de bu yanlış hususlarda hareket eden insanlar işi iyice abarttıklarından dolayı kamuoyunda hedef oldular. Bu unsurlardan en çok dile gelenlerden birisi, iki denizin karşılaşması noktasında yakılan bir kandil. Bir Bektaşi geleneği olan bu kandil yakma girişimi, Bektaşi Dedesi olan Abdülbaki Gölpınarlı Hoca'nın yazılarını kaynak olarak alıp, Konya'da 7 Aralık'ta bir kandil yakıldı. Mevlevi kültüründe bu tür bidatlar ve bidat oluşturabilecek hareketler yoktur. Maalesef bu yıl ilk olarak bu olumsuzluk ile karşılaştık” dedi.
KONYA İLE MEVLANA'NIN ARASI AÇILIYOR
Konya dışında kutlanan Şeb-i Arus törenlerine de değinen Çıpan, “Bir İstanbul Şeb-i Arus'u karşımıza çıktı. Bizim Konya halkımız, Konya'daki Mevleviler bunu ilk kez yapılıyor sanıyor. Oysa geçmiş yıllarda derneğimiz bu konuya defalarca dikkat çekti. İlgilileri bilgilendirdik. 2009'dan 2012'ye kadar İstanbul'da farklı derneklerin organizasyonları ile Şeb-i Arus Törenleri düzenlenmişti. Biz o zamanlar şuna dikkat çekmiştik. Mevlana Hazretleri'nin Mevlevilik'ten uzaklaştırıldığını, Mevlevilik ile Hz. Mevlana'nın arasının açılmaya çalıştığını söylemiştik. Konya ile Mevlana Hazretleri'nin arası açılmaya çalışılıyor. Dinler üstü Mevlana tarif edilerek, ona yeni bir anlam yüklenmeye çalışılıyor. Onun bir Müslüman olduğu, İslam'ın Kur-an'ın, 'peygamberimizin yolunun tozuyum' dediği unutulup, bir rumist, sufist bir akım oluşturulmaya çalıştırılıyor. Benim şahsım ve derneğim adına İstanbul, Karaman ve Antalya'daki Şeb-i Arus Törenleri'ni eleştirmemin gerekçesi, Şeb-i Arus'un Konya olmasıdır. Konya Mevlana demektir, Mevlana da Konya demektir. Konya'dan bir başka yerde Şeb-i Arus adı altında herhangi bir tören düzenlenmesi, Hz. Mevlana'ya, Konya'ya ve Konya'nın esnafına ihanetidir. Konya esnafı Şeb-i Arus Törenleri için bi dünya hazırlık yapıyor. Aynı hazırlığı Büyükşehri Belediyesi de yapıyor. İnsanlar gelecekler diye esnaf binlerce liralık yatırım yaptı. Konya'ya en yakın olan iki tane ilden Antalya ve Karaman'dan nerede ise hiç kimse gelmedi. Antalya 17 Aralık'da, Karaman'da 6 Aralık günü Şeb-i Arus Törenleri yapıldı. Konya'daki törenlerin aynısı yapılacak diye önceden duyuruları yapıldı” diye konuştu.
O TÖRENLERİ MEVLANA'NIN TORUNU DÜZENLEDİ
Karaman ve Antalya'da yapılan törenler nedeni ile Konya'daki salonun koltuklarının boş olduğunu söyleyen Çıpan, “5 bin küsür kapasiteli salonda 4 küsür bilet satılmış. Geriye kalan binlerce bilet nerede? Kaç kişiye protokol davetiyesi verdiniz, kimler davetli olarak geldi bunları bilmiyoruz. Konya'ya yakın iki şehirdeki halkla birlikte İstanbul'u da koyduğumuz zaman 15 bin kişi gelmediği zaman Konya esnafı şikayet etmekte haklı. Hz. Mevlana'yı bütün dünyada analım. Ama Şeb-i Arus'u sadece Konya'da yapalım” ifadelerini kullandı. Antalya ve Karaman'da kutlanan törenleri Mevlana'nın 22'inci kuşaktan torunu Esin Çelebi'nin düzenlediğini iddia eden Çıpan, “Hz. Mevlana'nın torunlarından olan Esin Çelebi Bayru'nun başkanlığını yürüttüğü Uluslararası Mevlana Vakfı 6 Aralık'ta Karaman'da açılış yaptı. 7 Aralık'ta Konya'da bir daha açılış yaptılar. Geldiler burada kandil yaktılar. 17 Aralık günü Antalya'da saat 19.00'da da Konya ile aynı günde aynı saatte, kendi vakfına ait gruplar ile ücreti karşılığında Şeb-i Arus törenleri düzenledi. Uluslararası Mevlana Vakfı'nın 17 Aralık'ta kendi vakıf menfaatine ücret alması Konya halkına ve esnafına Hz. Mevlana'ya ihanettir. Buna rağmen bu vakfın yönetim kurulu üyeleri, yıllardır Konya Büyükşehir Belediyesi'nin maddi kaynakları ile kiliselerde katetrallerde ve cumartesi günleri Mevlana Kültür Merkezi Sema Salonu'nda yine Konya'nın parası ile sema ettirilmesinin dayanakları nedir? Uluslararası Mevlana Vakfı'nın Mevlevilik usul ve adabına aykırı, Konya'nın menfaatlerine aykırı yaptıkları bunca hareket varken, Konyalı yöneticilerin, halen bu vakfı ve bu vakfın yönetim kurulu üyelerini kamuoyunun önünde destekleme çalışmalarının sebebi nedir? Bu durumun sorgulanması gerekir” diye sitem etti.
ŞEB-İ ARUS'TA YAPILAN DUA DA YANLIŞTI!
Yapılan yanlışlardan bir tanesinin de Mevlana Müzesi içerisinde yaşandığını söyleyen Mehmet Çıpan, “17 Aralık 2012 günü 16.11 Hz. Mevlana'nın aşkına kavuştuğu andır. Mevlevilerin hesapları güneşin kızıllığa döndü saat bu saattir. Orada Huzuri Pir'de, bir dua, bir zikir ve Kur-an tilaveti gerçekleşir. Bu yıl Şişli'den geldiği iddia edilen bir müftü efendi Kur-an okumuş, yine İstanbul'dan gelmiş olduğu söylenen bir Cerrahi Şeyhi Ömer Tuğrul İnançer, zikir yapmış, emekli olmuş devlet memuru olan postinişin de bir gülbank okumuştur. Bu gülbank yanlış okunmuştur. Hz. Mevlana'nın ruhu şerifi için ve Hz. Peygamberimizin ümmeti olması için yapılması gereken bir Şeb-i Arus duası maleesef post duası ile geçiştirilmiştir. O yapılan duada 17 Aralık günü yapılan dua töreninde zikir yanlış, zikir yaptıran, dua ve duayı yaptıran yanlış. Çelebiler ve Mevleviler dururken, dışarıdan ithal edilmiş insanlara orada tören yaptırıldı” ifadelerini kullandı.
merhabahaber.com MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.