Tarımda çileyi onlar çekiyor

Tarımda çileyi onlar çekiyor

Sayıları milyonları bulan mevsimlik tarım işçilerin barınma, çalışma ve eğitim gibi yüzlerce sorunu bulunuyor. Tarım işçilerini taşıyan nakliyeciler ise maliye ve trafik polislerinin yazdığı cezalar yüzünden iş yapamaz duruma geldi

Mevsimlik işçiler Konya Ovası'nın dört bir yanında iş başı yaptı. Mevsimlik işçilerin bazıları Güneydoğu illerinden geliyor. Bazıları da şehir merkezinden minibüslerle köylere çalışmaya gidiyor. Nisan ayından itibaren çalıştıkları bölgelere göç eden mevsimlik tarım işçiler zor şartlar altında yaşamlarını idame ediyor. İşçilerin çocukları ise tarlada çalıştıkları için Nisan'dan itibaren okula gidemiyor. Tarım işçileri eğitim, sağlık, ulaşım, güvenlik, barınma, sosyal güvenlik gibi sorunlarla başbaşa kalıyor. Tarlalarda çalışan binlerce işçinin hiçbir hukuki güvencesi bulunmuyor. İşçilerin çoğu sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı değil. Dere ve tarla kenarlarına kurulan çadırlarda yaşayan insanlar her türlü tehlikeyle de karşı karşıya. Her yıl şehir dışından Konya Ovası'na 20 bin mevsimlik işçi geliyor. İşçiler Konya'da 5-6 ay kalıyor ve ardından illerine dönüyor. Ova'ya gelen 20 bin işçiye sayıları 10 bini bulan yerli işçiler de eklenince bu sayı 30 bini buluyor. İşçilerin seyahat koşulları da sağlıklı değil. Mevsimlik tarım işçilerinin günlük yevmiye ücretleri de belli oldu. Ova'da çalışan mevsimlik kadın işçiler günde 35 lira, erkekler ise günde 45 lira yevmiye alıyor. Karadeniz illerinde çalışan bir kadın işçiye 45 lira, erkeğe ise 62 lira yevmiye veriliyor.

NAKLİYECİLER CEZALARDAN BIKTI

Ant Birlik Taşıyıcılar Birliği Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Agah, Karatay'a bağlı Göçü köyünde pancar tarlalarında çapa yapan tarım işçilerinin ve işçileri taşıyan nakliyecilerin sorunlarıyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu. Tarım işçilerin aile bütçelerine katkı sağlamak için çalıştığını dile getiren Agah, “Bölgemizde çoğunluğu kadınlardan olaşan tarım işçileri, aile ekonomisine katkıda bulunmak için sabah erken saatlerde tarlaların yolunu tutuyor. Yaşları 25 ile 45 arasında değişen onlarca kadın, ailelerine destek olabilmek için pancar tarlasında çapa yapıyor. İşçilerin çoğu minibüslerle seyahat ederken, bazı işçiler de hala kamyon ve kamyonet kasasında seyahat ediyor. İşçileri taşıyan Konya'da yaklaşık 300 minibüs var. 300 minibüs binlerce kişi taşıyor. Bu aynı zamanda büyük bir sektör. Bir kooperatif kurduk. Bu kooperatifimize diğer arkadaşlarımızın da üye olmasını istiyoruz. Birlik olmak zorundayız. Minibüs tercih eden mevsimlik tarım işçilerinin ise trafik ekipleri ve maliye yetkilileriyle başı dertte. Ekipler sigortasız işçi taşıdıkları gerekçesiyle minibüs sahiplerine 5-10 bin lira trafik cezası kesiyor. Minibüsler 6 ay da trafikten mahrum ediliyor. Yetkililerin verdiği cezalar ise nakliyecileri canından bezdirdi. İşçiler neyle tarlaya gidecek? Belediyeler, C plakası alın diyorlar. C plakası ise 200 bin lira. Bu işi yapanların C plakasını alacak gücü yok. Konya'da belediyeye göre bin 200 C plakası var. Bunların yarısı aktif. İşçilerin sürekliliği yok. İşçilerimiz ayda 15-20 gün çalışıyor. İşçiler geçimi için yollara düşüyor. Kamyonetlerle işçi taşıyanlara bize verdikleri kadar ağır cezalar vermiyorlar. Minibüs mü, kamyonet mi daha güvenli? Yetkililer nakliyecilere bir çıkış yolu göstersin. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi. Türkiye'de resmi rakamlara göre 5 milyon tarım işçisinin olduğunu belirten Agah, “En ucuz yevmiyelerde Konya'da veriliyor. Çukurova ve Karadeniz illerinde günlük yevmiyeler 50-60 lira. Tarım işçileri üretimin olmazsa olmazıdır. Onlar olmadan çapa da yapamazsınız, meyve ve sebze toplayamazsınız” diye konuştu.

EKMEK PARASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Göçü köyünde çapa yapan tarım işçisi kadınlar da “Ailemize destek olmak için yazın tarlalarda çapa yapıyoruz. Gündüz tarlada akşam da evde çalışıyoruz. Günde 10-12 saat çalışmaktan sırtımıza ağrılar giriyor. Eve gittiğimizde dinlenmeye zaman kalmadan evin işlerini yapıyoruz. Bulaşıkları yıkıyoruz. Yemek hazırlıyoruz. Yevmiyemiz 35 lira. Bu parayı bugün çocuklar bile harçlık olarak kabul etmiyor. Sabah daha güneş doğmadan uyanıp tarlalara geliyoruz. Yaz aylarında sıcak sorun oluyor. Bazı kadınların çocuklarını da beraberinde tarlaya getiriyor. Çocuğunu bırakacak kimsesi yok. Bazıları da çocukları çalıştırıyor. Çocuklar Nisan ayından itibaren okulu bırakıyor. Bizim gibi saatlerce tarlalarda çalışıyor. Sosyal bir güvencemiz de yok. Tarım işçisi olmadan üretim olmaz. Ancak işçilere gereken önem verilmiyor. Tarımda makineleşme çok fazla. Ama hala çapa gibi işler makine ile yapılmıyor. İnsan gücüne ihtiyaç duyuluyor. Devletin tarım işçileri için düzenleme yapması gerekiyor. Bizi taşıyan minibüse trafik ekipleri haksız yere ceza kesiyor. Bizler tarlalara kamyon kasalarında değil, minibüsle geliyoruz. Bu da suç olarak kabul ediliyor. İşçilerin bir çok sorunu var. Ulaşım da bunlardan sadece bir tanesi” diye konuştu.

KERİM ATICI merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.