Su ve musikiyle tedavi uyguluyorlar

Su ve musikiyle tedavi uyguluyorlar
Kayseri'den yola çıkaraka ekibi ile birlikte dünyanın dört bir yanını dolaşan Hayrunnisa Mermi, 'Aşk Yolcusu' adlı programı ile yaşantıları stresten uzak, denge ve huzur için en ekonomik ve en doğal yol ile sanatsal bakış açısı sunuyor.

Kayseri'den yola çıkaraka ekibi ile birlikte dünyanın dört bir yanını dolaşan Hayrunnisa Mermi, 'Aşk Yolcusu' adlı programı ile yaşantıları stresten uzak, denge ve huzur için en ekonomik ve en doğal yol ile sanatsal bakış açısı sunuyor. Amaçlarının günümzüün rahatsızlığı konusundaki stres ve beraberinde gelen fiziksel ve ruhsal sıkıntılara en doğal, en ekonomik ve en faydalı çözümler üretmek olduğunu belirten Hayrunnisa Mermi, “Tarihimizde var olan ve yaşanılan gerçeklik su ve musıki ile hoş sesler ile, doğal enstrumanlar ile, Kur-an ile tedavi yöntemini günümüzde yeniden canlandırmaktır. Avrupa'nın 20. yüzyılda tanıyıp bu konuda 5 bini bulan müzikterapist uzmanları ile su ve musıki tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Türklerin elinde var olan hazineleri, sanatları ile bu gerçekliği yeniden hayata geçirmekteyiz” dedi.

Müzik konusunda araştırma yapan uzmanların görüşüne göre müziğin, konuşmadan önce de var olduğunu, konuşma için gerekli olan soyut kavramların, insanla beraber geliştiğini söyleyen Hayrunnisa Mermi, “Konuşma için gerekli olan soyut kavramlar, hafıza, semboller, çağrışımlar, analojik bağlantılar insanla beraber gelişmiş ve olgunlaşmıştır. Tabiatın her zerresinde ise büyük bir nizam ve ahenk içinde devam eden ritim ve melodi beraberliği bulunmaktadır. Kuş seslerindeki ahenk ve ritim mükemmelliğinde; elektronların, atomların, galaksilerin hareketleri ile vücudumuzdaki sıvıların dolaşımlarının büyütülen seslerinde müziğin varlık alemiyle ilgi ve ilişkisini gözlemleyebilmekteyiz. Dünyada müzik ve müzikterapi tarihi anlayışı bizi antropoloji, tarih, ethnoterapi, ethnomedicin, psikoloji, pedagoji, sosyoloji, spiritüalite, parapisikoloji gibi bilimlerle işbirliğine götürmektedir” diye konuştu.

Tarihte büyük Türk bilgini Farabi, İslam bilgin ve filozoflarından İbn-i Sina, Selçuklu Sultanı Nureddin Zengi gibi isimlerin makamların ruha etkisini araştırdığını bildiren Hayrunnise Mermi, “Bir ayrıcalıklı ve en önemli konu olan İmam Hatipli olmamızın verdiği hassasiyet ile yaşamın gerçekliğinin ebedi ve daimi hayatımızın farkındalığı içerisinde olarak her gün Türkiye’de 5 vakit canlı olarak dinlediğimiz ezan-ı Muhammedi’de bile seslerin sırlarından bahsetmek bilgilendirmek istedik.

Sabah Ezanı:  makamında çünkü;güne bir cesaret duygusu bir yeni umut hissi verebilsin ...günün imtihan ile gelen zorluklarına büyük bir şükür ve cesaret kazandırabilsin diyedir.

Öğle Ezanı:  makamında çünkü Rast makamı sesleri etkisi ile neşe ve huzur günün ortasında veyahut Hicaz makamı ile gün ortasında yine insanlar arası ilişkiler de tevazu hissini canlandırmak içindir.

İkindi Ezanı:  makamında ;yine gün içerisinde günün yorgunluklarını ancak mütevazu bir ahlak ile daha sağlıklı hal alınabilirliliği desteklemek içindir.

Akşam Ezanı:  makamında;tamamen gün bitişiine özgü bir mesaj ile kişide manevi duyguları ve sevgi hissiyatını inceliğini uyandırıcı nitelikli olmasındandır.

Yatsı Ezanı:  makamında okunur.Kişiye bitmek olan günün aile efradına daha samimi ve zorlukları sildirici hükümde gülme hissi veren,aşk ve sevgi uyandırandır bu makam” diyerek ezanın makamlarının anlamlarını da açıkladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.