Sivilleşme sancısı

Sivilleşme sancısı

Doç. Dr. Ramazan Yelken, Türkiyede sivil topluma geçiş sancıları yaşandığını belirtti

Konya Aydınlar Ocağı tarafından her hafta Salı günleri Sille Kültür Evi’nde düzenlenen Salı Sohbeti’nde, “Cemaatin Dönüşümü”nü sosyolojik açıdan ele alan Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Yelken, batılı bazı sosyologların öne sürdüğü ‘cemaatin modernleşmeyle birlikte yok olacağı ve bunun yerine mekanik insan ilişkilerinin oluşacağı’ tezine itiraz ederek, “Modernleşmeyle birlikte çözüldüğü hükmüne varılan ‘cemaat’ tarzı toplumsallaşmanın postmodern denilen çağımızda âdeta tekrar nüksetmektedir. Hatasını anlayan Batı, mahalleşme guruplarıyla yeni cemaat tipleri oluşturmaya çalışıyor” diye konuştu.

Cemaatin çok boyutlu bir kavram olduğunu belirterek gelenekçi cemaat yapısında; insan ilişkilerinin senli-benli, yüz yüze, duygusal ve samimi olduğuna, ikincil ilişkiler denilen modern toplumlarda bu münasebetlerin sizli-bizli olarak daha bir resmî olduğuna işaret eden Doç. Dr. Yelken, dünyada yaşanan kültürel devrim (rönesans ve reform), siyasal devrim (Fransa) ve İngiltere’deki endüstri devrimiyle birlikte cemaatleşmenin de cemiyetleşmeye dönüştüğünü söyledi.

Cemaati “Geleneksel Cemaat, Ulus Cemaat ve Kentsel Cemaat” olarak üçe ayırarak inceleyen Sosyolog Ramazan Yelken, kırsal cemaatin zamanla çözüldüğünü fakat yok olmadığını belirterek “Amerika, ürettiklerini pazarlayabilmek için “Marshal Yardımı” adı altında ülkelere ekonomik ve kültürel yatırım yaptı. Bu bizim ülkemizde “traktör” ve dolayısıyla kara yolları ile belirginleşti. Radyo ise kültürel altyapısını oluşturmada kullanıldı. Ulus cemaatte imparatorluklar, yerini uluslara bıraktı. İsrail ulusunu oluşturan unsur din ve mekan (toprak) olarak ortaya çıktı.  Amerikan ulusu ise, oluşturulan Eritme Potası’ndaki soğuk karışım olarak durdu. Türk ulusu, Lozan’da belirlendi. Böylece Osmanlı’nın cemaat yapısı dağıldı. Osmanlı’da asıl unsur din anlamında “millet” idi. Cemaatleşme din esaslarına göreydi. Ulus cemaatler ya yukarıdan diğer devletlerin baskısıyla kurulurlar ya da aşağıdan, yani kendi içlerinden çıkardıkları liderlerle.. Fakat Türkiye’de, modernleşme süreci iki ayaklı olarak yürüdü. Cumhuriyet’le birlikte çatışma çıktı. Devlet tarafından yukarıdan yapılan modernleşme baskısına toplum ve cemaatler karşı çıktı. Getirilen yasak ve baskılarla birlikte dini cemaatler elbette yok olmadı. Kendi kabuklarına çekilerek değişik savunma mekanizmaları geliştirdiler. Takiyye bunlardan birisidir. Bugün devlet eliyle yapılan modernleşme ve baskılara karşı çıkılıyor. Günümüz Türkiye’sinde ise toplum modernleşmesinin ağırlığı hissediliyor.” 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.