Şimdi her şey yeniden başlıyor
Aylardır kar kış demeden koşturdular. Hayatlarında belki bir daha görmeyecekleri diyarlarda destek aradılar. İl il, gazete gazete gezip Anadolu'nun her yerinde ayak izlerini bıraktılar. Sonunda gelip çatmıştı BİK Anadolu Gazete Sahipleri Temsilciliği seçimi. Buruk bir heyecan var hepisinin yüzünde. Verdikleri emeklerin karşılığını bu gün alcaklardı işte. Basit bir seçim değildi bu. Bir onur mücadelesiydi
-Saat sabahın altısı. 9 otobüs, yüzlerce insan Anadolu gazeteleri temsilcisini seçecek. Anadolu karış karış gezilmiş ve Anadolu'daki gazete sahiplerinden destek aranmış. Destekleyenler vekaletlerini vermişler. Vekalet alanlar Ankara'ya gelemeyecek olan gazete sahipleri yerine oy kullanacaklar. Zaten halihazırda Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan ve grubunda yer alan Mehmet Nuri Kolaylı ile Şevket Erzen'in temsilci seçilebilmesi için Ankara'da yapılacak olan seçime katılmak için yapılıyor tüm bu hazırlıklar.
-Araçlar hareket ediyor. Selçuklu'nun başkentinden Türkiye'nin başkentine doğru heyecanlı bir yolculuk. Ankara her zamanki gibi basık ve boğucu. Bakanlıklardan geçiyoruz. Ankara'yı Ankara yapan yerlerden. Seçimin yapılacağı Rixos otelin önündeyiz. Otobüsteki buruk heyecan yerini kararlılığa bırakıyor. Herkesin gözünde haklı bir davanın kararlılığı mevcut.
-Binlerce kişi var seçim yapılacak olan salonda. Gazete sahiplerinin ilgisi bir hayli yoğun seçime. Anadolu sahip çıkıyor temsilcisine. 2009'da 300 kişiyle yaplan seçim 2011'de 500 kişiyle yapılmış. Şimdi ise binlerce insanı ağırlıyor seçim yapılacak salon. Sayılar Anadolu Basını'nın yükselişin simgesi adeta. Gazete sahipleri salonun girişinde yayın yaptıkları illerin kayıt standından delege kartlarını alıyor. Sonra salona geçip seçimin başlamasını bekliyorlar.
-Seçimde çarçaf liste uygulaması var. 3 kişilik temsilcilik kontenjanına iki farklı gruptan 6 kişi aday olmuş. Ortaklaşa hareket etme kararı alan Mustafa Arslan, Mehmet Nuri Kolaylı ve Şevket Erzen'in karşısında yine ortak liste ile giren İbrahim Aslan, Yusuf Gürbüz ve Kemal Özdilek grubu var.
-Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya salona teşrif ediyorlar. Yüzlerinden memnuniyetleri belli oluyor. İlk defa bu kadar geniş katılımlı bir seçim yaşanıyor. Saat 12'de seçime geçiliyor. İlk olarak Divan Kurulu'nun belirlenmesiyle başlanıyor. Normalde divan kurulunun ayrı bir seçimle belirlenmesi gerekiyor. Ancak iki tarafında teklifi ile birlikte mevcut geçici Divan Kurulu'nun her iki gruptan birer üye eklenmek kaydıyla kalmasına karar veriliyor. Ardından seçime geçiliyor.
-Basın İlan Kurumu Müdürü Mehmet Atalay kürsüden umut vaad ediyor Anadolu basınına. “Bu güne kadar iyi işler yaptık, yapmaya devam edeceğiz” diyor. Seçimin barış ortamı içinde geçmesini diliyor. Ama bu tememnni gerçekleşecek gibi görünmüyor. İbrahim Aslan, Yusuf Gürbüz, ve Kemal Özdilek grubundan homurtular yükselmeye başlıyor. Karşı taraf kazanır korkusuyla yerinde kalmasını istedikleri Divan Kurulu'nu yanlı olmakla suçluyorlar bu seferde. Aslında herkesi suçluyorlar. Bir saldırganlık hali hakim grubun üzerinde. Seçime yönelik üç konuda itiraz dilekçesi yazıyorlar ve Divan Kurulu tarafından hemen karara bağlanmasını istiyorlar. Divan Kurulu Başkanı defalarca itirazların karar merciinin Divan Kurulu olmadığını Basın İlan Kurumu tarafından karara bağlanacağını söylemesine rağmen tutturuyorlar ille de 'itirazlarımızı dikkate alın' diye. Salonun havası giderek sertleşmeye başlıyor. Sanki karşı taraf seçim yapmaya değil seçimi yaptırmamaya gelmiş gibi. İtirazların karara bağlanmasından vazgeçiyorlar ancak bu sefer de itirazların delegelere okunması isteniyor. Divan Kurulu Başkanı mevzuata aykırı hareket edemeyeceğini söyledikçe sesleri daha çok yükseliyor.
-Sinirler giderek geriliyor. Mustafa Arslan, Mehmet Nuri Kolaylı ve Şevket Erzen'in grubunun tüm iyi niyetine rağmen karşılarında seçimi sabote etme ve engellemeye yönelik davranışlara karşı sabrı tükeniyor. Bir ara yine Divan Kurulu’na itirazda bulunan İbrahim Aslan isimli adayın grubundan bir şahsın seçim sandığını almaya ve salondun çıkarmaya çalışması zaten elektrikli olan havayı daha da geriyor. Bir anda salonda yumruklar konuşmaya başlarken seçime gölge düşüyor. Ancak Basın İlan Kurumu yetkilileri ve bazı duyarlı delegeler kavga esnasında seçim sandıklarına bir şey olmaması için sandıklara sahip çıkarak olay yerinden uzaklaştırıyorlar. Amaç yine gerçekleşmiyor. Bütün engellemelere, çirkefliklere rağmen bu seçim bu gün olacağı gün gibi aşikar.
-Oylama tekrar başlıyor. Çıkan kavganın ardından salon daha bir nizam, intizam kazanıyor. Oylamalar daha bir düzenli. Yığılmalar daha az yaşanıyor. Tektir ile uslanmayının hakkını verince oda insan olmanın hakkını veriyormuş demek ki. Yavaş yavaş akşam oluyor. Artık son demler. Seçimin bitip sonuçların açıklanmaya başlamasına sadece dakikalar kalıyor.
-5 sandık aynı anda açılıp 5 ayrı kurul tarafından sayılmaya başlıyor. Heyecan doruğa çıkıyor. En önde Selçuklu Yayın Grubu çalışanları. Çoktan seçim yarışından çıkıp bir onur mücadelesine dönüşen seçimin sonucuna açıklanmak üzere. Bütün sabote denemelerine, engelleme çalışmalarına, hileye, hurdaya rağmen yine de seçim sağ salim yapılmış.
-Sayım bitiyor. Sonaçlar açıklanıyor. Seçimde Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan 578, oy alarak güven tazelerken, Mehmet Nuri Kolaylı 566 oyla, Şevket Erzen ise 559 oyla temsilci seçilen diğer isimler oluyor. Tarih yine hak edenin kazandığı bir yarışı kayıtlara geçiriyor. Salonda “Anadolu'nun arslanı” tezahüratları yükseliyor. Aylardır bu seçim için gecesini gündüzüne katıp çalışan insanların yüzlerine bakıyorum. Kimisi ağlamamak için kendini tutarken kimisi itidal çağrısı yapıyor. Sevincini yaşarken bile rakiplerinin kırılmasından korkan insanlar onlar. Bütün tahriklere rağmen yine de o haklı insanlara çok yakıyan alçakgönüllülüğü sergiliyorlar.
-Rakip grup salonu alelacele terkediyor. Sahnenin ortasında bir sevinç yumağı oluşuyor. Herkes birbirine sarılıyor, tebrik ediyor. Gazete sahipleri Mustafa Arslan'ın etrafını sarıyor. Tebrik etmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Mikrofonlar uzanıyor seçimin galibi yeni temsilcilere. Merak ediyorum Mustafa Arslan söyleyeceklerini. “Anadolu kazandı. Bu seçim Anadolu Basını'nın yükselişinin bir tezahürü diyor” diyor. İçinde 'ben' yok cümlelerin. Bir kinin, hıncın belirtisi bile görünmüyor. Onca kumpasa, karalama kampanyalarına rağmen yine de kırıcı bir tek kelime dökülmüyor ağzından. En sonunda ekliyor ama “Hiç bir şey bitmedi. Her şey yeni başlıyor” Bu hoşuma gidiyor. Mesajları severim ben.
Otelin dışında büyük bir kalabalık. Her kes seçimin galiplerini bekliyor. Tezahüratlar yükseliyor. “Büyük başkan” temposu tutuluyor. Sanki Konyaspor süperlige çıkma mücadelesini kazanmışta başkan bekleniyor. Bir grup arkada açmışlar “Ankara'nın bağları” şarkısını döktürüyorda, döktürüyor. “Aslan Mustafam” türküsüyle zaferin tadı çıkarılıyor. En sonunda görünüyor seçimin galipleri. Kalabalık daha bir hareketleniyor. Islıklar, alkışlar, tezahuratlar. Gazete sahipleri ve vekaletçilerden oluşan büyük kalabalık bir sevinç hezeyanı içinde kendinden geçiyor. Mustafa Arslan herzaman ki gülümsemesiyle selamlıyor kalabalığı. ”Hepinizden Allah razı olsun. Bu seçim Anadolu'nun zaferidir. Varolun, hakkınızı helal edin”
-Alkışlarla uğurluyoruz yeni temsilcilerimizi. Otobüsler geliyor. Konya'ya dönüş yolculuğu başlıyor. 1 numaralı otobüs deplasmandan dönen taraftar otobüsü gibi. Tezahüratlar alıntı olsa da söylenmek istenenler özgün. Herkesin dilinde aynı cümle “Şükürler olsun”. İlahi adalet yine yerini buldu.
YUNUS ALTINBEYAZ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.