Şartlı Övgü - Şartsız Övgü

Eğitimde şartlı sevgi yazımdan dolayı teşekkürlerin yanında eleştiriler de aldım. Okuyucularım gerek, Hotmail’ime gerekse telefon açarak yazım dolayısıyla yazımın lehinde çok faydalı yazı olduğunu, lakin aleyhinde olanlar ise başarılı insanın ister istemez daha çok sevileceğini söylediler. Çok ebeveynden duyduğum şu konuşmaları sizlerle paylaşmak isterim.

Bu çocuğumun okul toplantılarına giderken isteyerek ve severek katlıyorum. Öğretmenin konuşmaları beni gururlandırıyor ve onurlandırıyor. Lakin diğerinin toplantısına gittiğimde yüzüm yerlere dökülüyor. Öğretmen bir şey diyecek sanki başarısızlığını yüzüme haykıracak diye tedirgin suspus toplantıyı dinleyip geliyorum.  İşte bu durumu maalesef çocuklarımıza hal ve konuşmalarımıza yansıtıyoruz. Çocuklarımız arasına rekabet ve kıskançlık tohumunu ekiyoruz. Gelecekte tamiri zor durumları gösterdiğimiz sevgiyle yapıyoruz

Çocuklarımıza iki çeşit övgü göstermeliyiz. Birincisi kayıtsız şartsız övgüdür. Burada çocuğumuza şartsız: “Sen nasıl olursan ol, sen benim için önemlisin, seni seviyorum” demek isteriz. Çocuğun bu sevgiyi kazanması ve hak etmesi için uğraşmasına gerek yoktur. Bu sevgiden kuşku duyması ve kaybetme korkusu da yoktur. Sadece var olduğu, insan olduğu ve o ailenin bir bireyi olduğu için gördüğü sonsuz ve sınırsız sevgidir. İnsanı mutlu eden de bu sevgidir.

İkinci ise şartlı övgüdür. “Bununla çocuğun yaptığın işler ve davranışlar çok güzel ve yaptıkların bizim hoşumuza gidiyor.” Demek isteriz. Yıllar önce iki kız kardeş arasında aile rekabet ortamını uçurum haline getirmiş. Büyük kız kardeş okulunda başarılı olduğu için sürekli küçük kardeşine karşı övülmüş rol model gösterilmiş. Büyük kız akademisyen olmuş.  Lakin diğer kız kardeş yaratılışın etkisiyle algısı fazla olmadığı için üniversitenin örgün eğitimini kazanamamış. Aile ablayı yüceltmiş el üstünde tutmuş. Küçük kardeş ezilmiş, kişiliği saldırıya uğramış, aile ile çatışmaya girmiş. On sekizini bitirir bitirmez, işsiz güçsüz birine kaçarak işi çözüme ulaştırmış. Aile yıkılmış.  Ailenin yakınlarından biri gidip soruyor; “Niye böyle? En azından dışarıdan üniversite okuyordun. Okulunu bitirseydin. Dünür dahi gelmediler. Dünür gelseler babam evet, derdi, belki! Hiç mi ananın babanın durumunu düşünmedin, gittiğin birinin işi gücü dahi yok.  Niye böyle bir şey yaptın dediğinde küçük kız kardeşin söylediği tek kelime, anne ve babamdan intikam aldım

Evet, kardeşler arasında rekabet ve kıskançlık aile içinde tamiri zor uçurumları işte sizin ciddiye almadığınız şartlı sevgi ve şartlı övgüler aile içinde yıkıntıya yol açmakta, hem de çocukların kişilik gelişimimde onların üzerinde ne derin uçurumlar açtığını bu kısacık öykümüzden anlaya biliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi