Sağlıkta Dönüşüm Prog. Kahramanları; Eczacılar
KONYA TELEVİZYONU'nda Sektöreel Bakış Programımızda geçtiğimiz hafta Sağlık Sektörüne bağlı İlaç Sektörü ve İlaç Sektörünün en uç danışmanları konumunda bulunan ve Sağlıkta Dönüşüm Programının sağlıklı ve güvenli bir şekilde yerleşmesinde çok büyük katkıları ve emeği olan Eczacılar program konuğumuz idi.
Sektörel Bakış Programımıza Konya Eczacı Odası Başkanı Tevfik Göçer, Konya Eczacı Odası İkinci Başkanı Adem Açıkgöz, Oda Genel Sekreteri Cemil Karakap ve Oda Saymanı Ali Serdar Koçak yer aldılar.
Türkiye son yıllarda Sağlık Alanında Dünya’daki bütün ülkelerin gıpta ile baktığı büyük değişimlere imza attı. Yıllardır bir türlü neşter vurulamayan Sağlık Sektörü Sorunlarının üzerine son on yıldır büyük bir kararlılıkla gidilmeye ve sektörün sorunlarının üstesinden gelinmeye çalışılıyor.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Sağlık Bakanlığı görevinde yaklaşık on yıldır Sağlık Bakanı olarak görev yapan Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ, 1925-1937 yılları arasında Sağlık Bakanlığı yapan Dr. Refik Saydam’dan sonra en uzun bakanlık görevini ifa eden bir kişi olarak sağlık alanında çok önemli dönüşümlere imza attı. Devlet hastanelerinin yeniden düzenlenerek teknoloji de dahil olmak üzere hastanelerin yaşam ve muayenene şartlarının iyileştirilmesi, sosyal sağlık alanında çok önemli projelerin geliştirilmesi, sağlık alanında bürokrasinin azaltılması, önceleri kamu alanında çok büyük açıklara neden olan sağlık harcamalarının kontrol edilmesi, ilaç ve hasta takip sistemlerinin teknolojik kullanım ile ayrıntılı takip edilmesi gerçekten tüm Dünya’da gıpta ile izlenen dönüşüm reformlarının önünü açtı.
Sağlıkta Dönüşüm Reformu tabii ki sadece hükümetlerin karar alması ve bu kararları uygulaması ile olmuyor. Sağlık Sektörü içinde özel ve kamu hastanelerinin, doktorların, tıp çevrelerinin, bilim adamlarının, eczacıların, hemşirelerin, ecza depolarının, ilaç firmalarının ve daha bir çok sağlık sektörü alt guruplarının bir araya geldiği dev bir hizmet sektörü. Eğer şu son on yılda bir başarı elde edildiyse bunda hiç kuşkusuz tüm bu sektör içerisinde yer alan meslek guruplarının, odaların, sağlık kurumlarının çok büyük payı var. Bu konuda da zaten Sayın Bakan bunu sık sık ifade ederek Sağlık Alanında yapılan büyük dönüşüme destek verenlere teşekkür ediyor.
Sağlıkta Dönüşüm Programının en büyük uygulamalarından birisi de kuşkusuz İlaç Sektöründe yaşanan gelişmeler oldu. Sağlık Bakanlığının ilaç fiyatlarını yakın takibe alması ve eş değer ilaç uygulamaları, ilaç yazılımları konusunda reçetelerin daha yakından takip edilmesi, ilaçların kare barkod uygulamasına geçilmesi, eczanelerin ilaç stoklarının bu uygulama ile takip edilmesi de bu dönüşüm programlarının bir parçası olarak uygulamaya konuldu.
Sağlıkta Dönüşüm Programı bazı sıkıntıları da getirmedi değil. Özellikle düşen ilaç fiyatlarının yerli ilaç üreticilerini sıkıntıya soktuğu, hatta bazı yerli firmaların zarar etmesi nedeni ile yabancılara satıldığı da bir gerçek. Geçtiğimiz Haziran Ayında ABD’nin Sağlık Merkezi kentlerinden birisi olan ve dünyanın en büyük ve en kaliteli tıp merkezlerine ev sahipliği yapan Bostan kentinde düzenlenen 2012 Uluslararası Biyoteknoloji Fuarından konuşan Abdi İbrahim İlaç Firması CEO’su Candan Karabağlı da ilaç fiyatlarındaki sürekli düşüşün ve buna karşılık kur yükselişinin ilaç firmalarını ve mukabilinde eczaneleri etkileyeceğini belirtiyor. Türkiye genç bir nüfusa sahip ve sağlık ilaçları sektörünün ülkemiz firmalarınca üretilmesi çok önemli ve stratejik bir hedef olarak gözetilmeli diye düşünüyorum.
Sağlıkta Dönüşüm Programının hastalara yönelik en uç uygulamalarını kuşkusuz Eczacılar gerçekleştiryor. Hükümetlerin almış oldukları sağlık kararları doğrudan bir şekilde Eczacılara yansıyor. Sektöreel Bakış Programında da biz eczacıların bu dönüşüm çerçevesinde nerede olduklarını, ne düşündüklerini ve nasıl etkilendiklerini konuştuk.
Eczacılar; İlaçların Doktorları olarak bir çok görüşleri dile getirdiler. Hem Eczane İşletmeleri hakkında sorunları var, hem mesleki açıdan kaygı ve düşünceleri var. Bir çok eczane bu ilaç fiyatlarının sürekli düşüşte olmasından dolayı mali sıkıntı ile karşı karşıya. Hatta bir yıl içerisinde otuza yakın eczane kapanmış durumda. Eczanelerin çoğu en az iki kişi çalıştırıyor ve topluma istihdam konusunda da katkı sağlıyorlar. Eczacılar sürekli büyüyen ve değişen toplumda var olma mücadelesi veriyorlar. Eczacılık Fakültelerinin sürekli artması ve mezun sayısının çoğalması, eczane dağılımın dengesizliği, nöbetçi eczanelerin geceleri güvenlik sorunu v.b. gibi sorunlar acil çözüm bekleyen sorunlar olarak görülüyor.
Eczacıların; toplumdaki eczane açıp ilaç satan eczacı algısından kurtarılması gerekiyor. Eczacı; çok ciddi anlamda, belki de bir doktordan daha fazla tıp ve ilaç eğitimi alan, çok zor şartlarda ve koşullarda mesleğini icra etmeye çalışan, toplumun gönüllü sağlık danışmanlığını yapan birer meslek mensupları olduğu bilincinin yerleşmesi gerekiyor. Eczacılar aynı zamanda birer sağlık danışmanlarıdır ve eczacıların daha fazla yetkin ve etkin olması yönünde kanuni düzenlemeler yapılmalıdır. Türkiye’de hiçbir eğitimini almadan ve laboratuvar şartlarında denemeden aklına gelenin çeşitli bitkisel ilaç üretip halka tavsiye ettiği bir zamanda Eczacılar daha fazla mesleki saygı ve ilgiyi hak ediyor diye düşünüyorum.
Bu konuda her hastaneye, rehabilitasyon uygulama merkezlerine, sağlık ocaklarına, belediye ve benzer kamu kurumlarına, bitkisel beslenme ve bitkisel destek ürünü satan kurum ve kuruluşlara mutlaka birer eczacı danışman kadrosunun oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Biz yetişmiş insan gücünün kıymetini bilmez isek, o zaman ilerleyen zamanlarda yetiştirecek beyinler bulmamızda zor olacaktır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.