Rütbe değil, itibar istiyoruz

Rütbe değil, itibar istiyoruz
Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Şükrü Balun, planlı bir şekilde özelleştirme anlayışına doğru giden Milli Eğitim'de, öğretmenin itibarsızlaştırıldığını ve bu yanlışlığın düzeltilerek...

Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Şükrü Balun, planlı bir şekilde özelleştirme anlayışına doğru giden Milli Eğitim'de, öğretmenin itibarsızlaştırıldığını ve bu yanlışlığın düzeltilerek öğretmenin itibarının yeniden kazandırılması gerektiğini söyledi.
Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Şükrü Balun, gün geçtikçe itibarsızlaştırılan öğretmenlik mesleğinin itibarının yeniden kazandırılması gerektiğini belirterek; “Kamunun tasfiyesi ve kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ile kamu çalışanlarını esnek, kuralsız ve iş güvencesiz çalıştırılmasını amaçlayan Kamu Yönetimi Temel Kanunu’nun (KYTK) mimarlarından Ömer Dinçer’in, eğitimin özelleştirilmesi amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın başına getirildiğini biz Eğitim-İş olarak başından beri söylemekteyiz. Planlı, bilinçli bir şekilde öğretmeni itibarsızlaştırmaya çalışan bu özelleştirmeci anlayış; ‘öğretmenlerin 3 gün yattığını 3 ay tatil yaptığını, dünyanın en fazla devamsızlık yapan öğretmenlerinin Türkiye’de olduğunu, aldıkları ücret ile başarılarının orantılı olduğunu’ söyleyerek, ALO 147 şikâyet hattı ile de öğretmeni korkutmaya, sindirmeye çalışmıştır” dedi. Uygulamayla Çalışma Barışı Bozulacak Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamasıyla okullardaki çalışma barışının bozulacağına dikkat çeken Şükrü Balun, “652 Sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı teşkilat yapısını tamamıyla değiştiren Ömer Dinçer, şimdi de öğretmenlere 5 kademeli Kariyer Basamakları getirerek okullarda çalışma barışını bozmak istemektedir. Basına sızan haberlere göre öğretmenler; stajyer öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen, kıdemli uzman öğretmen, başöğretmen olarak 5 kademeye ayrılacak ve her kademeye geçişte sınav uygulanacakmış. Kademeli geçişlerde yüzde 50 sınav puanı ve yüzde 50 değerlendirme çizelgesi esas alınarak 70 puanı aşan başarılı sayılacakmış. Sınavlarda başarılı olamayanlar ise memurluğa aktarılacakmış. Sivilleşmeden dem vurarak, okullarda tek tip kıyafet uygulamasından vazgeçen siyasal iktidar öte yandan asker ve polislerde uygulanan apolet uygulamasını eğitim çalışanlarına getirmeye çalışmaktadır. Oysa asker ve polislerde uygulanan apoletin görev, sorumluluk ve yetki bakımından bir anlamı vardır. Okullarımızda ise öğretmenlerimiz aynı sınıflara girmekte, aynı programı uygulamakta, aynı görev, yetki ve sorumluluklara sahip olmaktadır. Hali hazırdaki uzman öğretmen-öğretmen uygulamasında bile aynı işi yapan öğretmenlere farklı ücretler ödeyen Bakanlığın, bu kariyer basamaklarını fazlalaştırması ile okullarımızdaki iş barışı daha da bozulacaktır” şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.