Ribat Vakfı ve Vakıf İnsanlar!
İlim ve gönül ehli insan Abdullah Büyük hocaefendinin önderliğinde 1982 yılında yayın hayatına başlayan “Ribat Dergisi”nden aldığı isimle 1992’de hayata geçirilen “Ribat Eğitim Vakfı” aşevi hâlen merkez ve 2 şubesiyle günde 4 bin ailenin sıcak yemek ihtiyacını karşılamanın yanında sağlık, gıda ve yakacak yardımı yapıyor. Yönetim Kurulu Başkanlığını Ali İhsan Ersöz’ün üstlendiği vakfın Genel Müdürlüğünü Sami Yıldız hocaefendi, Halkla İlişkiler Müdürlüğünü Ahmet Tekelioğlu ve aşevi müdürlüğünü de Ali Lamcı yürütüyor. Genel merkezi Mevlânâ Çarşısı 3. kat 301 olan vakıf eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetler, basım yayın çalışmalarına, 1996’da Muhacır Pazarı Balık Hali yanındaki Meram Belediyesi’ne ait olan aşevini devralarak sosyal yardımlaşmayı da dahil etmiş bulunuyor. “Et kokarsa tuzlarsınız, ya tuz kokarsa diye bir deyiş vardır” denilen vakfın yayını olan “Hizmet Bülteni” nde ailenin sosyal hayatın tuzu olduğuna dikkat çekilerek, aile yapısında meydana gelen olumsuz gelişmelere bir nebze olsun olumlu katkıda bulunabilmek için aile eğitimi çalışmalarına ağırlık verildiği ifade edilip, şöyle devam ediliyor: “Bununla; yeni mutlu aileler oluşturmak, mutlu ailelerin mutluluğunu artırmak, mutsuz ve huzursuz aileleri ıslah ederek huzura kavuşturmak amaçlanmıştır. Bizzat Abdullah Büyük hocaefendi tarafından bu amaçla Türkiye’nin 22 değişik bölgesinde çalışmalar yürütülüyor.
Eğitim ve kültür faaliyetleri kapsamında ilâhiyatçı-yazar Abdullah Büyük, Sami Yıldız, Prof. Dr. Ali Akpınar, Prof. Dr. Ramazan Altundaş, Mesut Karaköse ve Ali Küçük tarafından hoca ve yardımcılar için ders programları, merkez, bölge ve beldelerde hizmet içi eğitim programları, Miraç ve Regaib geceleri, Kutlu Doğum ve Vakıf Haftaları münasebetiyle düzenlenen programlar, tefsir dersleri ve halka açık konferanslar büyük ilgi görüyor. Bu arada gençler için şehir dışı geziler, piknik ve sportif programlar, kermes ve hanımlarla ilgili çeşitli programlar düzenleyen Ribat Vakfı’nın oluşturduğu “Gıda Market” inde ihtiyaç sahibi vatandaşlar ücretsiz gıda ve giyim alışverişi yapabiliyor, ihtiyaç sahibi öğrencilere de eğitim malzemesi desteği veriliyor.
Yüksek İslâm Enstitüsü’nde tahsil yapmak üzere 1970 yılında Konya’ya gelen Abdullah Büyük hocaefendiyi, talebe iken Kapı Camii’nde verdiği vaazlar ve 1978-80 arasında yollara taşan cemaate Sultan Selim Camii’nde kıldırdığı teravih namazları münasebetiyle tanıdım. Daha sonra İnce Minare yanındaki Türkiye’de Yarın Gazetesi’nde bir süre birlikte mesai yaptık. Hayırlık hizmetlere öncülük eden, 1982’de “Ribat Dergisi” ni yayımlamaya başlayan ve 1992’de bir grup hayırseverle birlikte “Ribat Eğitim Vakfı” nı hayata geçiren muhterem Abdullah Büyük; vakfın faaliyet bülteninde “Önden gönderilen ve geriye bırakılanlar” başlığıyla kaleme aldığı “Vakıf insanlar” konulu bir yazıda şunları söylüyor:
Vakıf insan günümüzde en çok aranan, en çok hizmete koşturan ve en çok samimiyeti ve ihlâsı olan insandır. Bu insanlar durmak, gevşemek, küsmek, darılmak, kaytarmak gibi kelimeleri bilmezler. ‘Bize ley lü Nehar olmaz’ (Bize gece gündüz olmaz)ifadesinin adresidir vakıf insanlar, bir binayı, araziyi veya vakfedilecek bir şeyi vakfetmeden önce, kendilerini hakka ve hakikate vakfeden insanlardır. Bundan dolayı da kibir, gurur, kendini beğenmişlik, riya, ucub gibi iflâs ettirici çirkinliklerden uzan durarak iş yaparlar. Hizmete koşarlar, sanki koşanlar kendileri değilmiş gibi hareket ederler. Vakıf insanların mânevî kimlikleri ‘Fakir’ dir. Bu samimiyetin ve ihlâsın neticesi olmalı ki, ömrü çeyrek asra varmayan vakfımızın ülke geneline ilimle, irfanla, hizmet birimleri ile yayılmış olması, bu isimsiz ve şöhretsiz insanların varlıklarına dayanır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.