Ramazan Ayının İçeriği ve Zenginliği: I
Bir şeyi benimsemek veya benimsememek, sevmek veya sevmemek, üstünlüğünü kabul etmek veya etmemek o şeyi tanımaya ve bilmeye bağlıdır. Bilmek ve tanımak, ya sevgiyi veya nefreti getirir. Sevgi ve nefretin oluşması; bilmek ve tanımak istediğimiz şeyin içeriğine göredir.
Mağfiret günlerini yaşadığımız on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in içeriğini, iyi öğrenir ve varlığını iyi tanırsak, sevgimizin ve hayranlığımızın daha da artacağı kesindir. İyi öğrenmek ve iyi tanımak, Ramazan ayı ile ilgili bilgimizi geliştirmemize, düşüncemizi derinleştirmemize, geçmişten ibret almamıza ve tecrübelerden yararlanmamıza bağlıdır.
Faziletine inandığımız ve ecrini umduğumuz Ramazan-ı Şerif’in, diğer aylardan farklı ve üstün, bu aya kavuşan müminlerin günahlardan korunma ve kurtulma konusunda daha şanslı oldukları, dinî kaynaklarda yer alıyor. Biz ise kulaktan dolma bilgimizle Ramazan-ı Şerif’i, yalnızca ibadet ayı biliyor ve öyle kabul ediyoruz. Bu sebeple de Orucumuzu tutup, Teravih Namazımızı kıldık mı, Ramazan ayına karşı görevimizi eksiksiz yerine getirdiğimizi zannediyoruz. Ramazan ayı denince hemen oruç aklımıza geliyor. Eğer, Ramazan ayının diğer vecibelerini çağrıştırarak aklımıza geliyorsa mesele yok.
Aslında Ramazan ayının içeriği çok zengin ve gölgesi çok koyu. Bu zenginliği bütünüyle göremeyenlerde, duygu ve heyecan ağır basıyor. Ramazan ayının faziletinden, sevabından, günahların affına vesile olacağından bahsediyoruz da, ilim ve hikmetinden, kültür ve medeniyetlere yön ve şekil veren özelliklerinden, cemiyet hayatına kazandırdığı sosyal ve ekonomik aktivitelerden yeterince bahsetmiyoruz. Her halde cemiyetteki dengesizliğin, zengin fakir arasındaki uçurumun ve insanlar arasındaki soğukluğun sebebi bundan olsa gerek. Belki de önemli olmasına rağmen konunun o yönünü çok iyi bilmiyoruz. Dünya ve ahırette şahsımıza menfaat sağlayacak, ahıret derecesi kazandıracak amellere ilgi duyuyoruz, amellerin sosyal yönüne fazla ilgi duymuyoruz. Eğer Ramazan ayının içeriğinde neler olduğunu iyice öğrenirsek, Ramazanı daha çok seveceğimiz kesindir. Ramazan ayını severek benimsersek içeriğini araştırır, düşünür, sorumluluğumuzun şuuruna ereriz.
Ramazan ayı içerisinde yer alan önemli amelleri isimlendiren dinî kavramlar şunlardır: Oruç, Teravih Namazı, Sahur ve İftar. Bu tabirler, Ramazan ayının olmazsa olmazları. Ayrıca bir de Zekât kavramı var ama Zekât, yalnız Ramazan ayında verilmez, diğer aylarda da verilebilir. Ramazan ayında malî ibadetlerin yerine getirilmesi insanların yakınlaşmasına ve kaynaşmasına sebep olur. Ramazan-ı Şerif hakkındaki bilgimizi tazelemiş olmak için, Ramazan-ı Şerif’in içeriğine kısaca bir göz atalım:
Ramazan; Kur'an-ı Kerimin yer yüzüne indirildiği veya indirilmeye başlandığı, Oruç ibadetinin farz kılındığı, bin aydan daha hayırlı ve bereketli olan Kadir Gecesinin içerisinde saklı bulunduğu, Allah'ın rahmetinin yer yüzünü kapladığı, insanların birbirlerini daha çok düşündükleri, Cenâb-ı Hakkın kullarının, günahlarını bağışlamak için tövbe ve istiğfarda bulunmalarını âdetâ beklediği ve toplumun ahlâkî problemlerinin doruk noktada mutlaka düşünülmesi gerektiği mübarek bir aydır.
Sevgili Peygamberimiz, şu veciz ifadelerle Ramazan ayını bize takdim ediyor:
"Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluştur." (Buhari-Müslim.)
"Eğer ümmetim Ramazan ayında tecelli eden faziletleri bilmiş ve görmüş olsalardı bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi." (Buhari-Müslim)




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.