PKK neden Karadeniz’de?
İyi ki varsın Eren diyerek başlamak istiyorum sözlerime... Al yanaklı, masum bakışlı Karadeniz çocuğunu unuttunuz değil mi ? En fazla iki gün sürdü yasınız. Sosyal medyanızı süslediniz Eren’in resimleri ile sonra unutup gittiniz.
13 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon/Maçka kırsalı , Köprü Yalı mahallesinde ; ihbar ettiği PKK’lı teröristler tarafından şehit edilmişti Eren Bülbül ...
Şaşırdık değil mi , Trabzon Maçka'da böyle bir olay olunca. Yemyeşil, tertemiz havası ile turizmin gözbebeği olan Karadeniz'de terörün ne işi olabilir dedik hepimiz.
Son aylarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde PKK terör örgütüne yönelik düzenlenen başarılı operasyonlarda , ağır kayıplar veren örgüt , bu bölgelerde eylem düzenleyemediği için , katılım ve destek oldukça azaldığı için yönünü Karadeniz ‘e çevirdi.
Karadeniz bölgesinde, örgütün arazi olarak konuşlanmaya en müsait olduğu 4 şehir ; Tokat , Ordu , Trabzon ve Giresun'dur.
Öncelikle Tokat bölgesinden başlamak isterim. Terörle ne alakası var Tokat’ın diyeceksiniz belki de. Tokat arazisi; yüzde 45 dağlardan, yüzde 40 yayla ve platolardan, yüzde 15 ovalardan ibarettir. Kızılcaören, Topçam, Çevreli, Seleman ve Dumanlı yaylası başlıca yaylalardandır. Rakımı 188 metreden 2870 metreye kadar değişen yükseklikte dağları vardır. DHKP-C, TİKKO, MLKP ve PKK’nın uğrak noktasıdır Tokat. 1997 yıllarında Tokat Kurtuluş Un Fabrikası’nı basan PKK 3 kişiyi öldürdü , görevden dönen askeri araca saldırdı 1 astsubay ile 3 er şehit oldu , 2004 senesinde DHKP-C tarafından düzenlenen saldırıda bir askerimiz şehit oldu, 2009 Reşadiye/Sazak bölgesinde PKK tarafından düzenlenen saldırıda 9 askerimiz şehit düştü. Sol örgütlerle birlikte PKK’nın el ele vererek ortak eylemler düzenlediği bir yerdir Tokat.
Ordu; bol yağışlı, dağlık, ormanlık, sisli yaylalarıyla örgütün Doğu’da arayıp da bulamadığı bir araziye sahiptir. Canik ve Doğu Karadeniz Dağları ile çevrilidir. Ordu’nun yaylaları ise yüksek tepelere sahiptir. İlin en yüksek tepesi 3038 metre ile Kırkkızlar Tepesi’dir. Özellikle Akkuş , Ünye ve Mesudiye ilçeleri ile terör örgütlerinin konuşlanmasına oldukça müsaittir. Mesudiye ‘de 30 Eylül 2016 tarihinde çıkan çatışmada 6 PKK’lı terörist öldürüldü. Akkuş’ta 3 Ağustos 2010 tarihinde PKK’lı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda 1 askerimiz şehit düştü, 2 askerimiz yaralandı. Ünye’de 21 Mart 2002 tarihinde eylem hazırlığında olan 3 DHKP-C'li terörist öldürülerek etkisiz hale getirildi. Ordu ; terör örgütü unsurlarının eylem yapması ve eylem sonrası gizlenmeleri , saklanmaları için uygun bir araziye sahiptir.
Trabzon; yayla kültürünün yoğun yaşandığı yerlerden bir yerdir. Sıkı ormanlık bir yapıya sahiptir.. Zigana Dağları, Çakır Göl Dağı, Keşiş Dağı gibi yükseltileri oldukça büyük dağlara sahiptir. Ne yazık ki geçtiğimiz yaz ayında 15 yaşındaki Eren Bülbül ve astsubay Ferhat Gedik Maçka’’daki PKK tarafından düzenlenen terör saldırısında şehit düştü. Maçka ‘da terör saldırısında 2005 senesinde 6 kişi şehit düştü , geçen sene 16 Mayıs ‘ta Maçka’da kırsal alanda devriye gezen jandarma ekibine açılan ateş sonucu 1 askerimiz şehit düştü. Trabzon ; yaylaları arasındaki uzun mesafe, arazinin sertliği ve ormanlık alanın sık olması sebebi ile terör örgütlerine ev sahipliği yapmaya çok müsait.
Son olarak Giresun'a gelince...Sivas , Erzincan , Ordu , Gümüşhane ve Trabzon’a komşu bir şehirdir. Dağlar 2000 metre yüksekliklere kadar zengin ormanlarla örtülüdür. Özellikle 3248 metre ile Gavur Dağı , sert keskin yaylalarla diğer Karadeniz illeri gibi bir coğrafi yapısı vardır. 6 Mayıs 2016 tarihinde Çaldağ Jandarma Karakolu'na roketatarlı saldırı sonucu bir askerimiz şehit oldu. 12 Temmuz 2016 tarihinde Dereli ilçesinde polislere silahlı ve mayınlı saldırı düzenlendi. Ve yine 27 Eylül 2015 tarihinde Güce ilçesinde karakola roketatarlı saldırı düzenlendi şükür ki kaybımız olmadı. Eren Bülbül ve astsubay Ferhat Gedik’i şehit eden terörist grubundan olan PKK’lı “Aram” kod Mustafa Tolucan Giresun Dereli'de geçtiğimiz hafta yakalandı.
Karadeniz’de özellikle bu 4 ilimiz hem sol marjinal terör örgütleri tarafından hem de PKK tarafından abluka altına alınmış durumda. Tabi ki bahsettiğim bu illere komşu olan diğer bölgeler de dahil. Doğuda ve güneydoğuda düzenlenen operasyonlar sonucunda beli kırılan örgüt , kış ayında sığınak ve barınak kurmak için özellikle Karadeniz bölgesini tercih etmeye başladı.
Karadeniz'deki terörist grupları küçük. Hem bölgedeki imkanlardan hem de uygulanmaya çalışılan stratejiden dolayı bu şekilde hareket ediyorlar. Mümkün olduğu kadar gözden uzak bir şekilde yaşıyorlar. Örgüt liderlerinden, gruplara küçülme talimatları verildi. İmha olmadan eylem planlarını uygulamaya çalışıyorlar fakat başarılı olamıyorlar. Vatanımızın her karış toprağına göz dikenlerin başını taşla ezmek gerek. Acımadan , ama bunlar da insan demeden, hak hukuk gözetmeden başını ezmek şart. Zira kendim de bir hukukçu olarak terörle mücadelenin ; kağıt üzerindeki bir kararla , hazırlanan iddianameler ile biteceğine asla inanmıyorum. Hukuki mücadele en son aşama.
İnsan istihbaratını kullanırken neden halkın yüzde 100 desteğini alamıyoruz diye soruyorum bazen kendime. Cevabını buluyorum...Ya da bulduğumu zannediyorum...
Merhamet ve hümanizm. Malum bizim insanımız yufka yüreklidir. Ne yazık ki terör örgütleri , bu iki tehlikeli kavramı çok güzel kullanır da kullandırtır da... Bu konuda işini en iyi bilen de DHKP-C’dir... Misal 80 yaşındaki bir teyze “ Onlar da insan , kışları sığınacak yer arıyorlar , tee nerelerden gelip dağlarda kalıyorlar sıcak yer bulmak için.” diyebiliyor . “Gelenler anarşikler, bizim çocuklar" deyip akşam sobalarını onlar için yakabiliyorlar. Devlete karşı gelenlere insan öznesi ile bakıyorlar, terörist ya da terör sempatizanı sıfatı ile değil.. Neyse, biz safını belli edenlerle beraberiz. Bulanık sularda balık avlayanlarla değil...





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.