Ova’da kuraklık korkusu büyüyor

Ova’da kuraklık korkusu büyüyor

Ülke genelinde olduğu gibi Konya Ovası'nda da yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehdidi oluştu.

Ülke genelinde olduğu gibi Konya Ovası'nda da yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehdidi oluştu. Geçtiğimiz yılın Nisan ayına göre yağışlarda yüzde 73’lük bir düşüş gözleniyor. Bahar yağmurları da açığı kapatmaya yetmedi

Geçmiş yıllara göre bu yıl yağış miktarında ciddi bir düşüş yaşanıyor. Türkiye, son yılların en kurak kışını geçirdi. Türkiye ve Konya Ovası yılın en verimli ilk beş ayında da istenilen yağışı alamadı. Konya Ovası'nda geçtiğimiz yılın Nisan ayına göre yağışlarda yüzde 73’lük bir düşüş gözleniyor. Bu durum yeraltı sularında azalmaya ve çiftçinin büyük ekonomik kayıplar yaşamasına neden olacak. Geçtiğimiz günlerde ülke genelinde etkili olan yağışların ise açığı kapatmayacağı belirtildi. Uzmanlara göre son 40-50 yılın en büyük kuraklığı söz konusu. Yağış gelirlerindeki azalmanın yüzde 50'ler seviyesinde olduğunu ifade eden yetkililer, yağışsız bir döneme girildiğini ve sadece bahar yağmurlarının açığı kapatmaya yetmeyeceğini kaydetti. Uzmanlar, kuraklık tehlikesinin çok büyük olduğunu ve asıl etkilerin 2015'te yaşanacağını söyledi. Uzmanlar, “Kuraklıkla topyekün mücadele edelim” çağrısında bulundu.

ÖNCEKİ YILLARA GÖRE CİDDİ DÜŞÜŞ VAR

Konu hakkında gazetemize açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Şube Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık, 1970 yılından günümüze kadar geçen 44 senelik bir dönemde Türkiye’de metrekareye düşen ortalama yağış miktarının 643 milimetre olduğunu söyledi. Konya kapalı havzasında ise Türkiye ortalamasının yarısı kadar bir yağışın aldığını işaret eden Arık, “Konya’ya metrekareye 320 milimetre civarında yağış düşüyor. Tuz Gölü çevresine baktığımız zaman orada bu miktar 250 milimetreye kadar düşüyor. Bu oran çölleşmenin sınırı olarak kabul edilir. Konya’da çölleşme sınırında olan bir bölge” dedi. 2000-2008 yılları arasında yağışlarda azalma olduğunu işaret eden Arık, 2009-2012 yılları arasında yıllık ortalama yağışın ise 400 kilogramı bulduğunu ve bu oranın Konya havzasında sevindirici olduğunu söyledi. Ama son iki yılda yağışlardaki azalmanın alarm verdiğini ifade eden Arık, “Mayıs ayının başlarındaki yağışlar devam etmediği takdirde yıllık bazda en düşük yağışın olduğu yıllardan birini yaşamamız muhtemel. Son 2 yıl içerisinde yağışlarda ciddi azalma var. Son 44 yılda Nisan ayında düşen yağış ile bu senenin Nisan ayında düşen yağışta yüzde 78’lik bir azalma var. Bu ilk defa karşılaşılan bir kuraklık ve bu yıl metrekareye 250 milimetre yağış gerçekleşti. Artık yağışların olmayacağı kuru döneme geçiliyor. Eğer yağışlar bu şekilde devam ederse yeraltı suyu beslenemeyecek ve gelecek yıl yeraltı suyu problemi de yaşanacak” diye konuştu.

12 MİLYAR METREKÜP İHTİYAÇ VAR

Konya havzasında yıllık 12 milyar metreküp suya ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Arık, havzadaki bütün su kaynaklarının kullanılmasına rağmen yılda toplam 4 milyar metreküp suyun toprakla buluştuğunu ifade etti. 2 milyar 400 metreküpü yüzey suları, geri kalanı da yeraltı sularının oluşturduğunu belirten Arık, “Akarsuların önüne yapılan barajlardan dolayı yeraltı suları beslenemiyor. Buna su kuyularının bilinçsizde kullanılması da eklenince havzada su ihtiyacı karşılanamıyor. Aynı şekilde bitkinin ihtiyacından fazla su veriliyor. Salma su ile vatandaşın gözü tatmin oluyor” dedi. Yeraltı sularının da giderek azaldığına dikkat çeken Arık, “1960 yılından bu yana derin kuyu kavramının gelişmesi ve havzada kuru tarıma dayalı kuyuların açılması bunda etkili oluyor. 2014 yılına kadar ruhsatlı kuyu 28 bin civarında. Havzadaki toplam kuyu sayısı ise 100 binin üzerinde. Dolayısıyla 70 bin kuyu kaçak yollarla açılmış. Devlet Su İşleri’nin verilerine göre son 30 yılda, yıllık 1 metre yeraltı su seviyesi düşüyor. Yağışlar her ne kadar paralel seviyede gitsede yeraltı suyunun bilinçsiz ve aşırı kullanımı büyük tehlike içeriyor. Geçmişte artezyen kurulan bölgelere şimdi kuyu açılmak zorunda kalınıyor. Havzanın bütün bölümlerinde bu yaygın bir şekilde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

YERALTI SUYU KULLANIMI DÜŞÜRÜLMELİ

Konya Ovası'nda bütün çiftçilerin bir kere kuyusunu çalıştırdığında yarım milyar metreküplük suyu kullanıldığını aktaran Doç. Dr. Arık şunları söyledi: “Bazı bitkilere de sezonda 8 defa sulama yapılıyor. Hükümet ise sulu tarıma ihtiyaç duyan bitkilerin teşviğini yapıyor. Konya buğday ambarı diye bilinir. Çünkü, bölgenin iklimine en uygun bitki buğdaydır. Konya’da yağışlar uygun gittiği zaman sulama bile gerektirmiyor. Bunlara destek verildiği zaman yeraltı suyu kullanımı azaltılabilir. Ama buğdaya teşvik edilmiyor. Geçmiş yıllarda bir kilo saman, bir kilo buğdaya eşdeğer oldu. Saman bile ithal eden bir ülke haline geldik. Hükümetin uzmanlaşmış bakanlığı vatandaşlara öncelik etmek zorundadır. Vatandaşa eğer kuru tarım özendirilirse, su verimi çok daha iyi kullanılır. Küresel ısınma da son yıllarda gündemimizde olan bir konu. Çünkü dünyadaki bir derecelik bir değişiklik, ekolojik dengeyi doğrudan etkilemektedir. Konya gibi kapalı havzalarda kuraklık olarak yansımaktadır ama suçu küresel ısınmaya atmamalıyız.”

TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMEZ

Konya havzasının su ihtiyacını karşılamaya yönelik projelerde ciddi bir ilermenin kaydedildiğini söyleyen Arık, “Mavi Tünel Projesi bunun güzel bir örneğidir” dedi. Proje tamamlandığında Konya havzasına dışarıdan 414 milyon metrekürüp suyun geleceğini hatırlatan Arık, “Konya havzasının yıllık harcadığı su miktarı 4 milyar metreküp. Getirilecek su harcanan suyun sadece 10’da biri. Taşıma su ile değirmen dönmez. Az su tüketen bitkilere bir dönüşüm olmalı. Toplulaştırma projeleri ve kapalı sistem projeleri hızlı bir şekilde uygulamaya konulması gerekiyor. Bu projeler uygulamaya konulduğunda yerlatı suları kullanımı azalır. Havza içerisindeki su çok geç yenileniyor. Yeraltı sularını bu hızda kullanmaya devam edersek, artık kalitesiz su ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bu da toprağı olumsuz etkileyecektir. Yetkililer biran önce harekete geçmeli” sözlerini kullandı.

MEHMET AKİF SÜTÇÜ merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.