Ömrümüz hayal kırıklarıyla geçiyor
İnsan ömrü ne kadar uzun gibi görünse de geçmişe dönüp baktığımızda bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor. 90 yıllık bir insan ömrü bazen 90 dakikalık bir futbol maçı gibi gelip geçiyor.
**
Ve biz ömrümüzü insanları tanımakla geçiriyoruz. Hayal kırıklarıyla bir ömür geçiyor. Bazen en sevdiğimiz, en güvendiğimiz en saygı duyduğumuz insanlarda bile büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz...
**
Yaşadığımız her hayal kırıklığı yüreğimizde derin yaralar açıyor, insanlığımızdan çalıyor. Gün geliyor en sığındımız en güvenli limanlar bile sular altında kalıyor. Zamanla insanlardan kaçar hale geliyoruz...
**
Hayat aslında büyük bir kumar ve biz onu kaybediyoruz. İkinci defa oynama fırsatımız olmuyor. Eskisinden daha beter bir hayat başlıyor. Kim ve ne olduklarını merak etmediğimiz insanlarla görüşmeye ve onların sözünü dinlemeye devam ediyoruz..
**
İnsanlara kızmıyorum. Çünkü hayatta en değer verdiğimiz insanlar bile bizi yarı yolda bırakabiliyor. En çok güvendiğimiz insanda bile aldandığımız anlar olmuyor mu? Kimler hayal kırıklığı yaşamadı ki? Kimler "güvendiğim dağlara karlar yağdı" demedi ki?
**
İnsanoğlunun ömrü hayal kırıklarıyla geçip gediyor. Uzun ömür insanı kurtaramaz. İnsanı değerlendirilen ömür kurtarır. Bazen birileri için dua ederken “Allah uzun ömürler versin” denilir. Bu yanlıştır. “Allah hayırlı ömürler versin” demek daha güzeldir.
**
Ömür faydalı geçmiyorsa uzun olması daha da fenadır. Günahlarla geçen bir ömrün insana zarardan başka menfaati olabilir mi? O halde ömrü değerlendirmek gerekir. Uzun veya kısa… Önemli olan vakti iyi değerlendirmektir.
**
Zaman, çok kıymetli bir hazinedir. Ama bu hazineyi ölçüsüzce harcamada adeta birbirimizle yarışıyoruz. Birinin kırk deve yükü altını olsa, şehrin en merkezi yerlerinden birinde dursa, her geçene rasgele dağıtsa bu adama ne denir? Deli denir değil mi? “Aklı olsa bu paraları dağıtır mı denir?” Fakat zamanı boşa harcayana bir şey demiyoruz....
**
Çünkü yeniden çalışıp altını yerine oyma ihtimalimiz var. Fakat boşa geçen zaman yerine gelmez. Çoğumuz, zamanında işimizi bitirip, boş kalan zamanımızı faydalı işlere ayırmanın faziletini idrak etmiş değiliz. Başarılı olabilmenin, ayakta kalabilmenin sırrı, zamanı en iyi şekilde değerlendirebilmekten geçmektedir.
*
Zamanın meyvesini almadan, değerlendirmeden geçip gitmesine izin vermemeliyiz. Bu meyveyi alabilmek için insanın prensip sahibi olması ve zamanını en verimli olacak şekilde programlaması gerekir. Planlı, programlı kısa bir hayat, dağınık ve amaçsız uzun bir ömürden çok daha hayırlıdır.
**
Değerlendirilebilen her ömür kıymetlidir. Kıymeti bilinmeyen uzun bir hayatın hiçbir ehemmiyeti yoktur. İnsan, her geçen saati iyi değerlendirmelidir. Hayal kırıklarıyla değil güzel ve anlamlı anılarla bir ömrü yaşamak en güzeli. Ama hayat her zaman karşımıza sürprizlerle çıkıyor...





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.