Ölüler Daha Şanslı

Türkiye’de çoğu köylerin yerleşim yerleri, arazi şartlarına uygun ve ulaşım imkânlarına hiç elverişli değil. Köylerimizim hatırlı şahıs ve ailelerin, aşiretlerin, ağaların ve beylerin tesiriyle rastgele kurulduğu her şekliyle belli. Hangi köyümüze giderseniz gidin daha ilk görüşte: “Bu köy, olduğu yerde değil de keşke şurada kurulmuş olsaydı, arazi şartlarına daa uygun düşerdi.” dersiniz.

Bizim ülkemizde nedense köyler, daha çok verimli, ekime ve dikime elverişli düz araziler üzerinde serbestçe ve düzensiz kurulmuş. Tarıma müsait olmayan ve belki de üzerine plânlı bir biçimde evler yerleştirilmesi gereken araziyi, daha çok otlak olarak ayırmışlar ve oralarda sürü sürü küçük veya büyük baş hayvan beslemişler. Keşke hayvancılık gelişerek va çoğalarak devam etseydi de köylülerin gelir ve geçim kaynaklarından birisi yok olmasaydı.

Şimdi ise sosyal ihtiyaçlar ve şartlar değişmiş, köylerde hayvancılık kalmamış, özellikle büyük baş hayvan besiciliği et kombinaları sebebiyle maalesef şehirlere kaymış. Geç de olsa, zor da olsa köylerin, yavaş yavaş plânlı-programlı bir şekilde otlak olarak ayrılan kıraç ve taşlı yerlere taşınması ve üzerlerinde kuruldukları verimli toprakların tarım için boşaltılması gerekir.

Bu önemli konuyu bu şekilde düşünmek, hiçbir sorumluluğa sahip olmadan yazmak ve önünü arkasını düşünmeden teklifte bulunmak işin kolay tarafı. Bu yazıyı okuyanların büyük bir kısmı da: “Konuyu çok iyi bilmiyor, ama doğru yazıyor, böyle olması gerekir.” diyebilir. Kaçak yapıları ve gecekonduları önlemekte ve yıkmakta, haksız arazi işgallerine engel olmakta zorlanan ve taşlanan Türkiye, köyleri daha uygun yerlere taşıyabilecek öyle mi?

Halk arasında ilk namaz olarak bilinen üç aylardan Recep Ayının Regaib Kandili gündüzü, ikindi ile akşam arası 130 hanelik bir köyün yemyeşil, kabirden çok badem ağacı bulunan mezarlığındayız. Bir dostumuzun bu mezarlıkta metfun yakınlarının ruhuna fatihalar okumak ve dua etmek için burada bulunuyoruz. Bu tip yerlerde mezarlıkların hali de köylerin haline benzer. Köy düzgün ve bakımlı ise, mezarlıkta öyledir.

Mezarlığa ayrılan meyilli toprak parçası köyle dağın arasında. Mezarlığın bulunduğu yer, köyün bittiği ve dağın başladığı yerde. Arazi yamacın bir bölümü. Çok da geniş çevirmişler, ziyaretçiler içerisinde mezar ararken yoruluyorlar. Bizim gibi yakınlarını ziyarete gelen köylülere: “Arazinizin en güzel yerini ölülerinize tahsis etmişsiniz, herhalde bu cömertliğinizden memnundurlar.” dedim. Karşılığı tebessümleri oldu.

Köy, mezarlığa göre çukurda kalıyor. Mezarlıktan köy tarafına bakıldığı zaman büyüleyici bir tablonun uzandığı görülüyor ve manzaranın seyrine doyum olmuyor. Öylesine muhteşem bir manzaraki maalesef köyden seyredilemiyor ve köylüler dinlendirici, dertleri unutturucu bu manzaradan mahrum kalıyorlar. Köylüler: “Bu kocaman bir halıya benzeyen arazinin olduğu yer göl idi. Kuraklık sebebiyle sular çekildi ve bu hale geldi.” dediler,

Bu mümbit ovada göl manzarası da mutlaka çok güzelmiştir. Köylüler, göl varken de bu güzel tabiat parçasını göremiyorlardı. Çünkü köyün kurulduğu yer, her türlü güzelliğe ve estetik görüntüye kapalı. Köylüler kapalı mekânlarda, evlerinin avlularında ve sokaklarda kaldıkları sürece dağın zirvesine uzanan kayalıklardan başka bir şey göremezler. Dağlardan akan kar ve yağmur suları, sel haline dönüşürse, Allah korusun, köyü alır götürür. Mezarlığa konumu itibariyle bir şey olmaz. Bu köyde ölüler daha şanslılar.

Düşünüyorum da; dağların yerini değiştiremeyiz. Ovaları yükseltemeyiz. Nehirleri tersine akıtamayız. Azgın ve coşkun sulara söz dinletemeyiz. Tarihi sel yataklarını kapatamayız. Depremlere yol açan fay hattını zararsız hale getiremeyiz. Tarihî kervan ve göç yollarını yok sayamayız. Yeryüzünün yapısını ve tabiat olaylarının seyrini kesinlikle değiştiremeyiz. Bunları ve benzeri işleri yapamayız, ama belki köylerin yerlerini değiştirebiliriz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi