“İlden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz…”
Bizler Konya’da yaşıyorsak Konya’nın sorunlarıyla da yakinen ilgilenmemiz gerekmez mi?
Evet gerekir.
Bir çok sivil toplum örgütü var Konyamız’da. Bunların başında da Ticaret Odası, Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Esnaf Odaları Birliği gelir. Mutlaka bunların da ayrı ayrı sorunları vardır. Bu sorunlarını da bizler görmemiz gerekmez mi?
Zira “İlden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz” örneği ile bu sorunları bir başkaları yerine bizlerin yazması çizmesi ve üstesinden gelmesi lâzımdır.
Bugün ben Konya Ticaret Odası ile ilgili üç sorunu ve önerilerini dile getireceğim.
Birinci isteğim Konya Büyükşehir Belediyesi’nden.
Ticaret Odası ile postane arasında çıkmaz bir sokak vardır. Bu sokağa araç park edilir daha çok. Ticaret Odası’nın arka tarafında da fuar alanı mevcuttur. Buralar birleştirilerek iki bin üç bin metrekarelik bir alan Ticaret Odası’na verilebilir mi?
Bugün için Ticaret Odası’nın ihtiyaca cevap vermediğini düşünelim fakat 20-30 yıl sonra ihtiyaca cevap veremeyeceğini de göz önüne almak zorundayız.
İkinci isteğim ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan:
Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez’in girişimleri ile şehrimize bir özel Karatay Üniversitesi kazandırılmaktadır. Bu üniversitemiz daha önce açılan Selçuk Üniversitesi ismini Konya’dan almaktadır. Konyamız’ın yetiştirdiği büyük âlim Celaleddin Karatay’dan almaktadır. Karatay’dan aldığına göre de Karatay Medresesi ve şimdilerde Karatay Çini Eserleri Müzesi olarak kullanılan bu müze Ticaret Odası ve Karatay Üniversitesi’ne geçici de olsa verilebilir mi?
Üçüncü bir isteğim ise Ticaret Odası’ndandır.
Ticaret Odası bir birinden çok değerli ve bir birinden çok güzel yayınlar yaparak ilim âlemine büyük katkılar sağlamaktadır. Selçuk Üniversitemizin değerli öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Yaşar Erdemir’in daha önce de yazmış olduğu Karatay, İnce Minare ve Eşrefoğlu kitapları yeniden gözden geçirilip Ticaret Odamız bu eserleri basamaz mı?..
Bu eserde diğerleri gibi bir örnek kitaptır. Karatay ismini alan Karatay Üniversitesi’ne böyle bir eser kazandırılmalıdır.
Bu satırları yazarken merhum Yazar Suat Abanazır’ın bir yazısı aklıma geldi, okurlarımla onu da paylaşmak istiyorum.
Mevlana Caddesi yeni açılıyor. İstanbul Caddesi ile Mevlana Caddesi’nin kesiştikleri yere de vakti zamanında bir banka şubesi yapılması için faaliyete geçilmiş ve o banka şubesi de yapıldı. Fakat Suat Abanazır da bir başka yere yapılmasının daha uygun olacağını yazmış o tarihte bu yazısını gale almamışlar ve bankanın o şubesi yapılmış. Aradan 25 yıl geçtikten sonra bankanın bu güzelim taş binası yıkıldı ve o cadde genişledi.
Bizden söylemesi ilgililerden de yapıp yapmamalarıdır.
Bir söz vardır: “Namerdim kendim için istediysem”. Ben de bu satırları kendim için istemedim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.