Gelişiyoruz, değişiyoruz, kültürümüz değişiyor.
Gelişim çağı diyoruz, farkında olmadan yozlaşıyoruz. Medeniyetimizi en üst sınırlara çıkarmaya çalışırken yozlaştığımızı fark etmiyoruz.
**
Peki, sonumuz ne olacak? Biz ileriye dönük ne bırakacağız?... Gelecek nesillere, Batı etkisi altında kalmış bir kültür mü bırakacağız? Bu hayranlık, bu ilgi bizi gerçekten iyiye mi götürüyor?
**
Gelişim gösterirken,kültürümüze yeni farklılıklar eklerken eskiyi korumamız lazım. Bir toplum, bir medeniyet ancak geçmişi ile devamlılığını sağlar. Geçmişinin izlerini taşıyamayan bir millet nasıl olur da geleceğiniinşa edebilir?...
**
Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakabileceğimiz bize ait, bizi yansıtan değerler olmalı. Dedeler, nineler hep küçüklere hikayeler anlatır, bizim de ilerde anlatacağımız hikayelerimiz olmalı.
**
Farklılıkları benimserken, kendi milli değerlerimizi bir kenara bırakmamalıyız. Biz sahip olduklarımızla, kültürümüzle ayakta duran bir milletiz. Medeniyet yozlaşmak olmamalı, medeniyet; gelişim, yeniliklere açıklık olmalı.
**
Sahip olduğumuz değerleri bir kenara bırakmak değil, sahip olduğumuz değerlerin üstüne birşeyler eklemek, sahip olduklarımıza sahip çıkıp, nesilden nesile, farklılıklardan etkilense bile aktarabilmek olmalı.
**
Medeni yozlaşmayı, medeni olmak ile birbirine karıştırıyoruz ve bunun birçoğumuz farkında bile değil. Peki nereye kadar? Herşeyimizi, değerlerimizi, benliğimizi, geçmişimizi tamemen kaybedene kadar mı? O zaman mı fark edeceğiz bu yanlış anlamayı.
**
Elbette ki toplumumuzu, devletimizi geliştireceğiz ama bu şekilde değil. Çünkü; bu şekilde sadece kayıplar veriyoruz, eksiliyoruz. Kültürümüze, değerlerimize, milli benliğimize sahip çıkalım, bizim olana değer verelim.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.