Muktedir güçlü olan ‘Melik’imiz huzurunda bir meclis kurmuş. Bu meclisin üyelik şartı dürüst ve her şartta doğru, saf olanların meclisi. Geçici dünyanın menfaatlerini kalıcı ebedi olan ahirete neden değişiriz? Genelde kendimizin yanlışını doğru olanın karşısında kabullenmekte zorlanırız. Eğri ile doğru net olarak belli olduğu halde fıtratımız gereği yanlış olanı bilir hissederiz. Herkes yaptıklarının karşılığında ahirette bir dereceye sahibi olacaktır. Neyse ki Rabbimiz bize tövbe kapılarını sonuna kadar açmıştır. Çünkü bağışlayan, merhamet eden, ‘Ğafurrur Rahim’dir O.
“O hamda layık olan yüceler yücesidir” Rabbimizin öne sürdüğü şarta uyan cümlemizi huzurundaki meclisi hak eden kullarından eylesin.
Allah’a emanet…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.