MEB’in yeni sınav sistemine ilk tepki Konya'dan

MEB’in yeni sınav sistemine ilk tepki Konya'dan
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul ve liselerde Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ni uygulamaya koyuyor. Sisteme ilk tepki Konya'dan geldi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ni (OYSS) duyurdu. Sistem ortaokul düzeyinde 5,6 ve 7’inci sınıflarda, lise düzeyinde ise 9,10 ve 11’inci sınıflarda uygulanacak. Söz konusu sistemde iki sınav sorusu zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla oluşturulacak. Diğer sorular ise bakanlık tarafından oluşturulan soru havuzundan belirlenecek.

Sistem toplam 16 branş derste, 2026-2027 eğitim öğretim yılının 1. dönem 1. yazılı sınavlarıyla uygulanmaya başlanacak. Eğitimciler ise yeni uygulamaya tepki gösterdi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, öğretmenlerin kendilerini doğrudan ilgilendiren bir değişikliği haberlerden öğrendiğini söyledi.

egitim-is-konya-sube-baskani-b-1705849526-esk75t.webp

GEREKÇE: EKSİKLİKLERİ TESPİT ETMEK

Ertuğrul, “Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin tüm yaşamını kuşatan sorunlarına çözüm üretmek yerine, öğretmenin mesleki özerkliğini yok sayan, eğitim ve ölçme-değerlendirme sürecini merkezileştiren antidemokratik uygulamalarına devam ediyor. Bakanlık, “yaptım oldu” anlayışıyla hayata geçirdiği uygulamalarla önce karar vermeyi, sonra duyurmayı, en son da sahadaki öğretmenden itaat beklemeyi alışkanlık haline getirmiştir. MEB, birinci dönem yazılı sınavlarına günler kala “Ortak Yazılı Sınav Sistemi” uygulamasını duyurdu. Yapılan duyuruya göre ortaokul ve liselerde 16 branşı kapsayan sistem, sınav sorularını merkezi bir soru havuzuna bağlayacak. Ölçme-değerlendirme sürecini standartlaştırmak ve öğrencilerin eksikliklerini tespit etmek gibi gerekçelerle duyurulan ve tepeden inme biçimde yürürlüğe konan sistem; öğretmenin ölçme-değerlendirme sürecindeki yetkisini kısıtlayan, eğitimdeki mevcut eşitsizlikleri göz ardı ederek derinleştiren ve öğretmenin iş yükünü artıran yeni bir dayatmadır” diye konuştu.

ortak-sinav.webp

‘VAR OLAN EŞİTSİZLİKLER DERİNLEŞTİRİLİYOR’

Yeni sistemde yazılı sınavın yalnızca iki sorusu zümre öğretmenlerince hazırlanacak, geri kalan sorular Bakanlığın dijital soru havuzundan otomatik olarak seçilecek. Öğretmenin anlattığı dersin sınav sorusunu Bakanlık soracak. “Öğretmen, Bakanlığın ideolojik ve merkezi talimatlarını sınıfa taşıyan bir aracı değildir” diyen Ertuğrul şunları söyledi: “Öğretmen, öğrencisini tanıyan, öğrenme süreçlerini gözlemleyen ve planlayan, ölçme-değerlendirme araçlarını öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre hazırlayan kişidir. Ölçme-değerlendirme süreci eğitimin olmazsa olmazıdır ve öğretme sürecinden koparılamaz. Müfredattan ders kitaplarına kadar her alanda söz hakkı kısılan öğretmenin elinden şimdi de öğrencisine soracağı soruyu hazırlama yetkisi alınmaktadır. Öğretme ve ölçme süreci teknik bir işleme indirgenemez. Okulların fiziki koşulları, sınıf mevcutları, öğretmen kadrosu ve öğrencilerin sosyoekonomik olanakları birbirinden farklıdır. Özel okulla devlet okulu, büyükşehirdeki bir okulla taşımalı eğitime mahkûm edilen ilçe okulu; kadrolu öğretmeni bulunan sınıfla yıl boyu ücretli öğretmenle idare etmeye çalışan sınıf aynı imkânlara sahip değildir. Öğretmenler sınav sorularını hazırlarken tüm bu koşulları göz önünde bulundurmaktadır. Bu süreci merkezi denetim altına almak, var olan eşitsizlikleri derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.”

ortak-sinav-1.webp

‘ÖĞRETMENLERİN İŞ YÜKÜNÜ AĞIRLAŞTIRIYOR’

Bahattin Ertuğrul, “Bakanlık, uygulamanın öğrencilerin eksikliklerini tespit edeceğini ileri sürmektedir. Oysa okullarda görev yapan öğretmenler öğrencilerinin durumunu zaten bilmektedir. Sorun, öğretmenin öğrencisi hakkında bilgi sahibi olmaması değil; okulların bu eksiklikleri ve eşitsizlikleri giderecek mekanizmalardan bilinçli olarak mahrum bırakılmasıdır. Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nin tanıtım programında Bakan Yardımcısı, eğitim sisteminin en büyük sorunlarından birinin “sınav odaklı sistem” olduğunu dile getirmiştir. Bakanlığın bu soruna çözümü ise dönem içi yazılıları merkezi sınava dönüştürmek olmuştur. Merkezi sınav dayatması, devlet okullarındaki nitelik kaybını artırırken, velileri ve öğrencileri özel etüt merkezlerine, merdiven altı kurslara ve piyasalaşmış eğitim sektörüne mahkûm etmektedir. Öte yandan sistem, öğretmenin iş yükünü ciddi biçimde artırmaktadır. Ortalama 9 şubede derse giren bir branş öğretmeni, 300’ü aşkın öğrencinin cevaplarını tek tek puanlayıp sisteme girmekle yükümlü kılınmaktadır” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM-İŞ’TEN MÜCADELE ÇAĞRISI

Soru yazımında ve açık uçlu cevapların puanlanmasında yapay zekâ ve algoritmaların kullanılacak olmasının ciddi riskleri beraberinde getirdiğine dikkat çeken Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Sorular hangi bilimsel ve pedagojik denetimden geçecektir? Yapay zekâ destekli soru yazımı ve puanlama sistemi nasıl denetlenecektir? Öğrenci, sınıf ve şube bazında oluşturulacak veri havuzu nasıl korunacaktır? Bu verilerin ileride öğretmenler üzerinde bir baskı ve denetim mekanizması olarak çalışmayacağının güvencesi var mıdır? Eğitim-İş olarak, öğretmeni dışlayan, eşitsizliği derinleştiren ve eğitimi merkezi bir denetim mekanizmasına dönüştüren her uygulamanın karşısında olmaya; her bir çocuğumuzun laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız, karma ve nitelikli eğitim hakkı için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Kaynak:Hamide Yıldırım

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum