Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

Mahzun Ayasofya’m!

Bir gün yüzün gülecek elbet, rehin alındığın günden beri birlikte bu tutsaklığın ıstırabını yaşıyoruz. Elbette bir gün şafak sökecek ve birlikte bu tutsaklıktan kurtulacağız!

Sabret Ayasofya’m ayaklarımıza vurulan bu zincirler bir gün kırılacak ve istiklalimize yakında kavuşacağız.

Her sene İstanbul’un fetih yıldönümünde hafif kımıldadığımız zaman düşman çılgına dönüyor. İçimizdeki beyinsizler uzaydan ve uzay turizminden bahsediyor. Dış düşman bu bir meydan okuma diyor.

Ah Ayasofya’m, seni Fatih Sultan Mehmed 1453’te İstanbul'u fethetmesiyle fethin sembolü olarak camiye çevirmişti. İstanbul’un fethiyle ortaçağ kapanmış, yeniçağ başlamıştı. Senin gül gibi cami olarak açılman İslam medeniyetinin Batı medeniyetine galip gelişinin ilanıydı. Başka bir ifade ile İslam dininin diğer dinlere galip gelişinin müjdesiydi.

Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.” (Fetih, 28)

Ah Ayasofya’m Tanzimat’ın fermanıyla yavaş yavaş haşmetini kaybetmeğe başladın.  Şeriat mahkemelerinin yanına bir de laik mahkemeler kuruldu. Zimmi hukuku askıya alındı. Cumhuriyet’in ilanıyla İslam hukuku kaldırıldı, yerine fıtrata aykırı beşeri hukuk tedavüle kondu.  Bin yıllık alfabemiz kaldırıldı yerine Latin alfabesi kabul edildi.  Ertesi gün koca millet cahil kaldı, bin yıllık kültürümüz raflara kaldırıldı.

Bu gizli el taa sana kadar uzandı ve seni 1935’te müze haline getirdi. Aslında senin şahsında medeniyetimizi yüce dinimiz İslam’ı ve kadim kültürümüzü müzeye çevirdi.  Yani birlikte kazanç kapısı haline getirildik… Medeniyetimizin ihtişamı tarih kitaplarında kaldı, dinimiz vicdanlara hapsedildi, kadim kültürümüz ötelendi yerine seküler kültür tedavüle kondu.

Ey mahzun Ayasofya’m! İşte gördün, İstanbul’un fetih yıldönümü dolayısıyla kalbinde  bir fetih süresinin okunmasını dahi hazmedemiyorlar, mehter marşının çalınması karşısında çıldırıyorlar.  

Ey mahzun Ayasofya’m! İşte görüyorsun, İstanbul’un fethinin yıl dönümü dolayısıyla bağrında  Fetih süresinin  okunmasına   Batı’nın şımarık çocuğu  Yunan sert tepki gösterdi ve şöyle dedi:

“Bugün, UNESCO tarafından 1935'ten beri müze olarak işlev gören, dünya mirası alanı olarak korunan ve küresel bir anıt olan Ayasofya'nın içinde Kur'an'dan pasajların okunması, sadece buranın anıt olarak tanımlanması adına kabul edilemez bir girişim değil, aynı zamanda dünyadaki Hristiyanların dini duygularına da bir hakarettir.

Bu eylem uluslararası topluma hakarettir ve bir kez daha Türkiye'yi ifşa etmektedir. Türkiye, hem Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesine hem de üyesi olduğu UNESCO'ya saygı göstermekle yükümlüdür.”

İşte görüyorsun Ayasofya’m seni bir küresel anıt haline getirdiler. Halbuki sen inşa edildiğinden beri ibadet yeri olarak görevini icra ediyordun İstanbul’un fethine kadar kilise, İstanbul’un fethinden sonra cami olarak görevini icra ediyordun.  İşte gizli bir el seni ibadet yeri olmaktan çıkartıp anıt haline getirdi. Seninle birlikte koca milletimizi, medeniyetimizi dinimizi de müzeye çevirdiler.

Kur’an-ı Kerim’de söyle buyrulur: “Onlar sırf "Rabbimiz Allah’tır" dediklerinden dolayı haksız yere yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmıyla diğer kısmını engellemesi olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler -ki oralarda Allah’ın adı çokça anılır- yıkılır giderdi. Allah kendi dinine yardım edenlere muhakkak yardım edecektir. Kuşkusuz Allah güçlüdür, mutlak galiptir.” (Hac, 40)

Mahzun Ayasofya’m, bu tutsaklık inşallah yakında sona erecek, zincirlerin kırılması yakındır. Çünkü Batı medeniyeti çatırdıyor, değerleri insanlığı bitirmiş halde işte görüyorsun dünyada olup bitenleri.

Senin ibadete açıldığın gün İslam medeniyetinin Batı medeniyetine, İslam dinini diğer dinlere galibiyetinin, hâkimiyetinin, zaferinin ilanıdır. Batının kudurması içimizdeki beyinsizlerin uzaya insan gönderiliyor, uzay turizmi açılıyor, siz de Ayasofya’da mehter marşı çaldırmakla gurur duyduğunuzu ilan ediyorsunuz, demelerinin işte sebebi budur. Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum