Geçen hafta enteresan şeyler oldu. Toplum olarak elma ile armut’u toplamaya meraklı olduğumuzu, birbirimize güvenimizin olmadığını bir defa daha test etmiş olduk.
Hafta sonunda belki de Süper Ligin şampiyonunu büyük oranda belirleyecek iki maç vardı. Sivasspor Gaziantepspor ile deplasmanda, Beşiktaş ile Fenerbahçe de İnönü stadında maç yapacaklardı. Üstelik Fenerbahçe başkanı ile Beşiktaş başkanı İstanbul’un en nezih mekanlarından birinde basının gözü önünde yemek yiyorlar. Kamuoyuna fısıldadığına göre yemeğin amacı 13 Mayıs tarihinde oynanacak Türkiye Kupası final maçının yeni konusunda görüşmek Federasyonun İzmir’i tercih etmesinde iki kulübünde üç yıl önceki finalde gelir anlamında mağdur oldukları ( 7-8 bin civarında kaçak olduğu iddia edilmektedir) için kendilerinin kontrol edebilecekleri bir yerde oynanması konusunun Federasyona teklif edilmesini kararlaştırmak. Eski defterler açıldı. Senaryolar yazılmaya başlandı. Neymiş, yapılan etik bir şey değilmiş. Bunu söyleyenler ve yazanlar üç yıl önce de bunun yanlış olduğunu söylemiştik. Bu günde yanlış olduğunu söylüyoruz diye ahkam kesmeye devam ettiler. Neymiş Lig Beşiktaş’ın kupa ise Fenerbahçe’nin olacakmış iki başkan anlaşmışmış. Bir başka gurup ise Anadolu takımlarının Sivasspor’u şampiyon görmek istediklerini onun içinde Gaziantepspor maçı Sivasspor’a vereceğini ısrarla söyledi.Maçlar oynandı Gaziantepspor güzel bir oyundan sonra Sivasspor’u 2-1 yendi. Herkes akşam oynanacak maça kilitlendi, senaristlere göre Beşiktaş akşam lider olacak, maç başladı bütün senaryolar çöpe atıldı. Fenerbahçe belki de sezonun en iyi oyununu oynayarak Beşiktaş’ı İnönü de yendi ve lider olma şansı vermedi. Eğer Aragones hatalı oyuncu değişikliği yapmamış olsa idi Fenerbahçe bu maçı (1-2 ) lik skorla değil daha farklı skor ile kazanabilirdi. Bu sonuçlardan sonra senaryo yazarları ve ahlak tüccarları umarım utanmıştır. Özellikle Beşiktaş-Fenerbahçe maçı ile ilgili üretilen senaryoların bir ayağında eksiklik vardı. Üç yıl önce yine aynı mekanda yenen yemek sonrası Beşiktaş başkanı bir dilekte bulunmuş kupayı biz ligi de Galatasaray alır demişti. Bunlar konuşulurken Fenerbahçe lig lideri idi. O sezonda Beşiktaş başkanının dileği gerçekleşmiş ligi Galatasaray kupayı da Beşiktaş kazanmıştır. Kazanılan kupanın o zamandaki Futbol Federasyonu başkanının hastanede yatan babasına götürülmesi herhalde bir teşekkür için idi. Zira İzmir de oynanan o finali seyredenler hafızalarını birazcık zorlayacak olurlarsa nasıl bir hakem rezaleti yaşadığını hatırlayacaklardır. Yine aynı sezonun son lig maçında Denizli de oynanan maçı da hatırlayacak olursak o maçın nasıl tatil edilmediğine hayret etmeye devam ederiz. O günlerden bu günlere geldiğimizde futbolumuzda ahlaki anlamda çok şeyin olumlu anlamda değiştiğine şahit olmaktayız. Günümüzdeki felaket yazarları hala üç yıl öncesinde kalmış bugüne gelememişler. Kulüp yöneticileri ile birlikte onlarda kendilerini yenilemiş olsalar belki her şey çok daha güzel olacak.
Önceki ve Sonraki YazılarYAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.