Konyaya Renk Katacak Üç Çarşı..

Konyamızı süsleyen ecdat yâdigârı eserler, son asırda büyük tahriplere maruz kalmıştır. Bu gayet çok ve çeşitli, telâfisi mümkün olmayacak kadar vahim yıkımlar, şehri âdetâ yolunmuş tavuğa, kolu kanadı kesilmiş kuşa döndürmüştür.

Bu korkunç katliâmdan kendini kurtaran birkaç eser ise, yalnızlığın, ziyaretçisizliğin derin hüznü içerisinde günlerini geçirmektedirler.

Bu tarihî eser tahribatı sebeplerinin başında, asırlar boyunca devam eden başkent ve başta gelen şehir Konya’ya yönelik savaşlar; iç isyanlar, taht kavgaları gelir. Sonra da, yanlış şehircilik anlayışları ve belediyecilik uygulamaları ikinci sebep olarak ortada gezinir. Meydan, alan, bulvar açmak bahanesiyle yok ediliveren nice tarihî eserlerimiz, camilerimiz, mescidlerimi, hanlarımız, hamamlarımız, imaretlerimiz, değirnemlerimiz, mezarlıklarımız, türbelerimiz, daha nelerimiz nelerimiz.. Hep cahil kafaların, inkârcı kazmaların, acımasız dozerlerin kurbanı oldular.

Ha, yapanlar bu cinayetlerin cezasını görmediler mi; yaptıkları yanlarına kâr mı kaldı?

Görmez olurlar mı; Bu insafsız tahribatı, ihaneti, Allah hiç affeder mi?..

Kimi, daha yıkın emrini verdiği alandan uzaklaşamadan, maalesef felç oldu. Kimisi, yıllar sonra, onca saltanatlı hayatının sonunda, ne yazık ki, nâmerde muhtaç vaziyette, yokluklar içinde noktaladı. Kimi de, maatteessüf devasız dertlere düçâr olarak ızdırap çekti.

Bunların aksine, ecdat yâdigârı, vakıf eserleri koruyup kollayanlar ise, yok yerden varlık, makam, mansıp sahibi olarak, mesrur ve müreffeh hayat yaşadılar. Halkımızın gönlünde taht kurarak minnetle, rahmetle anıldılar.

Zaman içerisinde ortaya çıkan bunca tahribat sebebiyle, adını tarih kitaplarından öğrendiğimiz yüzlerce tarihî eser arasında ziyaretçileri, turistleri celbederek meşgul edip, oyalayacak eserlerimizin sayısı maalesef, yaklaşık olarak iki elin parmaklarının sayısını maalesef geçmemektedir. Bundan dolayı gelenler, Konya’da teşehhüt miktarı kalarak teğet geçmektedirler. Bu durumdan bütün otelcilerimiz, lokantacılarımız ve satıcılarımız şikâyetçidirler.

Çare, diğer ülkelerde olduğu gibi turisti meşgul ve memnun edecek imkânlar meydana getirmektir. Yabancı, memleketinde olmayanları arar, görmek ister. Modern doku ve çevre onu hiç ilgilendirmez. O, Şark’ı, hayalinde yaşattığı efsunkârlığıyla görmek, tanımak ve yaşamak ister. Etek dolusu parayı bunun için harcar. Memnun olan bir turist ise, yüz turist çeker.

Turistler Türkiye’ye, dolayısıyla Konya’ya, efsunkâr “Şark”a hayran oldukları, merak duydukları için gelirler. Umduklarını bulamayınca da, hemen ayrılırlar. İçinizde “Kulesite”ye çıkıp da hayran hayran gezen yabancı turiste hiç rastladınız mı bilmiyorum? Ben görmedim.. Öyle ise bir ayağı günümüzde, diğer ayağı ise dünde olan Konya lâzım. Söylemeye gerek var mı bilmiyorum; dünkü Konya’yı yaşatmak, halden ve istikbalden uzak olmak; tarihte kalarak felç olmak değil, kökü mâzide olan âtî prensibini, idealine gönül vermektir. Bunun için, eldeki tarihî maddî, mânevî değerlerimize bütün gücümüzle ve samimiyetle sahip çıkmaktır. Koruyarak, onararak ayakta kalmalarını sağlamaktır. Ziyaretlerde bulunarak yalnız koymamak, mahzun ve mühmel bırakmamaktır.

Bir de, imkân olunca ilk fırsatta, benzer eserler inşa ederek, açığı kapatmaya özen göstermektir. Meselâ şahsen, Konya’da en az üç tane tarihî (görüntülü yeni) çarşının her zaman ihtiyacını hissederek, olmasını çok arzu etmişimdir. Bunlardan biri, “Mısır Çarşısı”, ikincisi “Geleneksel Türk El Sanatları Çarşısı”, üçüncüsü de “Baharatçılar Çarşısı”dır. Dünyada ve yurdumuzda bu tür meşhur çarşıları görenler, gezenler daha iyi takdir eder ve gayet iyi bilirler ki, turistik yerlerde bu tür çarşılar, işbilir işletmecilerin elinde, altın yumurtlayan tavuk gibidirler. Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanlarında Konya’da bu tür ve benzeri çarşılar, bedestenler vardı ve meşhurdu. Yerli ve yabancı gezginler, seyahatnâmelerinde bunlardan sitayişle bahsediyorlar. Bu çarşılar hem ekonomik ve sosyal faydalar sağlayacaklar ve hem de, ince el sanatlarımızı, ticaret zevkimizi geliştirip, güçlendireceklerdir.,

İnanıyorum ki bu çarşılar, Konya’nın solgun yüzüne renk, durgun ticarî hayatına canlılık ve güç katacaktır.

Şehrimize bu değerleri kazandıracak olanları da kıymetli hemşerilerimiz, daima minnet ve şükranla anacaklardır… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi