Konyasporun düşmesi dünyanın sonu değil!

Konyaspor, Süper lig’den Bank Asya 1. Ligi’ne düştü. Sporseverler adeta karalar bağladı. Tabii ki futbola âşinalığı olan, hatta ilgi duymayan herkes üzüldü. Yıllar önce Bursaspor 1. Lig’den düşünce de yanılmıyorsam başkan İbrahim Yazıcı, “Dünyanın sonu değil! Gelecek sezon tekrar çıkarız” demiş, nitekim öyle de olmuştu. Bursa temsilcisi bir daha düşmediği gibi, her yıl adım adım gelişme kaydederek, bu sezon U.E.F.A kupasına katılma hakkını az farkla kaybedecek hâle geldi.

Elbette Konyaspor’un düşmesiyle de her şey bitmiş değil. Bilindiği gibi, 1965-1966 sezonunda 2. Lig’e katılan temsilcimiz, önce 1968-1969 sezonunda 3. Lig’e düşme talihsizliğine uğramış, ertesi sezon tekrar 2. Lig’e çıkmıştı. 1. Lig’e çıkmak için ise tam 21 yıl mücadele ettikten sonra 1986-1987 sezonunda amacına ulaşan, fakat burada 5 sezon kaldıktan sonra geldiği yere dönen Konyaspor’un, şimdi adı “Süper Lig” olan üst katagoriye yeniden yükselip, 3 gün öncesine kadar burada mücadele ettiğini biliyorsunuz.
51 sezonu geride bırakan ülkemizin en tepedeki liginden şimdiye kadar sâdece 2 defa inip çıkan Konyaspor düşmüş değil. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon’un dışında onlarca takım bu üzüntüyü yaşadı. 99 yıllık Ankaragücü bile o zamanın Devlet Başkanı Kenan Evren’in direktifi ile Türkiye Kupası’nı kazanması bahane edilerek düşürülmemişti. Son yılların flaş takımı Kayserispor, tam 5 defa düşüp, çıktı. İzmir’in Türkiye Lig’inde kaç yıldır takımı yok. 1. Lig’de en fazla yer alan takımlardan birisi olan Altay, düşer fakat ertesi yıl çıkardı. Bu defa 5 yıl önce düştü ve bir daha da çıkamadı. Yıllardır çıkmak için çabalayan Karşıyaka, finâlden döndü. Altınordu, İzmirspor, Göztepe gibi Türk futbolunun köklü takımlarının da esâmîsi okunmaz oldu. Ankara Demirspor, Güneşspor, Ankara PTT, Ankara Şekerspor, İstanbulspor, Sarıyer, Beyoğluspor, Karagümrük, 101 yıllık Beykoz ve Vefa, Feriköy, Balıkesirspor, Giresunspor, Orduspor, Kahramanmaraş, Çanakkale Dardanelspor, Vanspor, Mersin İdmanyurdu, Erzurumspor, Elazığspor, Adana Demirspor, Adanaspor, Petrol Ofis, Boluspor, Aydınspor, Karabükspor, Samsunspor, Erciyesspor, Zonguldakspor, Yimpaş Yozgatspor, Rizespor ve geçmişte 1. Lig’de oynayan birçok takımın bugün acaba hangi lig’de olduğunu bilen var mı? Bunların bazıları kapanmamak için mahalli amatör lig’de, bazıları da 3. Lig’de ömür tüketiyor.
“Düşenin dostu olmaz” atasözünde olduğu gibi, bunun gibi durumlarda Konyaspor’un çevresinde kimsenin kalmamasından endişe ederim. Çünkü, Konyaspor’un 44 yıllık profesyonel mücadelesinde birçok defa anahtarının Bölge Başkanı olarak valiye teslim edilmesi söz konusu olmuştu. İnşallah bu defa böyle olmaz. Konyaspor garip geldi, garip gidiyor. Birkaç istisna kaideyi bozmayacağı için hiçbir zaman valiler, belediye başkanları, ya da şehrin zenginleri Konyaspor’a kucak açmadığı gibi, köşe bucak kaçtılar. Birleşmeden önce Konyaspor için maddî destek istenince, “Bir de İdmanyurdu var. Size versem onlara ayıp olur” diyerek, devede kulak sayılacak rakamlarla baştan savanlar, aynı mazereti İdmanyurtlular için Konyaspor’u öne sürerek kullanırlardı. Tek takım hâline gelindiği hâlde durumda bir değişiklik oldu mu? 15 trilyon olduğu söylenen lig tv payı da olmasa Konyaspor, bu kadar da dayanamazdı. Böylesine ilgisizlik karşısında bu takımın Bank Asya Ligi’nde faaliyetini nasıl sürdüreceğini, hatta nasıl ayakta kalabileceğini varın siz hesap edin.
Galatasaray, Seyrantepe’deki stad inşaatını bir türlü devam ettiremezken, Kayseri Belediye Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, sessiz sedasız Avrupa’nın örnek stadlarından birisini hizmete sokuverdi. Ankaraspor’u sırtlamış götüren Melih Gökçek, ASAŞ stadını bu kulübün tapulu malı yaptı. Bursa’da mevcut stadın yıkılıp, yerine yenisinin yapılması için hazırlıklar son aşamada. Bizde ise sporseverler “Avrupa takımı Konyaspor” ve “U.E.F.A standardına uygun modern stad” sloganıyla yıllardır avutuluyor. Aslında herkes olup bitenin farkında da birileri oyaladığını sanıyor. Nasıl olsa bu gidişle Avrupalı olacağı, U.E.F.A kupasına filan katılacağı da yok, bırakın Konyaspor mevcut stadyumda oynasın. Düştükten sonra “Kel başa şimşir tarak” misâli, yeni stada ne gerek var?
Lâf açılınca “Geçmişe dönmenin faydası yok, ileriye bakmalıyız” savunmasına sığınılır. Fakat, geçmişte yapılan hatalardan ders alınması, “Biz nerede hata yaptık?” demek gerekmez mi? Sezon boyunca Konyaspor’un içinde bulunduğu duruma bakıp, aylar önce “Bu takım düşer” diyordum. Endişemde haklı olduğum ne yazık ki gerçek oldu. Çünkü ilk yarıda 17, ikinci yarıda 13 olmak üzere sahasında 30 puan kaybeden, buna karşılık 20 puan alabilen Konyaspor’un akıbeti önceden belli idi. Deplâsmanda topladığı 17 puan bile kurtulmaya yetmedi. Eskişehir’e sahasında yenilince de kendi ipini kendisi çekti. Dışarıda mağlûp ettiği Gaziantep 8. olurken, Antalya ve Ankaragücü lig’de kaldı, Trabzon ise UEFA Kupası’na katılacak. Kolay düşülüyor, fakat çok zor çıkılıyor. Artık, yayıncı kuruluştan onlarca trilyonlar da gelmeyeceğine göre, tek kelime ile Konyaspor’a yazık oldu. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi