Konya'da köftede marka oldular! 4 nesil geçti, lezzeti değişmedi

Konya'da köftede marka oldular! 4 nesil geçti, lezzeti değişmedi
Konya'nın Zafer semtinde ilk olarak 13 metrekarelik dükkânda hizmet vermeye başlayan ve bugün şehrin en büyük lokantaları arasında yer alan Köfteci Mithat Usta, sadece Konya’ya değil, Türkiye’nin dört bir yanına hitap ediyor.

Konya'nın meşhur lezzet duraklarından biri olan Köfteci Mitat Usta, 1955 yılında kuruldu. İşletme, 71 yıldır kuzu etiyle dillere desten ızgaralık ürünler pişirip satıyor. İşletme, özellikle Zafer Gedavet Yürüyüş Yolu üzerinde bulunan merkeziyle Konyalıların ve öğrencilerin uğrak noktalarından biri. Köfteci Mithat Usta, kuzu etinden kömür ateşinde pişen geleneksel köfteleri ve porsiyon/dürüm seçeneklerinin yanında sundukları ezme, roka gibi ikramlarıyla tanınıyor.

KÖFTE DENİNCE KONYA’DA AKLA GELEN İLK YERLERDEN

Konya’da hem Zafer hem de Atiker Sanayi Şubesiyle iki farklı noktada hizmet veren Köfteci Mithat, lezzeti ve hizmet anlayışıyla çok konuşuluyor. Baba ve 3 evlat tarafından işletilen Köfteci Mithat’ın damak çatlatan lezzeti yıllardır değişmiyor. ‘Nesilden nesile değişmeyen lezzet’ sloganını kullanan işletme, 71 yıldır kalitesinden ödün vermiyor. Konya’da ‘köfte’ denince akla gelen ilk yerlerden biri Köfteci Mithat Usta oluyor.

2-3.jpg

3 KARDEŞ VE BABALARI OMUZ OMUZA ÇALIŞIYOR

Zafer’den sonra Atiker Sanayi içinde ikinci şubelerini açmanın heyecanını yaşadıklarına dikkat çeken Köfteci Mithat Usta İşletme Sahiplerinden Kazım Keleşoğlu, 3 kardeş birlikte çalıştıklarını, başlarında da hala babasının durduğunu ifade etti. “Bize bu mesleği babamız öğretti. Onun sayesinde buralara geldik” diyen Keleşoğlu, “Hem Zafer’deki şubemizi hem de yeni açmış olduğumuz Atiker Sanayi şubemizi babamızla birlikte omuz omuza işletiyoruz” şeklinde konuştu.

4 NESİLDİR BU İŞİ YAPIYORLAR

Hikayelerinin yeni başlamadığına değinen Keleşoğlu, şunları söyledi: “Köftecilik bizim ailemizde tam dört nesildir devam eden bir meslek. Dedelerimizden bize miras kalan bu işi bugün aynı heyecan, titizlik ve dürüstlükle sürdürmeye çalışıyoruz. Ben de bu mesleğin şu anki en genç kuşağı olarak, büyüklerimizden öğrendiğimiz değerleri yaşatmanın gayreti içerisindeyim. Köfteci Mithat olarak bizim en büyük düsturumuz daima en kaliteli eti, en uygun fiyatla vatandaşımıza sunabilmektir. Bizim amacımız insanların buraya ayda bir kez gelip ‘lüks bir yemek yedik’ demesi değil; hafta içerisinde gönül rahatlığıyla tekrar tekrar gelebilmesi, cebini düşünürken aynı zamanda lezzetten de vazgeçmemesidir. İnsanların burada hesabı değil, yediği yemeğin lezzetini düşünmesini ve konuşmasını istiyoruz. Çok şükür, bizi bilen zaten biliyor. Zafer’deki ilk şubemizde yalnızca 13 metrekarelik küçük bir dükkânda başladık işe. O günlerden bugünlere Allah’ın izniyle geldik ve şimdi 110 metrekarelik bir işletmeye dönüştük. Bu büyümenin temelinde ise müşterimizi üzmemek, kaliteyi bozmamak ve samimiyeti kaybetmemek yatıyor. Çok şükür ki bunun mükâfatını da müşterilerimizin sevgisi ve desteğiyle alıyoruz.”

2-2.jpg

İLK YAPTIĞIM KÖFTEYİ MÜŞTERİDEN ÖNCE BABAM TATMIŞTI

İlk kez bir müşteri için 12 yaşında köfte yaptığını hatırlatan Köfteci Mithat Usta İşletme Sahiplerinden Kazım Keleşoğlu, köftesinin müşteriye gitmeden önce babasına gittiğini belirtti. Keleşoğlu, “Babamın onayından geçmeyen hiçbir ürün bizim dükkânımızda müşteriye sunulmazdı. Bugün de öyle. İlk yaptığım köfteyi önce babam tattı, beğendikten sonra müşteriye servis edildi. Bu disiplin bugün hala hem bende hem kardeşlerimde devam ediyor. Sabah dükkâna geldiğimizde ilk iş ürünleri kontrol etmek, tadına bakmak. Çünkü insan beşerdir, şaşabilir. Tuzunda bir eksiklik olabilir, acısında bir değişiklik olabilir. Biz müşteriye sunmadan önce her ürünü mutlaka kendimiz deneriz. Eğer içimize siniyorsa, gerçekten lezzetliyse ancak o zaman müşterimize ikram ederiz. Bizi bugünlere getiren en büyük güç ise müşterilerimizin sevgisi ve güvenidir. Çok şükür, insanlar bizi seviyor ve dükkânımızı kendi evi gibi görüyor. Bunun için hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz çok önemli bir söz vardır. ‘Rızkı veren Allah’tır, vesilesi ise müşteridir.’ Biz müşteriyi sadece alışveriş yapan kişi olarak görmeyiz. Onların Allah’ın bize gönderdiği bir emanet olduğuna inanırız. Bu yüzden dükkânımıza gelen herkese elimizden geldiğince güler yüzle, samimiyetle ve en kaliteli hizmetle yaklaşmaya çalışıyoruz. Dün olduğu gibi bugün de yarın da anlayışımız değişmeyecek. Çünkü bizim için önemli olan sadece köfte satmak değil; insanların güvenerek geldiği, huzurla yemek yediği bir aile ortamını yaşatabilmektir.”

2-1-002.jpeg

‘ETİN HER AŞAMASINDA BİZ VARIZ’

Aynı anlayışı Atiker Sanayi’de açmış oldukları yeni şubelerinde de sürdürmek istediklerini söyleyen Keleşoğlu, sanayide çalışan vatandaşların kaliteli ve lezzetli ürüne uygun fiyatla ulaşabilmesi için ellerinden gelenin en iyisini yapacağını kaydetti. Bu işi sadece ticaret olarak görmediklerini yineleyen Keleşoğlu, “Bu iş, büyük sorumluluk isteyen bir iştir. Sonuçta insanların tükettiği gıda doğrudan insan sağlığına etki ediyor. İnsanlar ne yediğini bilmeli, güvenerek tüketebilmeli. Bu yüzden biz Köfteci Mithat olarak kullandığımız eti kendimiz seçiyoruz, işliyoruz ve kendimiz yoğuruyoruz. Etin her aşamasında bizzat biz varız. Ürünün başından sonuna kadar tüm sorumluluğu biz taşıyoruz. Allah korusun, etle ilgili bir problem yaşansa bunun hesabını verecek olan da yine biziz. Bu bilinçle hareket ettiğimiz için işimizi son derece titiz yapıyoruz” diye konuştu.

whatsapp-image-2026-09-09-at-10-41-10-2.jpeg

BABAMIZDAN ‘USTA’ UNVANINI ALMAK KOLAY OLMADI

Kardeşleriyle birlikte ustalarının babası olduğunu hatırlatan Keleşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Babamızdan ‘usta’ unvanını almak hiç kolay olmadı. Zaman zaman ödül aldığımız da oldu sert şekilde uyarıldığımız da. Bugün geriye dönüp baktığımızda hepsinin ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlıyoruz. Çünkü babamız bizi disiplinle yetiştirdi. Başka bir ustanın yanında olsanız belki bir noktada işi bırakıp gidebilirsiniz. Ustanız babanız olunca kaçabileceğiniz en uzak yer yine eviniz oluyor. Akşam da aynı sofrada oturuyorsunuz. Bu yüzden hem işte hem evde sürekli bir eğitim ve disiplinin içerisinde büyüdük. Allah kendisinden razı olsun, bize iş ahlakını, sabrı ve müşteri memnuniyetini öğretti.”

Kaynak:Erkan Asan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.