Komşuluk 'tele' takıldı
Son yıllarda sayıları hızla artan modern toplu konutlar bir taraftan kaliteli ve lüks bir yaşam sunarken, diğer taraftan ise komşuluk ve dostluk ilişkileri bitiriyor. Etrafı jiletli tellerle çevrili lüks konutlar, şehirlerin merkezinde modern gettolar haline geldi.
Etrafı dikenli ve jiletli tellerle çevrilen ve özel güvenlik görevlileri tarafından korunan lüks konutlar, şehirlerin içerisinde modern gettolar oluşturdu. Gelir düzeyi yüksek ailelerin şehrin dışına çıkarak yaptığı güvenlikli siteler, hızlı şehirleşmenin etkisiyle kent merkezinde kaldı. Sosyologlar ve şehir plancıları, kentsel dönüşümün yapıldığı birçok bölgede bu tarz sitelerin çoğalması toplumda yozlaşmayı beraberinde getirdiğini ileri sürüyor Şehirlerin hızla büyüdüğü Türkiye’de birçok güvenli sitenin etrafı dikenli teller ile çevriliyor. Giriş çıkışların güvenlik görevlisi tarafından kontrol edildiği bu tür siteler Konya’da da hızla çoğalıyor.
MAHALLE KÜLTÜRÜNÜ YOK EDİYOR
Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Bölüm Başkanı Sosyolog Yrd. Doç. Dr. Ahmet Koyuncu, “Gelir düzeyi yüksek yani zengin insanlar şehrin dışına çıkmak isterler. Buna güvenli siteler de denebilir. Güvenli siteler ilk olarak Türkiye’de İstanbul gibi metropol illerde 1980’li yılların başında başladı. Daha sonra 1990’lı yıllarda diğer büyük şehirlere yayıldı. 2000’li yıllardan sonra ise şehir merkezinde kaldı. Kentsel dönüşünümün etkisiyle yüksek katlı güvenli siteler şehirde çığ gibi büyüdü” dedi.
Karatay’da yüzyıllık mahallelerin olduğunu işaret eden koyuncu, “Bunların en başında işgalaman, topraklık, çimenlik, sedirler, kumköprü, araplar ve aymanas gibi mahalleleri sıralayabiliriz. Bu mahallelere bağtımızda geleneksel kültür devam ediyor. Mahalle sahip çıkılıyor ve sorunlar birlikte çözülüyor. Mahalleye yabancı bir kişi girdiğinde esnaflar ve mahalle sakinleri bu kişinin mahalleye neden giridğini ve kim olduğunu öğrenmeye çalışırlar. Yani mahalle kendi içerisinde güvenliğini oluşturur. Selçuklu’ya bağtımız da ise Bosna Hersek, Sancak ve Barış Caddesi’ne yabancı biri girdiğinde ona kim olduğunu sorduğumuzda ‘Sanane’ şeklinde cevap alabiliriz. Sonradan şehirleşen bölgelerde bu tür sorular sormaya izin verilmiyor. Artık birçok kişi kapı komşusunun adını bile bilmiyor” diye konuştu.
“Batılılaşma; müzik, aile yaşamı, ev sistemi, ekonomi, siyaset, din, boş zamanlarda vakit geçirme gibi birçok alanı etkiliyor” diyen Koyuncu Türkiye’de kültürel temelli batılılaşmanın gerçekleştiğini ifade etti. Modernleşmeyi batının izlediği yolu izlemek şeklinde algılandığını kaydeden Koyuncu, Batı'nın geleneğine sabit kalıp modernleşmemeliyiz. Bunun en büyük etkisini şehirlerde görebiliriz. Modern bir kent dediğimizde aklımıza AVM ve gökdelenler geliyor. Bunlar Türk toplumuna yabancı unsurlar. Bu şekilde de tüketim toplumu oluşturuluyor. İnsanlar bu şekilde yabancılaşıyor” dedi.
TOPLUMA YABANCILAŞIYORLAR
Özel güvenlik görevlileri ile korunan sitelerde yaşayan insanların, toplumdan uzaklaştığını dile getiren Koyuncu, bu sitelerde oturan birçok kişinin kendini korumak adına çevrelerine yabancılaştığını söyledi. Koyuncu, “Kapalı kapılar, duvarlar hatta surlar ardında toplumsal hayata bir mesafe koyuluyor. Toplumdan uzaklaşılıyor. Kendi içine kapanılıyor. Burada yaşayan ve böyle bir yaşama talip olanların üzerinde ittifak ettikleri en temel ortak değer mekansal ve toplumsal ayrışmaya talip olmaları ki, bu sitelerin vaatleri ve sundukları hizmetlerde bu ortak değeri korumak ve yaşatmak üzerinden şekilleniyor. Zaten burada mukim olanların maddi imkan ve siteril yaşam talebi dışında ortak bir özelliğini ya da her birinin onaylayacağı ortak bir değeri bulmak oldukça zor” ifadelerini kullandı. Yeni şehir düzenini de toplumun farklı şekilllerde adepta olduğunu vurgulayan Koyuncu, “Toplum bir şekilde yeni değerler üretiyor. Örneğin çocuklar kendi aralarında maç yaptıklarında A Blok ve B Blok gibi takım kuruyorlar. Çat kapı komşuluğu yerine misafirlik randevu şeklinde oluyor. 1 hafta öncesinden haber veriliyor. Ev sahibi de evini temizleyip, kek ve börekler yapıyor. Bunlar her ne kadar yapay olsa da bir şekilde toplum bu tarz ilişkileri kuruyor” ifadelerine yer verdi.
MEHMET AKİF SÜTÇÜ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.