Kamuda tasarruf bunlarla mı?

Malumunuz ülke olarak yaklaşık iki aydır, egemen şer güç odaklarının ekonomik ayaklanması anlamına gelen “Döviz Darbesi” ile hemhal olmuş ve amansız bir mücadeleye girmiş bulunuyoruz.
İğneden ipliğe zam sağanağının devam ettiği şu günlerde dövizdeki yaklaşık yüzde 40’lık artışın kaynağı malum olmasına rağmen fiyat zamlarındaki yüzde 100’ün üzerindeki artışın kaynağının kimler olduğu konusunu, başlı başına bir “Ülkeye ihanetin farklı versiyonları” isimli köşe yazısına saklıyorum.
Gelinen noktada bu darbeye karşı başlatılan mücadelede fert fert ve aileler olarak nasıl bir duruş sergileyeceğimiz üç aşağı beş yukarı belli belli olmasına da.. Asıl ve önemli olan, devletimizi yöneten hükümetimizin yani icra organımız olan bakanlıklarımızın bu konuda nasıl bir yol haritası ve politika izleyeceği konusuna gelecek olursak..
Devletimizin bu konudaki en yetkili ağzı olan Bakan Berat Albayrak’ın konu hakkındaki yaptığı basın toplantısıyla hem resmi muhataplarına hem de vatandaşlarımızın ilgi ve bilgisine sunduğu bir “Kamuda tasarruf uygulamaları” isimli projenin hayata geçirilmeye başlandığını altını çize çize vurguladı.
Siz yada öbürü Kamu ifadesinden ne anlar bilemem ama bilenen ve aşikar anlamıyla kamu demek “toplumun ortak faydasına hizmet eden her türlü kişi, kurum ve kuruluşlar ile mahiyetlerindeki varlıkların genel adıdır kamu.”
Dolayısıyla Belediyelerimizin de birer kamu kuruluşu olduğunun altını çizerek konuyu, sayın bakanın açıklamaları ile sahadaki fiili uygulamalar arasındaki fark ve tezatlara getirmek isterim.
Daha geçtiğimiz hafta içerisindeki bazı belediyelerin sosyal medya aracılığı ile basın görevini üstlenen birimleri tarafından teşhir edilen resim ve haberlere bakacak olursak.
“Gaziler Günü ve Haftası” etkinlikleri adı altında bir ilçedeki şehit yakınlarını ve gazi ailelerini bahane ederek toplam 100-150 kişilik lüks yemek ikramlarının yapıldığı aşikârdır. Şimdi gelin bu yemeğin maliyeti ile sağladığı fayda arasındaki mantıksal oranı bir mukayese yapalım. “Bu arada sakın ha kimse benim gazilere ve şehit yakınlarına yapılan ikrama karşı olduğum gibi bir kaypak iddia ile karşıma çıkmasın.)
Yemeğe katılanların içeriğine şöyle bir bakacak olursanız, konu başlığı ile alakası olmayan ve genellikle zaten sık sık bu tür yemeklerde arzı endam etmeye abone olan ekâbir takımın değerli (!) üyelerini görememek mümkün mü? Üç beş gerçek manada protokol mensuplarını çık, geriye kalan marabaların kimler tarafından, hangi maksatla bu tür yemeklere davet edildiğini anlamak asla ve asla mümkün değildir. “Körler ve sağırlar, birbirini ağırlar” atasözünün hakkını eda etmekte mahir olan sayın kamu yöneticilerimizin bu ve buna benzer etkinlik davetlerinde biraz daha seçici ve duyarlı olmasını sadece ben mi bekliyorum? Yoksa “Kamuda Tasarruf Tedbirleri” adı altında kamu görevlilerinin uygulaması istenilen uygulamayla sayın bakanda benim gibi düşünmüyor mu dersiniz?
Uzun lafın kısası bu taze örnekten hareketle demem o ki, bazı kamu kurum ve kuruluşlarındaki birim amirleri ve kurum başkanlarının makam odalarının teşrifatından tutun da, emsal yöneticiler arasındaki ziyaretleşme ve hediyeleşme geleneklerinin maliyetlerinin ciddi anlamda elden ve gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum. Temsil harcamaları adı altında yapılan örtülü ödemelerin adeta “Mızrap çuvala sığmıyor” boyutlarına ulaştığını bilmeyen mi kaldı.
Makam arabaları ve özel lüks tüketim kalemlerine ayrıntılı olarak girecek değilim. Ama bildiğim ve altını çizmek istediğim nokta şu ki, önümüzdeki yıl yerel seçim kampanyalarının da yaşanacağını hesaba katacak olursak, sayın bakanın önümüzdeki 2019 yılı için kamuda 79 Milyar liralık tasarruf uygulamasını kimle ve hangi kamu yöneticileri ile başarmayı planladığını merak ediyorum.
Yoksa şuan resmi kurum ve belediyelerdeki büyük çoğunluğu kendi partileri eliyle mevcut koltuklara oturtulan bu idareci ve yöneticilerle bu kamu tasarruf uygulamasını başaracağını zannediyorsa, bir vatandaş ve bir eleştirmen yazar olarak belirtmeliyim ki; “Çok zor bakanım, çok zor. Hatta imkansızı zorlamak gibi bir şey..”
Hani Anadolu’da bir söz vardır;
“Alışmış kudurmuştan beterdir.”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi