İşe diye gitti, şehit oldu
Yaklaşık 2 ay önce işe gidiyorum diyerek evden ayrılan ve en son 15 gün önce ailesiyle telefonda görüşen Mahmut Uysal (40) Suriye'de şehit oldu. Şehit Uysal'ın ailesi, evlatlarının şehit olduğu haberini verilen selanın ardından öğrendi
Suriye'de Esed'in diktatör rejimine baş kaldıran muhalif güçler, Suriye'deki mücadelelerine devam ediyor. Zalim Esed'in şerrinden kurtulmak için yapılan bu mücadeleye diğer Müslüman ülkelerden de destek gidiyor. Konya'dan da çok sayıda cihat gönüllüsü Suriye'ye giderek muhaliflerin ordusuna katıldı. Suriyeli muhaliflere destek vermek için Suriye'ye giden Mahmut Uysal'ın şehit olduğu haberi geldi. Cuma namazı öncesinde acı haberi alan Mahmut Uysal'ın ailesi ise adeta yıkıldı.
2 EVLAT ACISI YAŞADI
Birkaç gün önce çıkan bir çatışmada uzaktan sniper ile vurularak şehit edildiği öğrenilen Mahmut Aslan'ın şehadet haberi ailesine dün getirildi. Şehit Mahmut Uysal'ın babası Hüseyin Uysal, “Evladım gitti, benim canımdan bir parça gitti. Ben ikinci defa evlat acısı yaşıyorum. Başımın üzerinde yeri vardı. Ama durmadı. Giderken de nereye gittiğini söylemedi. Mersin'e çalışmaya gidiyorum diyerek çıkmıştı evden. Şahadet haberini aldık” diye konuştu. Oğlu Mahmut'un şehit olmadan önce 'Beni nerede şehit olursam oraya gömün' diye vasiyette bulunduğunu öğrendiklerini bildiren baba Hüseyin Uysal, “Oğlumun vasiyeti üzerine onu şehit olduğu yere gömmüşler. Biz en azından mezarının nerede olduğunu bilmek, mezarı başında ziyaret etmek istiyoruz. Suriye'de yanan ateş, bizim ciğerimizi de yaktı. Yıllarca bir arada yaşayan insanları birbirilerine düşürenler kahrolsun. Buradan Suriyelilere de sesleniyorum, orası sizin topraklarınız. Sizin ananız, babanız, dedeleriniz, atalarınız o topraklarda yaşadı. Niye kaçıyorsunuz. Siz kaçarken, bizim evlatlarımız orada şehit oluyor. Buna sebep olanlar, vebalden kurtulamazlar” ifadelerini kullandı.
Suriye'de şehit düşen oğlu Mahmut Uysal'ı gözyaşları içerisinde anlatan baba Hüseyin Uysal, “Haksızlığa tahammül edemezdi. Bu dünyanın dibi kopmuş, uğraşma dedim. Ama beni dinlemezdi, nerede bir haksızlık görürse gider o haksızlığı yapanlarla uğraşırdı. Takdir-i ilahi, başımıza bu da gelecekmiş. İki hafta önce aradığında hasta olduğumu bildiği için halimi hatırımı sordu. Vedalaşır gibiymiş o arayışı ama biz farkına varamamışız. Keşke nereye gittiğini bilseydim, keşke bana nereye gittiğini söyleselerdi” dedi.
SELASI VERİLİNCE OĞLUNUN ÖLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİ
Suriye şehidi Mahmut Uysal'ın ağabeyi İrfan Uysal da, “Allah rahmet etsin. Herkesin ulaşabileceği bir mertebe değil. Muhakkak öleceğiz. Allah herkese hayırlı ölümler versin. Benim ablam da haksız yere öldürülmüştü. Mahmut da bu şekilde şehit oldu. Babam iki evlat acısını birden yaşadı. Allah babama sabır versin. Acısı gerçekten çok büyük. Bir baba için iki evladını kaybetmek en büyük acı olsa gerek. Şahsi eşyalarını göndereceklerini söylediler. İstanbul'dan biri arayıp söylemiş şehit olduğunu. İnsan ölümün acısını yaşar ama, ölümün o soğuk yüzünü görmeden o acı soğumuyor. Bizim içimizde her zaman bir umut olacak. Şehit olduğu haberini almış olsak da kendisini görmediğimiz için her kapı çaldığında sanki kardeşim gelecekmiş gibi içimiz hopluyor. Beni arayıp babama şehit haberini söyleyemediklerini ifade ettiler. Benim haberim olunca, selasını verdirdik. Seladan sonra öğrendi babam kardeşimin vefatını” diye konuştu.
Şehidin yeğeni Hüseyin Uysal ise, “Suriye'ye gideceği gün, elinde telsiz gördüm. Buradan giderken kamyonla gitti. Kendisiyle kargoyla bir paket gönderilmişti, onu da aldı. Bana da Mersin'e gittiğini söyledi. Giderken, çalıştığı yerde telefonun çekmediğini o yüzden merak etmememizi söyledi. Uzun süre sohbet ettik ama hiçbir şey anlatmadı. Niye telsiz götürdüğünü sordum. Telefon çekmediği için bununla iletişim kuruyoruz demişti. Sonrasında şehit olduğu haberini aldık. Allah rahmet eylesin” ifadelerini kullandı.
'ZULÜM GÖRENİN YANINDAYDI'
Şehit Mahmut Uysal'ı yaklaşık 10 yıldır tanıdığını ifade eden arkadaşı Fatih Türegün de, “Samimi, dürüst, mert, haksızlığa karşı susamayan, Müslümanların dertleriyle dertlenen biriydi. Uzun yıllardır savaş halinde olan Müslümanların yanına gitmek için uğraşıyordu. Çeçenistan'a gitmek istedi, gidemedi. Ama takdiri ilahi bu şekildeymiş. Ailesini ve çevresini üzmediği için habersiz gidiyor birçok kişi. Ben yıllar önce Afganistan'a gittim, ben de haber etmemiştim aileme. Bana da gazi olmak nasip oldu” dedi. Uysal'ın nasıl şehit olduğunu da anlatan Türegün, “Keşif için 3 kişi, 45 diye bir tepeye çıkmışlar. Arazide açıkta kaldıkları için bunları uzaktan silahla vurmuşlar. Konya'dan çok sayıda insanın Suriye'ye gittiğini duyuyoruz. Gidenler isimlerini vermiyor, ailelerine haber etmiyor. 15 gün önce de bir kişinin Konya'dan şehit olduğunu duymuştum” diye konuştu.
Şehit haberinin ardından şehidin Akabe Mahallesi'nde bulunan evinin yakınlarındaki camide Cuma namazı sonrası gıyabi cenaze namazı kılındı.
merhabahaber.com





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.