İnönü döneminde sözlü sansür vardı

İnönü döneminde sözlü sansür vardı
Türk Ocağı Konya Şubesi'nde “Milli Şef Dönemi Türk Basını” konusunu anlatan Gazeteci Hasan Ayhan, “Milli Şef İnönü döneminde yazılı sansürün yerini sözlü sansür almıştır” dedi.

Türk Ocağı Konya Şubesi Gençlik Kolları tarafından düzenlenen etkinlikte “Yakın Dönem Türk Basını” konuşuldu. Türk Ocağı Konya Şubesi'nde düzenlenen konferansta Konya Yenigün Gazetesi Editörü Hasan Ayhan, “Milli Şef Dönemi Türk Basını” hakkında bilgi verdi.

1938-1950 yıllarında Milli Şef İsmet İnönü'nün basına uyguladığı baskılarla ilgili açıklamada bulunan Hasan Ayhan, “1938-1950 yılları basın açısından adeta baskı yıllardır. 12 yıllık süre içinde basın susturulmuştur. Dönem içinde herhangi bir sansür talimatnamesi olmamasına rağmen çeşitli direktifler ve emirler ile dolaylı yoldan sansür uygulanmıştır. Yazılı sansürün yerini sözlü sansür almıştır. Bu durum gazeteleri de zor durumda bırakmış, basın neyi yazıp yazmayacağını bilmediği için sürekli kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum Vatan Gazetesi'nin sahibi Ahmet Emin Yalman'ı rahatsız etmiştir. Yalman, bir toplantıda Başbakan Refik Saydam'dan nelerin yazılıp yazılmayacağıyla ilgili bir talimatname yayınlamasını önermiştir. Öneriye Saydam çok kızmış ve 'Çıkarılacak sansür talimatnamesi ile hükümeti dünyaya karşı antidemokratik olarak gösteremem. Ama siz yazdıklarınızda dikkatli olacaksınız, haddinizi bileceksiniz' ifadelerini kullanmıştır. Bu ifade aynı zamanda 'hepiniz CHP'li olacaksınız, İnönü'yü ve hükümeti üzmeyeceksiniz' demekle de aynı anlam taşımaktadır. Özellikle Matbuat Kanunu'nun 50. maddesi direk olarak Bakanlar Kurulu'na gazeteyi kapatma yetkisi verdiği için dönem içinde gazetelerde kapanma-açılma süreci başlamıştır. Kapanmalarda süre belirtilmediği için de 3 ay, 1 yıl kapanan gazeteler olmuştur. İnisiyatif Bakanlar Kurulu ve Milli Şef'in elindedir. Ayrıca 6 ilde ilan edilen Sıkıyönetim Kanunu ile de keyfi kapanmalar yaşanmış, sıkıyönetim komutanına gerekli gördüğü hallerde gazeteleri kapatma yetkisi verilmiştir ki bu durum işi zaman zaman keyfiliğe kadar götürmüştür” dedi.

“Oluşturulan Türk Basın Birliği ile de gazeteciler baskı altına alınmıştır” diyen Ayhan, şunları kaydetti: “Bu birliğe üye olmayan gazetecilik yapamamaktadır. Yabancı muhabirler bile bu birliğe üye olmak zorundadır. Basın kartı olmayan da gazetecilik yapamayacağı için birliğe üyelik zorunda tutulmuştur. Çünkü birliğe üye olmayan basın kartı da almamaktadır. 1946 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kurulana kadar bu durum devam etmiştir.”

Gazetelerin haber puntolarından sayfa sayılarına kadar her konuda sansüre tabi tutulduğunu aktaran Ayhan, şu ifadeleri kullandı: “Özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarında ülkeyi savaştan uzak tutmak isteyen İnönü ve yönetimi, denge siyaseti kapsamında gazetelerin tüm yapısına karışmıştır. Türkiye'yi yabancı devletler ile zora sokacak hiçbir habere izin verilmemiştir. Bu tür haberler İstanbul'daki Basın Bürosu ve Matbuat Umum Müdürlüğü tarafından engellenmiştir. İnönü'yle ilgili haberler büyüklüğünü göstermek için 1. sayfadan büyük puntolar ve resimler ile verilmiştir. Vermeyen gazeteler ya uyarılmış ya da kapatılmıştır. Orduyla, hava durumuyla, yolsuzlukla, karaborsacılıkla, hırsızlıkla, cinayetlerle, intiharla ilgili haberlerin verilmesi de yasaklanmıştır. Türkiye'de her şeyin normal durumda olduğu imajı verilmeye çalışılmıştır.”

Savaşın ardından demokratikleşme adımlarının atıldığını yavaş yavaş özgürlüğün sağlandığını dile getiren Ayhan, “1945'le birlikte dünyada başlayan demokratikleşme cereyanı Türkiye'ye de sıçramıştır. Gazetelerde çok partili hayatla ilgili, demokratikleşmeyle ilgili haberler artmıştır. İnönü de bu gelişmelerden uzak kalamadığını bildiği için savaş öncesinde baskıları kaldırmaya başlamıştır. Basın Birliği lağvedilmiştir. Matbuat Kanunu yeniden düzenlenmiştir. En önemli ise Milli Şef ünvanı kaldırılmıştır. Fakat Demokrat Parti'nin güçlenmesi ve CHP aleyhine haberlerin artması üzerine yine baskılar oluşmuştur. İllerde çıkan gazeteler takibe alınarak CHP yanlısı olup olmadıkları incelenmiş. Bir kısmı kapatılmıştır. Yani bir tarafta demokratikleşme sürerken, diğer tarafta dolaylı sansür devam etmiştir” diye konuştu.

MUSTAFA GÜZEY merhabahaber.com
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.