Hilafetin kalkması büyük bir yanlıştı

Hilafetin kalkması büyük bir yanlıştı

Köklüdeğişim Dergisi'nin düzenlediği konferansta konuşan Osman Ebubekir Seren, “Türkiye trajikomik bir kalkınma geçiriyor. İslam beldelerinde yapılan zulümlerin asıl kaynağını Hilafet'in kaldırılmasıdır” diye konuştu

Köklüdeğişim Dergisi 28 Recep münasebetiyle Esnaf ve Sanatkarlar Odası Konferans Salonu'nda '28 Recep'te yeniden Hilafet' adlı bir konferans gerçekleştirdi. Programa yoğun katılım oldu. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden Osman Ebubekirseren'in konuşması ile devam etti. Türkiye'nin dünya teknolojisinde 80 yıl geride kaldığını belirten Ebubekir Seren, “Şunu herkes biliyor ki, Müslümanların yaşadığı her yerde zulüm vardır. Gün geçmiyor ki İslamı beldelerden kötü haberler gelmesin. Her gün acı haberlere şahit oluyoruz. Böylelikle İslam ümmeti tam anlamıyla duyarsızlaştırılmıştır. Onlarca ölü olduğu zaman İslam ümmeti bunu sıradan bir olay olarak karşılamaya başladı. Müslümanlar 10 kişi, 20 kişi veya 50 kişi öldüğünde değil, 500-600 kişi öldüğünde anca yerlerinden kalkıp tepki gösteriyorlar. Böylelikle Müslümanlar, yanı başında ölen kardeşlerine karşı duyarsız olarak yaşamına devam ediyor. Aslında kafirlerin de istediği şey budur. Yani Müslümanı Müslümana kırmak ve onların kardeşliğini bozmak emellerine hızla ulaşıyorlar. Artık Müslümanlara yapılan işkence, tecavüz gibi olaylar günlük olaylar arasında yer almaktadır. 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' anlaşını benimseyen bir ümmet olarak, görevimizi maalesef yerine getiremiyoruz” diye konuştu.

HİLAFETİN KALDIRILMASINI KAFİRLER İSTEDİ
Lozan görüşmelerinde Türkiye'nin karşısına oturan kafirlerin asıl isteği Hilafet'i kaldırarak birleşen Müslüman ülkeleri tekrar ayırmak olduğunu dile getiren Seren, şöyle konuştu: “Lozan görüşmelerini bir zafer olarak sayanlar bilmelidir ki Lozan'da kafirlerin asıl isteği yerine getirilmiştir. Satırlarla Doğu Türkistan'da kardeşlerimizi katleden Çin değil mi? ABD'nin terörist olarak gördüğü ve dünyaya öyle yansıttığı Afganistan'da kardeşlerimizi öldürmediler mi? Pakistan ve Yemen'de her gün onlarca kardeşimiz acı bir şekilde can vermiyor mu? 2 milyon Müslüman'ı katleden, bu kardeşlerimizin büyük bir kısmını işkence ile Irak'ta öldüren ABD değil mi? Peki sizlere soruyorum: Zulümsüz bir İslam ülkesi var mı? Yine Afrika'da yüzyıllardır Müslümanlar'ın sağ kollarını keserek sadece sol kolları ile bizlere köle olsunlar diyenler kafir milletleri değil mi? İşte bütün bu zulümler bizlere hilafetin kaldırılmasını işaret ediyor. Kafirlerin isteği üzerine halkına sormaksızın Hilafet'i kaldırdılar. O dönemlerde çıkan ayaklanmalara baktığımız zaman, o ayaklanmalarının asıl sebebinin Hilafet'in kaldırılması olduğunu görmekteyiz. Sonuç olarak Lozan'da kafirler hedeflerine ulaşmışlardır.”

TRAJİKOMİK BİR KALKINMA GEÇİRİYORUZ
Türkiye'nin teknoloji, sanayi, sağlık, eğitim ve ekonomik anlamda çoğu devletin gerisinde kaldığını söyleyen Seren sözlerine şöyle devam etti: “Cumhuriyet tarihine bakıldığı zaman Türkiye'nin spor ve güzellik yarışmaları dışında hiçbir başarısı olmadığını görebiliriz. Yakın tarihe baktığımızda, Galatasaray'ın UEFA ve ardından Süper Kupa'yı almasının, Sertab Erener'in Eurovizyon'u kazanmasının, Keriman Halis'in dünya güzeli olmasının dışında bana bir tane başarı gösterebilecek var mı? Olay o kadar trajikomik ki bakın, Keriman Halis'in milletin içinde çırılçıplak dolaşmasının dışında yarışmanın jurileri kendi araların da diyor ki, 'biz bu Türklere birinciliği verelim ki, bunu büyük bir olay olarak görsünler.' Kafirler o gün birinciliği bize vererek adeta zafer ilan etmiştir.”

Askerlerimizin başına çuval geçirenlerin arkasında destek kuvvet olarak Afganistan'da hizmet ettiğini vurgulayan Seren konuşmasını şöyle noktaladı: “Türkiye trajikomik bir kalkınmanın içindedir. Kore Savaşı'nda zalim ABD'nin arkasında kurşun sıkmıştır. Kafirlerin savaşında biz Müslümanların işi nedir? Bir de bakıyoruz ki, Başbakan Erdoğan İsrail'e kafa tuttu, diyenler var. Davos'ta 'one minute' çıkışından sonra Gazze'ye sadece ağlamakla yetinen bu zat değil mi? Davos içi boş bir çıkıştan başka bir şey değildir. Yine Mavi Marmara baskını sonrasında, 'Gerekirse donanma ile girer tekrar yardım gemisi yollanacaktır' diyen kişi Erdoğan'ın ta kendisi değil midir? Ama bizim her yıl kaldırılıp yerine yenisi yerleştirilen kaldırımlarımız var. Bizim, her geçen gün artan ancak nasıl oluyorsa cebimize yansımayan devasa bir milli gelirimiz var. Bizim kışlalarda pas tutmuş mehmetçiğimiz, çalışmamaktan paslanmış zırhlı araçlarımız var. Evet, Türkiye gerçekten kalkınıyor.”

BERKHAN PARLAK merhabahaber.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.