Her alanda şiddete hayır

6222 Sayılı sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesini hedefleyen kanun 14 Nisan 2011 tarihli Resmi Gazetede de yayımlanan son değişikliklerle yürürlüğe girdi. Bu Kanunun amacı; müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında spor alanları ile bunların çevresinde, taraftarların sürekli veya geçici olarak gruplar halinde bulundukları yerlerde veya müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhlarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir.
Hoşgörü şehri Konya’da son yıllarda taraftar kaynaklı şiddet uzun yıllardır yaşanmıyor. Bu anlamda Konyalı sporseverlerin hakkını teslim etmek gerekiyor. Ancak yeni düzenlemeler küfürlü tezahüratlara, yabancı cisimleri sahaya atanlara, hakaret ve küfür içerikli pankart asanlara da bir dizi ceza getiriyor. Bu nedenle daha ligin henüz başındayken, taraftarlarımızın sahalardan men, para cezası, hatta hapis cezaları almaması konusunda uyarmak istiyorum. Kısacası tüm enerjinizi sadece takımımızı olumlu destekleme adına kullanırsak, huzurlu ve güvenli bir maç keyfini yaşarız diye düşünüyorum. Yoksa başta kendinize olmak üzere takımınıza da yansıyacak her türlü cezaya ve yaptıklarınızın sonuçlarına katlanmak zoruna kalacağınızı hatırlatalım. Zaten bir Müslümanın da küfürle, şiddetle işi olmaz, olamaz.
TSYD’DEN ÖNEMLİ PROGRAM
Bu Girişten sonra Türkiye Spor Yazarları Derneği tarafından bayramdan önce Konya’da düzenlenen ve spor camiasından geniş bir katılımın olduğu bir seminere ilişkin notlarıma geçmek istiyorum. TSYD Konya Şubesi’nin ev sahipliği yaptığı ve TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, TSYD Genel Başkan Yardımcısı Faik Gürses, Konya Gençlik Hizmetleri İl Müdürü Ömer Ersöz, Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Disiplin Kurulu Üyesi Av. Memduh Oğuz’un konuşmacı olarak katıldığı “6222 Sporda Şiddet Yasası” basın bilgilendirme semineri başarıyla gerçekleşti.
1920’ler ki seyirci/taraftar örneklemesiyle konuşmasına başlayan TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, “O yıllarda insanlar Arenalara en şık kıyafetleri ile adeta bir baloya gider gibi giderlerdi. Arenalar, kutsal yerler olarak görülür, keyif ve haz alınırdı. Yine bizim gençlik yıllarımızda İstanbul’da üç büyüklerin maçlarında yan yana maç izlerdik. Saygı, sevgi vardı. Şimdi bırakın taraftarları, 4 büyük takımın başkanını bir araya getiremiyoruz. Sporun rant haline gelmesi, ekonomide kendine yer bulmasıyla rant sahipleri metotlarını değiştirdi ve kendi frankeştaynlarımızı oluşturduk. Yöneticiler, besledikleri taraftarlar tarafından önce tepelere çıkartıldı ardından küfürlerle yok edildiler. Şimdi bakıyoruz maalesef ailecek maç izleme şansımız sıfır. Şiddeti kınadığımız haber bültenleri minicik bir köşede haber olurken, şiddet yanlılarının haberleri manşetleri süslemektedir” sözleriyle Türkiye’deki şiddetin kaynağına parmak basmaya çalıştı.
Konya Gençlik Hizmetleri İl Müdürü Ömer Ersöz ise Sporun bir kültür olarak sağlam zeminlere oturmasını sağlamadıkça bu konuların düzelemeyeceğine vurgu yaptı. Ersöz, holiganizmin merkezi İngiltere’de bu işin kararlılıkla üzerine gidilerek devlet tarafından bitirildiğini hatırlattı.
TFF Profesyonel Disiplin Kurulu Üyesi Memduh Oğuz ise verdikleri kararların çok tartışıldığını ancak bu kararlardan vicdani olarak rahat olduklarını dile getirdi. Oğuz, kendilerinin disiplin talimatlarına göre karar verdiklerini bu kararın adli karar ile ilgisinin olmadığını söyledi.
TSYD Başkan Yardımcısı Faik Gürses ise çarpıcı örneklerle katılımcıların beğenisini topladı. Henüz bu yasa yokken, 1978 yılında Federasyonun daha cesur ve anında kararlar verdiğini ifade eden Gürses, “Altınordu-İskenderun maçı vardı. Altınordu takımının ligde kalması için karşılaşmayı 8-1 kazanması gerekiyordu. Maç ne oldu? Altınordu: 8 İskenderun: 1. Sonuçta Federasyon her iki takımı da anında 3.lig’e düşürdü. Sporda şiddet olaylarına gelirsek, ilk başta sorumluluk kulüplere düşmektedir. Beşiktaş’ın efsane başkanı Süleyman Seba, 16 yıl başkanlık yaptı. 1984 yılından 2000 yılına kadar Beşiktaş kulübü her yıl sadece 41 adet bilet bedava verilmiş, onlarında çoğu kamu kurum ve kuruluşların idarecilerine ve bu yıllar arası ne şiddet olaylarına ne de saha olaylarına Beşiktaş’ın adı karışmamış. 2000 yılından sonra ise 3 ölü, 6 yaralı, onlarca gözaltı, para cezaları, saha kapatmaları vs.” dedi.
UEFA KANADI NE OLDU?
Seminer sonrası TFF Profesyonel Disiplin Kurulu Üyesi Av. Memduh Oğuz Bey’e sordum, “Memduh bey, tamam Türkiye içinde sportif anlamda işi sonuca bağladınız, peki UEFA kanadı ne oldu, orda sıkıntı var mı? Dedim” Memduh Bey’in cevabı, “Orası da tamam, orda sıkıntı yok” dedi.
Yalnız bu cevap beni tatmin etmedi, çünkü eğer öyleyse UEFA 3 Temmuz’dan beri bize gazel okudu, “Ne demişti UEFA, Bırakın şike ve teşvik kanıtını, bunların şüphesi dahi varsa, kabul etmem. Şampiyonlar ligi benim marka değerim” demişti. Ya UEFA tükürdüğünü yaladı, ya da bizimkiler gerçekten iyi bir lobi ile bunu yalattılar. Ya da UEFA, Fenerbahçe’nin Spartak Moskova maçında elenmesi için dört gözle bekliyordur diye düşünüyorum. Bekleyip, göreceğiz neler olacak.
BUCA MAÇI MUHTEMEL ONBİRİM:
Kaya – Erkan, Erdinç, Selim, Muhammet (Bilal Aziz), Coşkun, Neca, Gökhan (Şenol), Ali Dere (Serkan), Angelov, Recep.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi