Hemşehrimiz Büyük Hoca: FATİN GÖKMEN
Konya’nın yetiştirdiği büyük âlimlerden ve bizim yeterince kadr ve kıymetini bilemediğimiz, dolayısıyla üzerimize düşen görevleri yapamadığımız büyük değerlerimizden biri de, Kandilli Rasathanesi’nin kurucu müdürü merhum hemşerimiz Mehmet Fatin Gökmen’dir. Kısaca “Fatin Hoca” diye anılmıştır. 1877 yılında, Konya’ya bağlı bulunan Akseki’de dünyaya gelmiş ve medrese öğrenimini Konya’da yapmıştır. Üstün zekâsı ve öğrenme azmi ile dikkati çekerek, yakınları tarafından İstanbul’a gönderilmiş ve tahsilini oradaki ünlü eğitim ve öğretim yuvası olan Fâtih Medresesi’nde tamamlaması sağlanılmıştır. Değerli bilgin Sâlih Zeki Bey’in de dikkatini çektiği için, onun tavsiyesi ile yeni açılan “Riyâziyât Medresesi (Fen Fakültesi)”ne de devam etti. Buradan üstün başarı ile mezun oldu. O kadar üstün liyakate sahipti ki, hocaları tarafından aynı fakülteye “Hoca” olarak alındı.
Onun en büyük merakı, astronomi idi. Uzayı inceleyen bu engin alanlı ilim dalıyla meşgul oldu ve bu alandaki geniş araştırma, bilgi, keşifleriyle ve yazdığı ilmî eserleriyle şöhret buldu. Bu müspet ilim dalında o kadar büyük başarılara imza attı ki, Paris Sorbon Üniversitesi gıyabında ona,“Yüksek Matematik Fahrî Profesörü” payesi verdi.
Yurdumuzda modern anlamda ilk astronomik buluşları, kurum ve kuruluşları gerçekleştiren o’dur. Bizde “müneccimlik”ten, “astroloğluk”a geçişi sağlayan o’dur; “Uzay Bilimleri”ni, “astrolojik” bilgilerden kurtararak çağdaş “astronomi”nin temellerini o atmıştır. 1910 yılında “Rasathâne-i Âmire”nin müdürlüğüne getirildi. Modern saatçilik fenninin temellerinin atılmasını da o gerçekleştirmiştir.
1933 yılındaki “Üniversite Reformu” sırasında, “medrese kökenli olduğu için”, öğretim üyeliğine maalesef son verildi. Bu uygulama O’nun gönlünde onarılması mümkün olmayan ağır yaralara sebebiyet verdi. Ama, Devlet’e küsülmeyeceğinin şuur ve iz’ânı içerisinde olduğu için gücenmedi, yılmadı, vazgeçmedi ve rasat çalışmalarına daha çok zaman ayırarak, hizmetlerini sürdürdü. Modern “İstanbul Kandilli Rasathanesi” onun sayesinde kurulmuştur. İlk müdürü de o’dur. Avrupa’dan son model gözetleme araç ve gereçleri getirilmesini sağlayarak tarassut sahasında büyük yenilikler gerçekleştirdi. Burada kurduğu kütüphanede, alanına dair yazma ve basma çok kıymetli yayınları bir araya getirdi. Rasathanede, faaliyete geçtiği günden itibaren sürekli olarak sistematik meteorolojik oluşum ve bilgilerin ölçüm ve kayıtların tutulması geleneğini başlatmıştır. Otuz üç yıl bulunduğu bu yöneticilikte, her yıl yeni ilâve ve geliştirmelerle burasını, dünyanın yakından tanıdığı ve izlediği; yurdumuzun en mükemmel gözlemevi olarak milletimize kazandırmış oldu. Kandilli rasathanesi, yurt çapında kendisine o kadar güven temin etti ki, “Şark Demiryolları”, İstanbul’a kadar olan istasyonlarının saat ayarları, Yeni Cami Muvakkithanesi’nin saatine göre ayarlanılırken, kuruluşundan itibaren Kandilli Gözlemevi’ne uymaya başlamıştır.
Bütün bu üstün başarı ve hizmetlerinden dolayıdır ki, kanun çıktığı zaman bizzat Atatürk ona, “GÖKMEN” soyadını uygun görüp, armağan etmiştir.
Dünya Uzay Bilim merkezleri tarafından dikkatle takibedilen ve başarıları kutlanılan bu büyük gökbilginimize, bunca üstün çalışma ve başarıları sebebiyle, Amerika uzay ilmi çevreleri tarafından “Ay Haritası”nda, uygun bir bölgeye o’nun adı verilmiştir. Bu gün bütün dünya orayı, “Fatin Gökmen Bölgesi” adıyla bilmekte ve anmaktadır.
Fatin Hoca, engin ve zengin ihtisas alanında, çoğu ilk olan son derece kıymetli eserler yazdı. Bu müstakil eserlerinin yanı sıra, gazete ve dergilerdeki ilmî makaleleri, ansiklopedi maddeleri de, bu gün de astronomi ve yüksek matematik çalışmalarına ışık tutmaktadır.
Büyük astronomi ve matematik âlimimiz Fatin Hoca, bu şekildeki yoğun çalışmalarla geçen uzun yılların sonunda, 1943’de emekliye ayrıldı. Ama, Konya ile irtibatını koparmadı. Geniş çevresi sebebiyle o yıl yapılan seçimlerde, “Konya Milletvekili” olarak T.B.M.M’e girdi. Müteakip 1946 seçimlerinde de aynı sevgi, saygı, takdir ve tensibe mazhar olarak, bu mukaddes görevi yerine getirmeye devam etti.
Fatin Hoca, Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver’in büyük eniştesinin damadı, dolayısıyla eniştesidir. Onun büyük hizmetlerini yakından bilme imkânına sahip olan Süheyl bey, 1969 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından basılıp yayınlanılan “İstanbul Rasathanesi” isimli değerli eserini ona armağan etmiştir
Bu değerli bilginimiz bir Konyalı olarak Türk ve dünya ilim ve teknoloji tarihine adını altın harflerle yazdırarak milletimize olan borcunu ödemiş büyük bir kıymettir. Şimdi göre ve ona karşı olan borcumuzu ödeme kadirşinaslığı bize düşmektedir. Binaenaleyh adının, onun şanına yakışır bir geçide, parka veya onun mesleğiyle ilgili yeni yapılan teknolojik bir tesise verilmesinde büyük fayda vardır. Bu vefakârlığı göstereni de tarih unutmayacaktır. O, maddî ve mânevî hizmetlerini lâyıkıyla yerine getirmiş, böylece Allah’ın rahmetine mazhar olmuştur. Bu nedenle buna, onun adının ve hatıralarının yaşatılmasına, onun değil, bizim ihtiyacımız vardır; Yeni yetişen gençlerimizin onu bu yolla da tanımasında, hatırlamasında ve hizmet idealinde bir ufuk, hedef ve zirve olacaktır.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.