Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 72
ÖLÜM BİZİ BULUR MU BULUR AMA NASIL
Allah (cc) Nisa suresi 78 ayette şöyle buyurdu: “En muhkem kalelerde de olsanız, ölüm sizi arar bulur.”
Hal böyle olunca, fırsat elde iken, can bedende iken, ellerimiz ayaklarımız tutarken, aklımız başımızda iken ölüme hazırlanmalıyız. Günümüzde çeşit çeşit hastalıklar, küçük büyük demeden aniden yakalayıveriyor. Onun için, akıllı insan tedbirli ve hazırlıklı olur. Ömür bir defa verilen bir sermayedir. Ömrü başa almak, uzatmak veya kısaltmak elimizde değildir. Emir-ül Müminin Hz. Ömer (ra) hizmetlisine, her gün gel bana, ölüm var Ya Ömer, diye hatırlat. Böyle bir süre devam etti. Bir süre sonra artık gelme. Sebebini soran hizmetlisine, ölüm habercisi geldi. Saç ve sakalımda aklar var. Şüphesiz Hz. Ömer’e (ra) gelen haberler bize de geldi. Saç ve sakallarımız ağardı. Bu işaretler, yolculuğun sonuna yaklaşma işaretidir. Binlerce okuduğumuz, büyüklerimizin hep söylediği şudur, eyvah zaman çok çabuk geçti. Hayatın ne olduğunu tam anlayamadık. Bu ifadeler, herkesin bir ömrünün olduğu ama bunun kısa zamanda, gelip geçtiğini ifade ediyorlar.
Mezarlarda, sessiz yatan binlerce insan, bu söylediklerimize şahittir. Eğer mezar ahvalinden haberdar olsaydık, üzüntüler, acılar ve feryatlar duyardık.
Özetle: Ömür kısa bir sermayedir. Tekrarı yoktur. Akıllı insanlar, her an ölüme hazır olurlar.
ÖMER NASUHİ BİLMEN HOCAMIZA NE SORULDU NE CEVAP VERDİ
Ömer Nasuhi Bilmen, son devrin büyük ehli sünnet alimi, İstanbul müftülüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı. Fıkıh ve Akaidde eserler yazdı. Hal ve davranışlarıyla, dinin vakarını, mehabetini korudu. Zamanın idarecilerinin, dinde reform taleplerine de karşı çıktı. “İslam bir bütündür ve bozulmamıştır. Reforma ihtiyacı yoktur. Allah’ın (cc) emri, Kuranı Kerim ve Hz. Peygamberin (sav) Sünnetine uymak mecburiyetindeyiz.” buyurdular.
O tarihlerde, bu sözleri söylemek dinde reformcuların sesini kesti. Yazdığı fıkıh ve akaid kitaplarıyla bizim neslimizi bilgilendirdi ve aydınlattı. Allah (cc), onun ve onun gibilerinin mekanını cennet etsin. Onların vefatları, ne büyük kayıptı. Okudukça, inceledikçe kaybımızın ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz. Bu muhterem hocama birisi geldi ve sordu. Mesleğim sebebiyle, bir haramı yapabilir miyim? (Yani çalıştığım iş, İslam’da haram. Mecburen çalışıyorum. Devam edeyim mi?) Cevap: “Pazarda limon satarak, rızkını kazanabiliyorsan, bu mesleğe mecburum diye haram işleyemezsin.” Cevap açık ve net. Haram işlenen işte, çalışmaya üretmeye izin yoktur.
Biz Müslümanlar, İslam’ın haram saydığı tehlikeli ve şüpheli mecralardan uzak durmamız lazım. Bu konuda detaylı bilgiler, ilmihal kitaplarımızda mevcuttur. Biz sadece bir hatırlatma yaptık. Muhterem Hocamızı bu vesileyle anmış olduk.
HZ. LOKMAN (AS) OĞLUNA VASİYETİNDEN BİR BÖLÜM SİZDE OĞULLARINIZA BU VASİYETİ YAPABİLİRSİNİZ
Lokman (as); “1-Sadece acıkınca yemek yersen, en kaliteli yemeği yemiş olursun 2- Çok çalışıp yorgun vaziyette uyursan, en güzel yatakta yatmış olursun. 3-İnsanlara iyi muamele edersen, onların kalbinde yer eder, böylece en lüks evde oturmuş olursun.”
Özetle buyurdular ki, Acıkmadan yeme, tat alamazsın. Yorulmadan uyuma, rahat uyuyamazsın. İnsanlara iyi muamele edersen, kalplerini kazanırsın. Konu çok uzun ve detaylı. Ancak yazının bir nefeste okunmasını, kafamızı toplayarak üzerinde düşünmeyi istiyoruz.
Okumayı ihmal etmeyin. Yazdıklarımızı okuyunca, amel defterinize okuduğunuz yazılır. Amel defteriniz, iyi amellerle dolar İnşallah.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.