Futbol, Asla Futbol Değildir
Futbol, Futbol Değildir. Futbol Türkiye’de Rejimin Teminatıdır
Türkiye olarak yakın tarihimizi doğru yorumlayamıyoruz, yakın tarihin gizli olaylarını çözemiyoruz.
Ne duyarsak ona inanıyoruz. Biraz beyin fırtınası yapınca ancak taşlar yerine oturabiliyor.
Osmanlı’nın son dönemleri, entrikalarında tavan yaptığı dönem. İttihat ve Tarakki ayrıca Abdülhamit Han üzerine oynanan oyunlar. Böyle bir durumda ülke 1. Dünya savaşına giriyor, özellikle 3 yıl süren Çanakkale Savaşı ve sonrası yaşananlar.
Çanakkale’de her ne kadar düşmana geçit vermemiş olsak ta, Çanakkale tüm okur, yazar halkın kaybıyla sonuçlanmış, Çanakkale savaşı boyunca okullar (Liseler)mezun vermemiş.
1918 de İstanbul’a gelen İngilizler 6 Ekim 1923 te tek bir kurşun sıkılmadan geldikleri gibi gittiler. Biz hep öyle inandık, bize öyle öğretildi. Ama İngilizler hiç gitmedi. Egeden denize döktüğümüz düşmanın zafer sarhoşluğunda İngilizlerin gittiğini düşündük…
İngilizlerin stratejik aklını takdir etmemek mümkün değil.
İngilizler 4.5 yıl kaldıkları İstanbul’da öyle güzel organize olup, öyle güzel kamuflaj giymişler ki…
Okullarda ders verecek öğretmen yok iken, İngilizler önce kendi öğretmenlerini memlekete yerleştirmişler, istedikleri gibi bir nesil yetişmiş. ‘’Tuhaf bir cumhuriyet anlayışıyla, laik ve dinsiz bir nesil’’
Gelelim rejimin halka empoze edilişine…
FUTBOL…….
Futbol asla futbol değildir…
Türkiye’ye futbol 1900 lü yılların başında gelmiş. Ne hikmetse onca badire ve savaş ortamı içinde futbol gelişmiş. Çok ta akla mantığa uyan bir durum değil. Ülke savaştayken ve halk açlıktan kırılırken futbol yerinde durmamış, özellikle gelişmiş.
İngilizler futbola o kadar çok önem vermişler ki, İstanbul’da İngiliz İşgalinin devam ettiği günlerde Anadolu’nun her şehrinde futbol kulüpleri kurulmuş. İdman Ocakları…
Halk savaşta, yönetim yok, vali yok, belediye başkanı yok ama ne hikmetse ülkenin her yerinde futbol kulüpleri kurulmuş…
Türkiye’de rejim yani İngilizlerin kurduğu cumhuriyet halka futbol sahalarında empoze edilmiş. Bugün Galatasaray Lisesinden mezun olmayanların Galatasaray kulübünde yöneticilik yapmaları pek mümkün olmuyor.
Kitleleri toplamak için en kolay yol…
Top Sahaları…
Tabi sonrasında futbol Türkiye’de güçlendikçe güçlenmiş…
Yeni rejimi halka anlatmak için en güzel yer futbol sahaları olmuş. Futbol ile beyinler uyuşturulmuş. Türkiye’de rejimin teminatı hep futbol olmuş.
Seyrantepe Stadyumu açılışında yaşananlar, bu teorinin en büyük destekçisidir.
İngilizler Türkiye’de rejimi futbol ile halka empoze etmişler, onlarla savaşmanın en güçlü ayaklarından biri; sisteme karşı bir takımı ön plana atmak olacaktır.
Konyaspor peşinden sürüklediği kitle ve şehir bütünlüğü olarak mevcut sistem karşısında başarılı olabilecek tek takımdır. Ümmetin bayrağını Konyaspor layıkıyla taşıyabilir.
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş takımları bu denli güçlü olduğu müddetçe, Ümmetin egemen olmasından bahsedemeyeceğiz.
Futbolun peşinde çok güçlü bir kitle var ve bu kitle İngiliz rejiminin kurduğu düzene hizmet etmekte.
Bu kitleyle ancak Konyaspor, mücadele edebilir.
Konyaspor’un şampiyonluğu rejimin kabusudur…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.