Erbakan Hoca'nın vefatından sonra kıymeti daha çok anlaşıldı. İleri görüşlü olması, çalışkanlığı, ekibini çalıştırması, herkesi sevecen bir şekilde kucaklaması, sevenlerinin gönlüne su serpmesi, sevenlerini harekete geçirmesi.
Çumra'da bir konuşmasında tam da kürsünün karşısına denk geliyordu. Pencereyi açmışlar müzik çalıyorlardı. Biz de 'nasıl yapsak da onları bu işten vazgeçirelim' derken hocamız onları fark etti. 'Hey siz Hakk'ın sesini müzik sesi ile susturacağınızı mı sanıyorsunuz
hadi ordan hadi ordan' diye onlara konuşunca adamlar pencereyi kapatmaları ile ortadan kaybolmaları bir oldu. Hocam hem bizi frenledi hem de onların seslerini kesti. O bir muallimdi. Geldi geçti. Bu saatten sonra biz onun yaptıklarından sorumlu değiliz. O da bizim yaptıklarımızdan sorumlu değil.
Allah'a emanet…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.