“Eğitim sistemi, batıcı ve taklitçi  olarak devam ediyor”

“Eğitim sistemi, batıcı ve taklitçi olarak devam ediyor”

ÖĞ-DER Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Demir, “Bizim inanç, ahlak ve kültürümüzü temel alan, ahlak ve maneviyat temelli bir eğitim sistemi istiyoruz” dedi

Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER)  Şube Başkanları Bölge Toplantısı Konya’da gerçekleşti.  Anadolu Gençlik Derneği İl Binasında gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda ÖĞ-DER Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Demir ve çevre illerin illerin temsilcileri, yönetim kurulu başkanları ve eğitimciler katıldı.

OKULLARDA YETERLİ KADAR TEMİZLİK ELEMANI YOK

 Gerçekleştirilen toplantıda konuşan ÖĞ-DER Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Demir, 2022-2023 eğitim öğretim yılının her yıl olduğu gibi sorunlu başladığını kaydetti. Eğitim sisteminin taklitçi ve batıcı olduğunu dile getiren Hamdi Sürücü, “Eğitim sistemimiz bize ait değil. Batıcı ve taklitçi bir sistem olarak devam ediyor. Öğretmen eksikliği yerinde duruyor. Okullarda yeterli sayıda temizlik elemanı yok. Yardımcı kaynak karmaşası devam ediyor. Kariyer basamakları sınavı, öğretmenlerin itirazlarına rağmen korunuyor. Adı öğretmenlik meslek kanunu, kendisi ek gösterge ve kariyer basamakları kanunu olan 7354 sayılı kanundan bir başarı hikâyesi üretilmeye çalışılıyor. Sözün kısası bu öğretim yılına da çözüm bekleyen birçok sorunla başlanmış oldu” açıklamalarında bulundu.

whatsapp-image-2022-10-01-at-13-26-52.jpeg

MİLLİ BİR EĞİTİM SİSTEMİ İSTİYORUZ

Demir, küresel emperyalizmin dünyanın her yerinde etkisinin olduğunu ve Türkiye’nin bu zihniyetten kurtulmasını bildirdi. Sürücü, “Öğretmenlerin öğretmen yetiştirme, emeklilik, kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik, özel okul öğretmenliği, öğretmen atamaları, yer değiştirme, teftiş, müfettişlik, öğretmenin değersizleştirilmesi, öğretmene şiddet ve benzeri birçok sorunu var. 7354 sayılı kanun maalesef bu sorunların hiçbirini kapsamıyor. Sadece kariyer basamakları ve 3600 ek göstergeyi ihtiva ediyor. Bundan dolayı 7354 sayılı kanun bir öğretmenlik meslek kanunu değildir. Bunun adının değiştirilip yeniden bir öğretmenlik meslek kanunu çalışması yapılması gerekir. Batıdan ithal edilen eğitim yüzünden ülkemizde yıllarca rengi Anadolu ama zihniyeti batıcı insanlar yetişti. Batının düzenlediği eğitim sisteminde bize ait insan tipi çıkması mümkün değil. Küresel emperyalizm dünyanın her yerinde kurallarını koymuş, en son İslam dünyası üzerinde bu kurallarını oturtmuştur. Ülke olarak bir an evvel bu batıcı zihniyeti terk etmeli, adı gibi kendisi de Millî olan bir eğitim sistemine geçmeliyiz. Bizim inanç, ahlak ve kültürümüzü temel alan, ahlak ve maneviyat temelli bir eğitim sistemi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2022-10-01-at-13-26-59-1.jpeg

AÇIK ÖĞRETİME GEÇİŞLER ÇOĞALDI

Her yıl açık öğretime geçişlerin çoğaldığını ve bunun nedeninin zorunlu eğitim olduğunu belirten Demir, “Okullar eğitim kurumu olmaktan çok birer diploma verme kurumu haline gelmiş bulunmaktadır. Öğrenciler zorunlu olarak okula gelirken diploma hedeflemektedirler. Fakat diplomalar işsizlik belgesi olmakta, öteye pek işe yaramamaktadır. Eğitimin kalitesi artırılmalı, diplomalar işsizlik belgesi olmaktan çıkartılmalıdır. Türkiye'de son 10 yılda öğretmenlerimiz itibarsızlaştırılmış, değersizleştirilmiştir. Öğretmenlerimizin idare karşısında, öğrenci karşısında, veli karşısında ve eğitim sistemi içinde bir değeri kalmamıştır. Öğretmenin öğrenci ve veli karşısında değerinin artırılması gerekir. Bir memlekette eğitimin değeri öğretmenin değeri, öğretmenin yeterliliği kadardır. Öğretmenlerimiz iyi yetiştirilmeli, öğretmenlerimizin veli ve öğrenci karşısında değerinin artırılması gerekir. Bu yapılmadan eğitimde kaliteye ulaşamayız” diye konuştu.

“MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ACELECİ DAVRANDI”

Atama bekleyen 800 bin öğretmenlerin isteklerini dile getiren Demir, şunları kaydetti: “Eylül ayında atanan 20 bin öğretmenin atanıp göreve başlamaları sevindiricidir. Fakat, 150 bin öğretmen ihtiyacının ve 800 bin atama bekleyen öğretmenin olduğu ülkemizde 20 bin sayısı bir mana ifade etmemektedir. Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik konusunda karmaşa devam etmektedir. Uzman öğretmenliğin ve başöğretmenliğin maddî getiriden başka bir karşılıkları yoktur. Uzman öğretmenlik ve başöğretmenliğin tanımlamaları ayrılmamıştır. Görev ve yetkileri, sorumlulukları tanımlanmamıştır. Öğretmenlerimize 180 ya da 240 saatlik eğitim verildi, 19 Kasım'da öğretmenlerimiz sınava girecekler. Ancak aynı eğitim Müzik öğretmenine, Beden Eğitimi öğretmenine, Matematik öğretmenine ve Sınıf Öğretmenine aynı şartlarda verildi. Sonuçta kazanan neyin uzmanı olacak. Öğretmenlerimiz uzmanlık ve başöğretmenlik unvanlarını sınavla değil, kendi branşlarında alacakları teorik ve uygulamalı eğitimle almalıydılar. Bu noktada da Millî Eğitim çok aceleci davrandı.”

KISA FİLM YARIŞMASININ BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR

Demir, daha sonra sözlerini şu ifadelerle tamamladı , “Engelli Olmak” adlı kısa film yarışması başvuruların devam ettiğini açıklayarak şunları kaydetti: “Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak eğitim öğretim alanında gönüllü çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. "Engelli Olmak” konulu 11. kısa film senaryo yarışması başvuruları devam ediyor. Eli kalem tutan yazmayı seven her kesi kısa film senaryosu yazmaya ve yarışmamıza katılmaya evet ediyoruz. Ödül törenimizi Ankara'da yapacağız. Tüm eğitimcilerimiz bu törene davetlidir.”

Ali GÖZEN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum