Daral Geldi Gündemden
Kürt sorunu, demokratik açılımlar ve Ergenekon. Bu konuları bu ülke duymaktan izlemekten yoruldu. Yazanların yazmaya konuşanların konuşmaya pes dediği gündemler oldu artık.
Gündem yazmak istemiyorum aslında. Gündemsiz yaşamak için ‘an’ı tutabilmek için. Olduğumuz anı gündemimizde capcanlı tutarsak uzun gündemlerimiz olmaz sanırım. Zihinlerimizi şimdiye odaklarsak, şimdiyi doldurmaya çalışırsak sonramız baş ağrısı yapmaz.
Ama biz hep geçmişle gelecek arasında tüketiyoruz şimdimizi. Geçmişte bunlar oldu… Vay bilmem kimler. Bugün onlar yarın onlar. Peki ya biz!
Bu gündemler nerden ithal edildi acaba. Meşgul olduğumuz gündemler bize ait değil. Bu ülkede ‘Kürt sorunu’ ifadesi kullanılmamalıydı. Ne demek bu şimdi. Böyle bir sorun mu var? Bu gündem ithal bir gündem işte. Sorun Kürt mü doğu mu?
Bizim en büyük yazığımız, milli damarlarımıza dokunulduğunu fark etmememiz. Deli ve duygusal hislerle bu ülkeyi gelişme mecrasından gerileme mecrasına itenlerin farkına varamıyoruz. Neyi duyacağımızı bilinçaltımıza yerleştirilen yaygarası kopartılan gürültüler belirliyor. Asıl duyulması gerekeni değil duymamız istenenleri duyuyoruz gayri ihtiyari. Psikolojik etki; mantığı realiteden uzaklaştırıp duygunun elinde mahkûm eden sefil etki.
Bu ülkede yaşayan insanlara bir ‘sorun’ lakabı takmak geçmişin ve şimdinin kocaman şuursuz bir ayıbıdır. Topyekûn sorunlarla ilgilenmeli bir yerde bir sıkıntı varsa bu kimlikle ilgili bir sorun olmamalı. Çünkü bu ülkede yaşayan herkes Türkiye cumhuriyeti kimliği taşıyor. Edirne den Şırnak’a kadar olan her sorun herkesi ilgilendirir ki ilgilendiriyor da. İlgilendiriyor da ilginin adresi yanlış niyeti yanlış. Sen oralısın dışlamasıyla ilgi. Çürük yamuk bir ilgi.
Oysa dilinde aramamalı duygusunda aramalı sorunu. Eksik bir şey varsa kendimize yönelip sormalı; biz ne verdik, ne almak istiyoruz?
Kürt sorunu ithal bir gündem, bizim değil. Bizim bu konuda bir sorunumuz var; hepimiz Türkiyeliyiz bilinciyle ülke sınırları içinde yaşayan herkesi kardeş gibi saramama sorunu. Bilinç sorunu var, doğu sorunu var, eğitim sorunu var. Demokratik açılımlar anlamsız ve gereksiz. Bu açılımlar sonucunda yapılan şeyler ayrıma sebep olacak. Bu ifade, uzun vadeli planların başlığı niteliğinde.
Ve Ergenekon… Didikledikçe şoklar yaşadığımız baş döndüren gerçekler. Yorum yok.
Gündem yazmak istemiyorum. Başımı alıp derin bir anlamın beşiğinde tıngır mıngır sallamak istiyorum ve öylece sonsuza kadar uyumak.
Ama kızarlar şimdi. Duyarsız adam derler. Birde yazarsın okumuşsun falan filan…
Kendimize duyarlı davransaydık, bu kadar duyarsız olur muyduk acaba. Acaba nefret yerine bir tutam sevgi götürseydik, tutuştursaydık zorla ellerine gönüllerine çocuklarımızın; açlığını yaşamasalardı adamlık ilgisinin…
Ağlamayı deneseydik kupkuru bozkırlar yeşillensin diye, ıslatsaydık gözlerimizi, her birimiz birer damla olsaydık kalır mıydı bozkırlar.
Duyarsız davranmasaydık kendimize, vicdanımızın ızdırabı titretir çökertirdi tüm çirkinlikleri.
Konyalı tabirle daral geldi gündemden. Daraldık, çünkü geniş bir düşünce eksiğimiz var. Ufacığız ama kocaman sorunlarla meşgulüz. Hem de ne meşgul; ekran başına geçip küfürbaz oluyoruz. Sorunçözer küfürbaz. Yaslandık yumuşacık koltuğumuza geldi çayımız aldık kumandayı elimize… hay bu… başladık yine.
Bir türlü kendimize gelemedik, aynamıza bakamadık.
Hay Allah fark edemedik!




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.