Çocuklar sistem kurbanı
ÖĞ-DER, Eğitim Müfredatları, Milli Programlar İçin Milli Politikalar” konferansı düzenledi. Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER), “Eğitim Müfredatları, Milli Programlar İçin Milli Politikalar” konferansı düzenledi. Konferansa Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Hindistan Aligarh Müslüman Üniversitesi Siyasal Bilgiler Öğretim Üyesi Doç.Dr.Arşi Khan, İngiltere İslam Kolejleri Kurucusu Prof.Dr.İbrahim Lawson ve Malezya İslam Teşkilatları Danışma Konseyi Genel Sekreteri Prof.Dr.Muhammed Azmi Abdulhamit konuşmacı olarak katıldı. Vatandaşların konferans'a ilgisi yoğundu. Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen programın açılış konuşmasının yapan ÖĞ-DER Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın, “Eğitim ve öğretim önemlidir fakat müfredat daha önemlidir” dedi. Aydın, “Bir çocuğun kişiliği, yaşama bakış açısı ve hayat tarzı bu müfredatlar ile şekilleniyor. Eğer biz müfredatımızı Batının değerleriyle doldurmuşsak kurtuluşa eremeyiz. Müfredatlar Allah'ın (C.C.) çizdiği yolda, Resulünün gösterdiği doğrultuda olmalıdır” diye konuştu. Televizyonlarda cinayet haberlerinin eksik olmadığının altını çizen Aydın, “Bu kötülüklerin temeli eğitim sistemimizdir. Eğer siz bir çocuğa Allah (C.C.) bizi görüyor, her yaptığımızı kaydediyor bilincini verirseniz, bu çocuk devletine, milletine zararlı bir birey olabilir mi?” diye konuştu.
ÖĞ-DER Genel Merkez Eğitim Başkanı Nizamettin Kars da, televizyonların ifsad faaliyetlerinde büyük katkısı olduğunu belirterek, “Televizyonlarımıza bakıyoruz, 80 diziden 60'ında gayrimeşru ilişkiler konu ediliyor. Müslüman bir ülkede böyle Bir şey olabilir mi. Bunun sonucunda ne olmuş bakalım. Dünyada boşanma oranlarına bakıldığı zaman en fazla boşanmanın yaşandığı 3. ülke olmuşuz. Değer kaybının bir ayağı televizyon iken, diğer ayağı da eğitim sistemidir. Ders müfredatları eğitmiyor, ifsad ediyor. 20 öğrenciye soruluyor, sadece bir öğrenci peygamber efendimizin ismini bilebiliyor. Böyle bir şey kabul edilemez” dedi.
BATI TARZI EĞİTİM BİREYSELLEŞTİRİYOR
Açılış konuşmalarının ardından Konferansa geçildi. İlk olarak konuşan Doç.Dr.Arşi Khan, Kendi eğitim sistemimizi ortaya koymamız gerektiğinin altını çizerek, “Batı, kendi yaşam tarzını Facebook, Twitter gibi ağlarla bize enjekte etmek istiyor. Sistem herkesi aynı şekilde, batı gibi düşünmeye, küreselleşmeye doğru itiyor. Eğitim sistemimiz de Batı'nın belirlediği çizgide. Batı'nın Galileo, Hegel, Marks gibi felsefecileri var. Bizim de kendi felsefecilerimiz olmasına rağmen onların belirlemiş olduğu tarzda bir eğitim sistemimiz var. Batı eğitiminde din geri plana atılmak istenir. Bu bizim için kabul edilebilir bir şey değildir. Bizler Müslümanız. Dinimiz ve yaşamımız, iç içedir” dedi. Batı tarzı eğitimin insanları bireyselleştirdiğini belirten Khan, konuşmasına şöyle devam etti: “İslam'da bireycilik yoktur. Kalkınma sizin güzel elbiseler giymeniz değildir. Giyinemeyen bir çocuğu düşünmelisinizdir. Kapitalizm, batı bunu düşünmez. İslam'da sorumluluklar vardır. Herkes, çevresine, komşusuna iyi davranmak, onlara iyiliği anlatmak sorumluluğundadır. Bizim büyük bir tarihi geçmişimiz var. Bu geçmişimize sahip çıkmalıyız.”
PARALEL İSLAM HAYATIMIZA SOKULUYOR
Mustafa Kurdaş, sözlerine, “Nasıl dünyada yaşanan zulümleri konuşmadan önce Siyonizm'i konuşmak gerekiyorsa, Milli Eğitim'i konuşmak için önce müfredatı konuşmak gerekir” diyerek başladı. 2005 yılında yayınlanan bir genelge ile okullarda, 'cemaat, cihat, tevhid, medrese, mü'min, münafık' gibi kelimeleri kapsayan 45 sözcüğün yasaklandığını belirten Kurdaş, “Din kültürü kitaplarında dinimiz alfabetik sıraya göre Budizm ve Hristiyanlıktan sonra anlatılıyor. Çocuklarımız dinimizden uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Bugünlerde televizyonlarda cinayet, boğazlama haberlerine şahit oluyoruz. Bunların temel sebebi eğitim sistemimizdir. Çocuklarımızın kafası şirinler, tom ve jerry gibi çizgi filmlerde geçen sübliminal mesajlarla bulandırılıyor. Siz evinizde çocuğunuza Fatiha suresini öğretiyorsunuz fakat çocuğunuzun kafa yapısı televizyonlarla değiştiriliyor” dedi. Televizyonlarda Marksizm, darwinizm ve benzeri izmlerle kafaların değiştirildiğinin altını çizen Kurdaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İslam aleminin vahdeti (birliği) bozuluyor. Medya kıyas, mukayese kavramını bizlerden alıyor. Günlük olarak öldürülüyor ve diriltiliyoruz. Dün, geçmişte ne olmuş, bugün niye böyle diye bir mukayese yapmıyoruz. Saatlik olarak gündemlerimiz değiştiriliyor. Fakat bizim değişmez bir gündemimiz vardır, o da 'Hakk, Batıl' mücadelesidir. Avrupa Birliği müktesebatı adı altında ders kitaplarımız, yaşam tarzımız değiştiriliyor. Adeta paralel bir İslam hayatımıza sokulmaya çalışılıyor.”
ÇÖZÜM KUR'AN'A DÖNMEKTİR
Prof.Dr.İbrahim Lawson da yaptığı konuşmada, Eğitim ve İslam'ın birbirinden ayrılmaz olduğunu belirterek, “Hayatta bazı şeyleri sorguladığımda şunları fark ettim. Batı, hayat tarzını bizim üzerimizde zorla uyguluyor ve bunun dışında düşünürseniz sizi dışlıyor. Mesela İngiltere'de eşcinsellik serbest. Biz çocuklarımıza bunun yanlış olduğunu söylediğimiz zaman. Kökten dinci, radikal, hatta terörist olarak yaftalanıyoruz. Din'i hayatımızdan ayırmamız isteniyor. Kendileri aslında bunu yaptıkları için şimdi çöküşe doğru gittiklerini fark etmeye başladılar” dedi. Lawson, konuşmasına şöyle devam etti: “Onlar kendi menfaatleri için kafa yapılarımızı kontrol etmeye çalışıyorlar. Algılarımızla oynayarak yanlış düşmanlar belirlememizi sağlıyorlar. Yanlış düşman belirlersek doğru çözüme ulaşamayız. Çözümü konuşacak olursak, bizim tekrar İslam'a sarılmamız gerekmektedir. Tek yol İslam'dır. Şimdi İslam'ı herkes kendisine sunulan çerçevede farklı şekildi algılıyor. İslam'ı doğru anlamamız için Kur'an'a dönmemiz şarttır.”
HÂLİD ŞEN merhabahaber.com





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.