Çocuk, aileyi etkiliyor
Türk toplumunun genel aile yapısı baba erkil bir yapıyken, son zamanlarda bu yapı yavaş yavaş değişime uğramaya başladı. Teknolojik imkanların gelişmesi, yaşam standartlarının yükselmesi, yeni yetişenlerin eğitimlerinin artması ve özellikle televizyonun etkisi gibi birçok etken, çocukların ailede daha etkin ve erkil olmalarına neden oldu. Çocukların fikirlerinin önemsenmesi, onların fikirlerinin de alınması gerektiğini belirten uzmanlar, ihmal edilen noktanın ebeveynlerin sosyal yaşam tecrübesi olduğuna dikkat çekerek, ebeveynlerin tecrübesinden faydalanılmadığı ve onların tavsiyelerine uyulmadığı durumda toplumsal sorunların baş gösterdiğini dile getirdi.
ÇOCUKLAR ANNE VE BABADAN DAHA ETKİN
Aile içerisinde alınacak bir kararda çocukların anne ve babadan daha etkin olduğunu dile getiren Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın, “Türk kültüründe genel olarak medeni bir aile yapısı var. Ama evde büyüklerin, babanın söylediği söze itaat de uyulması gereken bir kuraldır. Son zamanlarda çocukların aile içerisinde verilen kararlarda daha etkin bir rol oynadıkları yönünde bir gözlem var. Hatta bununla ilgili sosyolojik araştırmalar da yapılıyor” dedi.
Aile içindeki sorunlarda büyüklerin çocukları ne kadar büyürse büyüsün onları eksik gördüklerini, çocukların da kendilerini kanıtlamanın çabası içerisinde olduklarını söyleyen Prof. Dr. Mustafa Aydın, “Aile büyükleri, çocuklarına ruhen ve bedenen onlara katkıda bulunmalarını isterler. Gençler de bedensel gelişimle birlikte ruhsal gelişimlerini de tamamlamış olduklarını inanırlar. Bu da bazı anlaşmazlıklara neden olabilir” diye konuştu. Şimdilerde gençlerin kendilerine bir yol göstericiye ihtiyaçlarının olmadığı yönündeki kanaatlerinin ağır bastığını aktaran Aydın, “Bunda çocukların daha ciddi bir eğitim almaları etkili oldu. Çocuklar ebeveynlerden daha donanımlı, daha bilgili hale geldiler. Onlar kadar donanımlı olmayan yetişkin kuşak, çocuklarına fazla müdahale etme hakkının olmadığı kanaatine vardı. Aslında çocuklar ne kadar eğitimli ve donanımlı olursa olsun bir tecrübeye ihtiyacı var. Günün koşullarına uygun yetkin kişiler olabilirler ama tecrübe hep atlanıyor. Büyüklerin tecrübesi sosyal hayatta gençler için çok önemli ama, gözardı edilen bir konu. Sosyal hayat, tecrübe üzerine kurulmuştur” diye konuştu.
İTAATSİZLİK AİLEDEN BAŞLIYOR
Ailede babanın söylediği sözün yol gösterdiğini kaydeden Prof. Dr. Mustafa Aydın, yetişkinlerin, çocuklarının donanımını göz önünde bulundurması, çocukların da ebeveynlerin tecrübesinin farkına varması gerektiğini bildirdi. Eğitim düzeyinin artmasının sosyal hayatta da kabalığı artırdığını ifade eden Aydın, “Eğitim dediğimiz şey, formel bir şey. Sosyal eğitim kısmı, aile eğitimi kısmı eksik kalıyor. Bu durumun en önemli göstergesi, son dönemde yaşadığımız, Taksim'de başlayan ve ülkenin dört bir yanında etkisini gösteren olaylar. Aile eğitimi eksik bırakılmamalı, itaatin önemi anlatılmalılıdır. Çocukları da dinlemek ve ortak bir yol bulmak da çok önemlidir. Onların önerileri de dinlenmelidir” dedi.
Aile eğitiminin eksik kalması halinde gençlerdeki bilgilerin basit, provokatif bilgilere dönüştüğünü kaydeden Aydın, “Birileri belli merkezlerden hareket ederek felan yerde buluşalım diyor. Sosyal paylaşım sitelerinden bu iş organize ediliyor. Burada bir isyan, bir kaos ortamı oluşuyor. 20 yaşındaki genç, orada bulunan herkesin kendisi gibi düşündüğünü sanıyor. Provokasyona açık ve dolduruşa gelen, duygu ve düşünceleri birbiriyle bağdaşmayan bir yapı ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
AİLE YAPISI TELEVİZYONUN ETKİSİNDE
Çocuk ve aile yapısı üzerine değerlendirmelerde bulunan Psikolog İlhan Özdemir de, “Tarihte her zaman genç insanlar bazı başkalıdırılarda bulunmuşlardır. Bu gençliğin doğası gereğidir. Ergenlik çağının bir sorunudur. Ergenlik çağındaki kişi kimlik arayışındadır. Bu süreçte biryerlerde savrulmak çok kolaydır. Burada aileler onları hem engellememeli, hem de çok serbset bırakmamalı ve yanında olmalıdır. Genç kişi, ailesinin varlığını yanında hissetmelidir” dedi. Aile düzeninin bozulmasının da çocukların daha çok söz sahibi olmalarına neden olduğunu söyleyen Özdemir, “Aileden çocuk gerekli terbiyeyi de almıyor, örnek alacak birilerini de bulamıyor. Aileden örnek alacak birini bulamayan çocuk, dışarıdan birini örnek almaya başlıyor. En kolay ulaştığı internet ve medyanın öne sürdüğü modeller oluyor. Oradaki aile yapısını ve hayatını kendisinde bütünleştirmeye çalışıyor. Bu da aile yapısında sorunların doğmasına neden oluyor. Aile büyüklerinin de kendilerini sorgulaması gerekiyor” diye konuştu.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.